Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8934 E. 2024/4437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8934
- Karar No
- 2024/4437
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1041- 2021/1042 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-43772 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/130487 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Allianz Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sorumluluğu teminat altına alınan ... plakalı aracın... plakalı araç ile 25.03.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı kaza sonucu araçta yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının şirketin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin Allianz Sigorta A.Ş.'den tahsilini talep etmiş; talebini 86.463,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartı eksikliği nedeniyle talebin usulden reddi gerektiğini, başvuru öncesinde davacı tarafa yapılan ödemeden dolayı sorumluluklarının kalmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını ve Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesinden yeni rapor alınması gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin yüksek mahkeme kararları ışığında davacı taraf lehine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının talebinin kabulü ile 86.462,87 TL'nin 16.09.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Allianz Sigorta A.Ş.'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; zamanaşımı defi doğrultusunda başvurunun reddi gerekeceğini, davalı şirket tarafından 25.03.2018 tarihli trafik kazası sonucu hasar aşamasında başvuru sahibine %12 özür oranı üzerinden hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak 62.991,62 TL ödeme yapılmış bulunduğunu, ödeme yapılmış olması nedeniyle bakiye tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olup, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, hükme esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı tanzim edilmiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğunu, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, başvuru sahibi kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek, davalı şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmış olmasının ve işbu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, başvuru sahibinin kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin tespit edilmediğini, ancak başvuru sahibinin yaralanma bölgeleri dikkate alındığında kask ve koruyucu kıyafet kullanılmadığının açıkça tespit edileceğini, başvuru sahibinin kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumu müterafik kusur sayılacağından bu hususun tespiti ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca kaza tespit tutanağında açıkça görüleceği üzere başvuru sahibi sürücü belgesi olmayan sürücünün aracında yolculuk yaparken kaza meydana geldiğinden başvuru sahibinin bu sebeple de müterafik kusurlu olup işbu hususun hesaplanacak tazminattan indirim sebebi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde güncel Yargıtay kararları uyarınca vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın uygun bulunduğu, kusur dağılımına ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin gerekçesinin ve hesap raporunun yerinde olduğu gerekçeleriyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 14.09.2021 tarih ve K-2021/130487 sayılı kararının değerlendirilmesi sonucunda Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 377 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 25.03.2018 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.