Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9955 E. 2024/5553 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9955
Karar No
2024/5553
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/477 D.İş - 2022/477 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/19910 HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin itirazının reddi/ Davanın usulden reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/45406 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 523,00 TL adli tıp rapor masrafı olmak üzere toplam 40.523,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, bu nedenle davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından Komisyona başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, avans faiz talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dosyaya sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı, dava konusu kazanın 19.11.2020 tarihinde meydana geldiği, maluliyet raporunun tanzim tarihinin ise 19.08.2021 tarihi olduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kas-iskelet sistemi ve ortopedik rahatsızlıklara ilişkin bölümde 12 ay bekleme süresi bulunduğu, bu süre beklenmeden düzenlenen maluliyet raporu ile davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, bu durumda davalı ... şirketine usulüne uygun bir başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; uzman olmayan hakem heyetince maluliyet raporuna yönelik “tıbbi değerlendirmede” bulunularak, ilgili yönetmeliğin üst eksremiteye ait sorunlarda engellilik oranları başlığında değerlendirme için herhangi bir süre belirlenmediği halde 1 yıllık iyileşme süresi beklenmeden hazırlanan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyetine neden olan kazanın 19.11.2020 tarihinde meydana geldiği, maluliyet raporunun ise 19.08.2021 tarihinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile belirlenen 12 aylık iyileşme süresi beklenmeden düzenlendiği, bu nedenle davacının usulüne uygun bir raporla sigorta kuruluşuna başvurmayarak dava şartını yerine getirmediği ve bu dava şartının niteliği gereğince sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 19.08.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak 12 aylık iyileşme süresi beklenmeden düzenlendiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince bu eksiklik nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de, İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun bizzat muayenesi yapılmak suretiyle rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9955, K. 2024/5553, T. 30.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9955-e-2024-5553-k-23addd04ed13