Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9389 E. 2024/5373 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9389
- Karar No
- 2024/5373
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/341 E., 2022/341 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-14722 HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi- İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/50031 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 25.11.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya üç ayrı aracın karıştığını, davacının sürücüsü olduğu aracın asli kusurlu olduğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, avans faiz talebinin yerinde olmadığını ve hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun maluliyetin alt ekstremiteden kaynaklanmasına rağmen 12 aylık sürenin tamamlanmadan düzenlenmesi nedeniyle usule uygun olmadığı, olayın meydana gelişi değerlendirildiğinde kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan 05.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğunu, tıbbi uzmanlık gerektiren konularda hakemin karar vermesinin hatalı olduğunu, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapmadan kusur tespitini hakemin yapmasının hatalı olduğunu, sunulan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 05.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olmadığı, 12 aylık süre tamamlanmadan alındığı, bu nedenle kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan 05.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğunu, tıbbi uzmanlık gerektiren konularda hakemin karar vermesinin hatalı olduğunu, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapmadan kusur tespitini hakemin yapmasının ve kazaları ayırmasının hatalı olduğunu, sunulan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın 25.11.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.08.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %18,1 olarak belirlenmiştir. Bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporu bulunmasına rağmen, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekleri dikkate alındığında kas iskelet sistemine ilişkin yaralanmalarda engelin kalıcı, stabil olması ve 12 ayda engelde değişiklik olmaması gerektiği, ancak somut olayda maluliyete ilişkin raporun kazadan yaklaşık 8 ay sonra alınması nedeni ile tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun raporla yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, davacının itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; özellikle İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi dikkate alınarak, davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun şekilde belirlenmesi için (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) rapor alınıp inceleme yapılması, davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin varsa diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacının itirazının reddedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.