Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/761 E. 2024/8173 K. – Maddi Ve Manevi

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/761
Karar No
2024/8173
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2244 E., 2021/1416 K. DAVA TARİHİ : 03.01.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/4 E., 2019/254 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından hazarlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, mahkemece ölümlü trafik kazası sebebiyle görülmüş olan tazminat davası sonucu müvekkillerinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında tazminata hak kazandıklarını, ancak eş Aliye Altay (Kılınç)'ın yapmış olduğu evlilik ile hem evlenen eş hem de müşterek çocuklar yönünden destek süresinin sona erdiğini, sağ kalan eşin evlenmesiyle çocuklar yönünden desteğin kesileceğine ilişkin hiçbir hukuki dayanağın bulunmamasına rağmen ...'nın bu sebeple başvurularını reddetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu iddia ederek davacı ... Altay hakkında hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının evlenme tarihine kadar hak edilen kısmının yeniden hesaplanarak taraflarına ödenmesini ve müşterek çocuklar Üsame, Şeymanur ve İzanur hakkında hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddine, esas bakımından haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların toplam 336.284,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı haklarının olduğu, Göksun Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilen bedelin güncellenerek ve oranlanarak mahsubu halinde davacıların 150.000,00 TL sigorta limiti kapsamında tazminatlarının bilirkişi ek raporunda hesaplandığı, her ne kadar raporda davacı ... yönünden Göksun Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada 34.000,00 TL aldığı belirtilmiş ise de, Aliye ve diğer davacılar için ödenen bedelin toplu yatırılmış olması nedeniyle davacıların ne kadar tazminat aldıklarının belli olmadığı, sigorta limiti nedeniyle davacıların zararının tümüne hükmedilemeyeceği, tüm davacıların paranın toplu yatırılmasına muvafakat ettiklerini beyan etmeleri nedeniyle sigorta limiti olan 150.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kaza tarihi ve dava tarihi gözetildiğinde Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, sıralı sorumluluk hükümleri gereğince taşımacılık sigortasının yapılmaması halinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ve varsa İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulması gerektiğini, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olduğundan vekil eden aleyhine açılan davanın reddedilmesi gerektiğini bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 85/1 ve 66/1-d maddelerinde öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, her ne kadar sıralı sorumluluk gereği Karayolu Taşımacılık Sigortası bulunmaması nedeniyle ilk önce Güvence Hesabından tazminat talebinde bulunulması gerekirken, zorunlu trafik sigortacısından 53.000,00 TL tazminat alındıktan sonra bakiye tazminat için davalı ... Hesabına başvurulmasına yasal bir engel bulunmadığı ve Güvence Hesabının 150.000,00 TL limitle sorumlu tutulup hesaplanan tazminatın garameten paylaştırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacılardan ... bakımından hüküm altına alınan miktar 12.887,00 TL, Usame Kılıç için hüküm altına alınan miktar 12.120,00 TL, İzanur Kılıç için hüküm altına alınan miktar 46.090,00 TL olup temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davalı vekilinin davacılardan Şeymanur Kılıç hakkında verilen karara yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılar ..., İzanur Kılıç ve Usame Kılıç hakkında açılan davaya yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin davacılardan Şeymanur Kılıç hakkında açılan davaya yönelik temyizi bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/761, K. 2024/8173, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-761-e-2024-8173-k-078186c99109