Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7348 E. 2024/7442 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7348
- Karar No
- 2024/7442
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3726 E., 2022/189 K. DAVA TARİHİ : 02.11.2017 HÜKÜM/KARAR : Kabul /Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/465 E., 2019/419 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazdaki hissesini 22.04.2016 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek , davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazın 2009 yılından beri maliki olduğunu, 20.04.2015 tarihinde davalı borçlu Ahmet'e sattığını, ancak bedelini ödeyemeyince taşınmazı iade ettiğini, taşınmazın müvekkili tarafından kiraya verildiğini belirtmiştir.Diğer davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı banka ile davalı ... arasında 2015 yılında genel kredi sözleşmeleri yapıldığı bu sözleşmelerde dava dışı Not Uluslararası Danışmanlık ve Tanrısever İnşaat firmaları ile Cevdet Tanrısever ve başka şahıslarında taraf olarak yer aldıkları, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2017/3725 ve 3728 esas sayılı dosyaları ile bu gerçek ve tüzel kişilere karşı takip yapıldığı, ticaret sicil kayıtları üzerinde yapılan incelemede, yukarıda zikredilen şirketlerde davalı ...'in ortak olduğu, Tanrısever inşaat şirketinde yine Cevdet Tanrısever ile ortak oldukları, nüfus kayıtlarından da Cevdet Tanrısever'in davalı ... Tanrısever'in oğlu olduğu tespit edildiği, davalıların uzun süredir birbirlerini tanıdıkları Cevdet ile davalı ...'in ticari ilişki içinde oldukları, taşınmazın bedelinin ödenmediği için iade alındığı iddiasının hayatın normal akışına ters olduğu, davalı ...'in borçlu olduğu dosyalar gözetildiğinde, alacaklılarından birinin durumunu iyileştirdiği, malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı borçlu Ahmet'in alacaklılarına zarar verme kastıyla taşınmazı diğer davalıya devrettiği, davalı ...'inde borçlunun içinde bulunduğu malî durumu ve zarar verme kastını bildiği veya yukarıda anlatılan ilişkiler nedeniyle bu durumu bilmesi gereken biri olduğu, olayın İİK 280. Madde ile örtüştüğü gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin Beylikdüzü'nde ikamet ettiğini, iş yeri ile Beylikdüzü arasındaki mesafenin 1 saat 50 dakika kadar sürdüğünü, iş yerine yakın olması nedeniyle dava konusu konutu 100.000,00 TL bedelle satın aldığını, amacının bazen bu konutta kalmak olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, müvekkilinin 2009 yılından itibaren taşınmazın maliki olduğununu rahatlıkla anlaşılabileceğini, 20.04.2015 tarihinde, davalı ...'un satış bedelini kısa süre içerisinde ödeyeceğine ilişkin beyanına itibar ederek taşınmazı satarak tapuda devrettiğini, ancak davalı ...'un satış bedelini ödememesi üzerine dava konusu taşınmazın 22.04.2016 tarihinde, yeniden müvekkili davalı adına tapuda devir ve tescil edildiğini, yapılan devrin, mal kaçırmak kastıyla gerçekleştirilmediğini, davacı bankanın icra takiplerinin semeresiz kaldığı iddiasının doğru olmadığını, taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasında misli farkın bulunmadığını, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı borçlu ...'un, alacaklılarına zarar verme kastıyla taşınmazdaki hissesini, diğer davalı 3. kişi ...'e devrettiği; davalı 3. Kişi ...'in de, borçlunun alacaklısına zarar verme kastını ve mali durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kabul edilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta, İİK'nın 280 inci maddesinde tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için aranılan tüm koşulların gerçekleştiği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, 2009-2015 ve 2016 yıllarına ait tapu kayıtlarından iddialarının ispatlandığını, kira ve ödemelerin belgelendiğini, taşınmazın geri iade edilmesinin yaşam deneyimlerine aykırı olmadığını, ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin malik sıfatı ile zilyet olmadığını, kira bedeli almadığını, emsal dosyada davayı kazandıklarını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.