Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9617 E. 2023/6526 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9617
Karar No
2023/6526
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1831 E., 2022/488 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf isteminin reddine, Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2021/44 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında yaptıkları takip sırasında borçlarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazını 08.11.2017 tarihinde diğer davalı ...'a sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, dava konusu taşınmazın boşanma protokolü gereği devredildiğini , davanın haksız açıldığını belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalıların 01.10.2017 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma sırasında yapılan protokol gereği dava konusu taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini, borçlunun boşanmadan sonra bir başkası ile evlendiğinden, boşanmanın muvazaalı olduğunun söylenmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın 2013 yılında evlilik birliği içinde alındığından 1/2 hissesinin zaten davalı üçüncü kişiye ait olacağı gerekçesi ile davanın reddine karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafından borçlu ... aleyhine 25.07.2013 tarihinde açılan alacak davasının kabulüne karar verildiğini, davanın karara çıktığı günün ertesi günü tasarruf işleminin yapıldığını, davalı borçlu ...'ın 2 nolu bağımsız bölümü davalı eşi ...'a devrettiğini, davalı borçlu adına kayıtlı malvarlığını devretmesi nedeniyle alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, haciz işlemlerinden sonuç alınamadığını, eşine 1.100,00 TL aylık nafaka ödemeyi taahhüt ettiğini, eşinin de zaman kaybetmeden nafaka alacağından dolayı maaşına haciz uygulattığını, tarafların karı koca olduğunu, İİK'nun 278/1 maddesinde karı koca arasındaki ivazlı tasarrufların iptale tabi olduğunu, davalı ...'ın borçlu ...'ın mali durumu ile alacaklılara zarar verme kastını bilebilecek konumda olduğundan İİK'nun 280/1 maddesi uyarınca da tasarruf işleminin iptali gerektiğini, davalılar boşandıktan sonra davalı borçlunun dava konu taşınamazda davalı eşi ile ikamet etmeye devam ettiğini, durumun Burhaniye Emniyet Müdürlüğü tutanağı ile ispatlandığını, davalı eşler arasında mahkeme kararıyla yapılan mal rejimi tasfiyesi bulunmadığını, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup red sebebinin aynı olduğundan tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken her davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazın davalı ... ile anlaşmalı boşanmalarına göre maddi ve manevi tazminat karşılığı olarak davalı ...'a protokol ile bırakıldığı ve tapu idaresince mahkeme kararına istinaden ... adına tescil edildiği, dairenin öncesinda evlilik birliği içinde 07.06.2013 tarihinde satın alınıp davalı ... adına tescil edildiği, ev satın alınırken davalı ...'ın birikimleri ve düğün takıları dahil edilerek, maddi ve manevi tazminat karşılığı olarak da verildiği, boşanma kararı protokolüne göre hükmen davalı ... adına tescili, davalı ...'ın başka kişi ile evlenmesine göre taşınmaz devrinin mal kaçırma amacı taşıdığına dair davacı tarafından somut deliller sunulamadığı, mahkemece davanın ispatlanamadığı kanaatiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesi ile davacı tarafın istinaf isteminin reddine,

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragragın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tasarrufun iptali davalarında davalı borçlu ve üçüncü kişi İİK'nın 282.maddesi gereğince mecburi dava arkadaşıdır. Bu nedenle tasarrufun iptali davası kabul veya reddedildiğinde taraflar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, dava esastan red edildiğine göre davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR : Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 5 nolu bendinde yer alan "ayrı ayrı" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9617, K. 2023/6526, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9617-e-2023-6526-k-8a7bb32cc05a