Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2388 E. 2024/5549 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2388
Karar No
2024/5549
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1021 D.İş, 2021/1021 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/43926 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü/ Davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/159266 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.05.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün yanındaki yolcunun bankada işlem yapmak için arabadan indiği sırada aracın kapısını davacı elektrikli bisiklet sürücüsüne çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve % 9 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi uyarınca 41.000,00 sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 139.978,91 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin olarak sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, bu nedenle davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalının sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.12.2019 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaza tespit tutanağında, meydana gelen dava konusu kazada yolun sağ tarafına tam olarak yanaşmadan yolcu indirmesinden dolayı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsü davacının ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 9 maluliyet oranı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile sürekli iş göremezlik tazminatının 139.978,91 TL olarak hesaplandığı, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 139.978,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuruda bulunulmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak ve net asgari ücret esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden hüküm tesis edilmesinin 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri teminat dahilinde olmadığından davalının bu giderlerden sorumlu tutulamayacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemelerin tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından 31.12.2019 tarihinde ödenen 25.694,14 TL'nin ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığının ve davacının zararını karşılamadığının belirlendiği, bu nedenle ödenen tutar güncellenerek tazminat tutarından mahsup edildiği, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, davalı ... şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun başvuru yapıldığı, dava konusu kazanın 02.02.2019 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonu'na 01.07.2021 tarihinde başvuru yapıldığı gözetildiğinde uzamış 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmadığı, alacağının miktarı belli olmayan davacının, belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunduğu, davalı tarafın, davanın açıldığı sırada dava dilekçesinde saklı tutulan hakkın bilirkişi incelemesinden sonra belirlenen rakama yükseltileceğini bildiği, aktüer bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edildiği ve davalı vekili tarafından rapora itirazlarının da bildirildiği, bu nedenle kısıtlanmış bir hakkın varlığından söz edilemeyeceği, davacının talebi yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince talep gibi sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, bu nedenle davalı vekilinin tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat dahilinde olmadığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine nisbi ve tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, Komisyon tarafından nihai kararın verildiği 17.12.2021 tarihinde 2022 yılı asgari ücret bedeli bilindiği ve hükme esas alınması gerektiği halde hesap ve karar tarihine en yakın bilinen asgari ücret bedeli yerine 2021 yılı asgari ücret bedeli üzerinden aylık gelir değerlendirmesi yapılmış olduğunu, davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde ticari temerrüt faizi üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ve kazaya karışan araç ticari amaçla kullanıldığından avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirkete usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuruda bulunulmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak ve net asgari ücret esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden hüküm tesis edilmesinin 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesi uyarınca savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri teminat dahilinde olmadığından davalının bu giderlerden sorumlu tutulamayacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelerin tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, elektrikli bisiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci ve 177 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90, 91, 97 , 98 ve 109 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, talep konusunun niteliği gereği bilirkişi incelemesi sonucu tazminat miktarının belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına, davacı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz yoluna başvurulmadığından vekalet ücreti dışındaki yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.02.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu 19.10.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeyişini de itiraz sebebi yaptığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının bu itirazının reddine karar verildiği ve ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliğin tamamlanmadığı; davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2388, K. 2024/5549, T. 30.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2388-e-2024-5549-k-8e41607f88dd