Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8743 E. 2024/4818 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8743
Karar No
2024/4818
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/948 D.İş, 2021/940 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-39196 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü-İtirazın Kabulü ile Davanın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/147256 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2011 tarihinde davacının desteği ... ...ın sevk ve idaresindeki...plakalı traktör ile sürücü...yönetimindeki ... plakalı yarı römorkun bağlı olduğu ......., plaka sayılı traktörün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının oğlu olan ... ...ın hayatını kaybettiğini , dava konusu kazaya karışan...plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından ...'na başvurma zorunluluğunun doğduğunu belirterek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince şimdilik 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 07.10.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 79.733,29 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının desteğinin tam kusuru ile meydana gelip ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 179/2 maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmakta olup bu eylemle ilgili ceza davasının TCK 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması , 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması , dava dilekçesinin olay tarihi üzerinden 8 yıl geçtikten sonra sunulmuş olması karşısında somut olayda zamanaşımının gerçekleştiğini beyanla zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TCK'nın 66 ncı maddesinde düzenlenen zamanaşımı süreleri dikkate alınarak bir veya birden fazla ölü varsa 15 yıllık, bir veya birden fazla yaralı varsa 8 yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda başvurunun süresi içinde yapıldığı belirtilerek davanın kabulü ile 79.733,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; iyi niyetle yapılan bir ödeme olmadığından davalı şirketin sorumluluğunun devam ettiğini zira sigorta şirketlerinin basiretli tacir ilkesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı için başvuran hak sahiplerine ödeme yaparken diğer hak sahiplerini de gözetmek zorunda olup bu husus gözetilmeden yapılan ödemelerin diğer hak sahipleri yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunu kaldırmadığını, basiretli tacir sıfatı ile hareket etmekle yükümlü olan karşı taraf sigorta şirketinin müvekkillerinin hakkını korumayarak, yani ilk derece mahkemesince verilen kararı süresinde istinaf etmemekle müvekkillerinin tazminat paylarını korunmadığını, bu sebeple de poliçe limitinin tamamını bazı hak sahiplerine ödeyerek müvekkillerinin payını tüketmiş olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına , kaza tespit tutanağı ile kaza nedeniyle yapılan ceza soruşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre ve tarafların da kabulünde olduğu üzere davacının desteği olan sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda izafe edilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı, karşı araç sürücüsünün kazayı yaralanmadan atlattığı, belirtilenler ışığında varılan sonuca göre, kaza sonucu tek vefat eden kişi olan desteğin tam kusuru ile taksirli olarak kendi ölümüne sebep olduğunun anlaşılmakta olup somut olayda sürücü desteğin başka bir kişinin fiilinin etkisi olmaksızın tamamen kendi taksirli fiili ile öldüğü ayrıca trafik kazasında kendisinden başka da vefat eden ya da yaralanan bir kişi bulunmadığı bu açıdan somut olayda TCK 85 maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçu oluşmadığından uyuşmazlık konusu olayda on beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığı, olayda taksirle öldürme suçunun oluşmadığı görülmekle birlikte trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluştuğunun söylenebileceği, bu suç açısından belirlenen zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, bu itibarla somut uyuşmazlıkta 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, kaza tarihinde tazminat yükümlüsü ve zarar belli olduğundan kaza tarihinde zamanaşımı süresi başlamış olup zamanaşımı süresini kesen ve duurduran bir ... de rastlanmadığı, itiraza konu talep bakımından zamanaşımının dolmasından sonra Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu ve talebin zamanaşımına uğradığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda müvekkilin desteği ... ...ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde kaza yaptığını, meydana gelen kaza neticesinde Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/1010 numarası ile soruşturma başlatılıp neticesinde 2011/759 Karar numarası ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, verilen kararda suçun ölümlü trafik kazası olarak belirtilmiş olup bu suç türünde zaman aşımı süresinin 15 yıl olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararda somut olayda TCK 179 maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluştuğu ve bu kapsamda ceza zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu belirtilmiş ise de açık bir yanılgıya düşüldüğünü zira atılı suç kasten işlenebilen bir suç olup somut olayda müteveffanın kazanın meydana gelmesine -her ne kadar tek taraflı olması nedeniyle %100 kusur atfedilmişse de kastı olmadığını, soruşturma aşamasında dosyaya kazandırılan bilirkişi raporundan görüleceği üzere kazanın müteveffa seyir halinde iken yolun sağındaki banketten traktörün sağ tekerlerinin yolun dışına çıkması üzerine tekrar yola girmek için manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana geldiğini ayrıca olaya konu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar evrakında suç türü ölümlü trafik kazası olarak belirtilmiş iken İtiraz Hakem Heyetinin yetkisini aşarak suç türünü trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak belirlemesinin kanuna aykırı olduğunu, müteveffanın TCK 179 maddesinde yer alan eylemlerden herhangi birinde bulunmayıp aracı trafik kurallarına uygun şekilde kullandığını bu itibarla da somut olayda gerçekleşen ölüm olayında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşmadığının açık olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 11.09.2011 tarihli trafik kazası sonucu davacının oğlu olan desteğin ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8743, K. 2024/4818, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-8743-e-2024-4818-k-ddaa3c731d10