Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/749 E. 2024/10793 K.
Konu: Muvazaalı İşlemin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/749
- Karar No
- 2024/10793
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı İşlemin İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2651 E., 2021/1051 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/29 E., 2018/264 K. Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1992 yılında evlendiği davalı ... ile Bakırköy 3. Aile Mahkemesi'nin 21.11.2014 gün 2013/204 Esas sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararının taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... mevkii, A Blok 18 nolu bağımsız bölümün edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında, evlilik sırasında edinildiğini, evlilikleri sırasında davalı ... adına ... Konut Yapı Kooperatifine katıldıklarını, üyelik boyunca gerekli ödemelerin yapıldığını, hisse tekabülünde bağımsız bölüm üzerinde mülkiyet hakkı kazanıldığını, ancak davalı ...'in bilgisi dışında 03/08/2005 tarihinde kooperatifteki hissesini tüm hak ve vecibeleri ile birlikte kardeşi olan diğer davalı ...'ya devrettiğini, böylece taşınmazın tapu kaydının da ... adına çıkmasına neden olduğunu, davalının bu devir işlemini kendisinden sakladığını, devir karşılığında eski eşinin herhangi bir bedel almadığını belirterek dava konusu taşınmazın mal kaçırma kastıyla yapılan devrinin tapuda iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında görülen boşanma davasında davacının mahkeme huzurunda anlaşmalı olarak boşanmak istediğini, haklarının mahkemece tek tek anlatıldığını, herhangi bir nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal tasfiyesi, eşya teslimi, yargılama gideri talep etmediğini, bu haklarından feragat ettiğini beyan ettiğini, evlilik birliği içinde edinilmiş bir gayrimenkul bulunmadığından söz konusu tapu iptali ve tescil davasını açmakta davacının hukuki menfaati de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın eldeki davada özü itibari ile evlilik birliği içerisinde edinilmiş bir malvarlığının muvazaalı devri nedeni ile talepte bulunduğu, oysaki tarafların boşanırken bu haklarından feragat ettiklerinin anlaşıldığı, davacının feragat ettiği hakka ilişkin Borçlar hukukunun genel hükümlerine göre hak talep etmesinin hukuk düzenince korunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... istinaf dilekçesinde; Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi 2021/1957 E. Sayılı dosyası ile davalı hakkında edinilmiş mallara katılma alacağı istemli dava açıldığını, taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil isteminin dava sonunda çıkacak alacağın tahsili açısından vazgeçilmez olduğunu, davalının Türkiye'de bir başka mal varlığı bulunmadığını, bu nedenle hukuki yararın bulunduğunu, davalıların edinilmiş mallara tasfiye konusu taşınmazı kendi aralarında devretmek, devamla 11/03/2013 tarihinde açılan boşanma davasında farklı bir gerekçe ile bu taşınmazı elden çıkarmak zorunluluğundan bahsetmekle kandırmak suretiyle feragat beyanında bulunmasını sağladığını, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin de yanlış olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kesinleşen boşanma davası uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklı haklarından vazgeçmiş olması nedeniyle işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davacının ileride açacağı katılma alacağına ilişkin davada hüküm altına alınacak katılma alacağının tahsilini temin amacıyla eldeki davayı açmış olması durumunda ise, dava tarihi ve sonrasında davacı tarafından davalı eski eşi aleyhine açılmış bir katılma alacağı davası bulunmadığı, dolayısıyla bu aşamada genel muvazaa nedenine dayalı dava açmak bakımından da hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 maddesi hükmü uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ...'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddedildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalılar vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki; yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ...'nun diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ...'nun temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4 numaralı bendinde yer alan "31.950,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "2.180,00 TL maktu" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.