Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8836 E. 2024/7443 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8836
- Karar No
- 2024/7443
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1105 E., 2022/1493 K. DAVA TARİHİ : 06.07.2010 Birleşen dava tarihi: 01.11.2010 HÜKÜM/KARAR : Kabul/ kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Datça Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/137 E., 2021/143 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın ..., ... ve ... yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden kabulü şeklinde yeniden karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 16.02.2009 tarihinde davalı kızları ... ve ...'a sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesi talep etmiş, daha sonra taşınmazların ..., ... ve ...'e devredildiği gerekçesi ile bu davalılar yönünden de tasarrufun iptaline karar verilmesi istemi ile ikinci bir dava açmış, davalar arasında irtibat bulunduğu gerekçesi ile davalar birleştirilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı aleyhine Datça Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/102 E. sayılı dosyasında, Ankara 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/2013 E. sayılı takip dosyasında borçlu olmadıklarına dair menfi tespit davası açtıklarını, açtıkları bu menfi tespit davasının bozmadan sonra aldığı esasın 2011/281 Esas olduğunu, mahkemenin 26.04.2012 tarihinde yetkisizlik kararı vererek yetkili yerin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirtildiğini, davacının takip dosyası nedeniyle tahsil edemediği alacağı için 06.07.2010 tarihinde işbu davayı açtığını, kendilerinin açmış olduğu menfi tespit davasının, davacının tasarrufun iptali davasından sonra açıldığını ve bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiştir.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu yapılan taşınmazların önce davalı ...'dan kızları ....ve ...'a 16.02.2009 tarihinde; daha sonra kızları tarafından diğer davalılar .... ve...'e 2010 yılı içinde devredildiği; tasarruf tarihi itibariyle taşınmazların resmi senetlerdeki değerleri ile (keşif marifetiyle tespit olunan) gerçek değerleri arasında belirgin farkın bulunduğu ; bu haliyle tasarrufların yapılan takibi sonuçsuz bırakmak amacıyla yapıldığı gerekçesi ile davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin 2010/137 Esas sayılı davada, dava derdestken dava konusu taşınmazların el değiştirdiğini ve iyi niyetli müvekkilleri tarafından satın alındığını, müvekkillerinin iyi niyetli 4. kişi olduğunu, iptal davası açılmasının yasalara aykırı olduğunu, mahkemece davanın reddine karar verilmesin gerekirken verilen kabul kararının yasaya ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına aykırı olduğunu, davalı müvekkillerinin taşınmazları aldıktan sonra kiraya verdiklerini, davalı borçlunun tasarrufunun devam ettiği iddiasının doğru olmadığını, taşınmazları gerçek rayiç değerini vererek satın aldıklarını, davacının hiçbir delili olmadan tahminlere göre bu davayı açtığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı 3. kişiler ... ve ...'ın tasarrufa konu taşınmazlardan, 398 ada, 4 parsel, zemin kat, 1 nolu ve zemin kat, 2 nolu bağımsız bölümleri, 07.06.2010 tarihinde, davalı 4. kişi ...'ya; 398 ada, 4 parsel, 1. kat, 3 nolu bağımsız bölümü, 14.04.2010 tarihinde, davalı 4. kişi ...'a ve 398 ada, 4 parsel, 2. kat, 4 nolu bağımsız bölümü, 31.05.2010 tarihinde, davalı 4. kişi ...'e satış suretiyle tapuda devretmiş olduğu, 4. kişi konumundaki davalılar ..., ... ve ...'ün, İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında kötü niyetli oldukları, yani, borçlu ...'ın durumunu ve amacını bilerek tasarrufta bulundukları, davacı tarafından ispatlanamadığı; adresleri farklı olan davalı borçlu ile, 4. kişi konumundaki davalılar ..., ... ve ...'ün, aynı ilçede (Datça'da) ikamet ediyor olmaları nedeniyle, davalı borçluyu tanıdığı kabul edilemeyeceği, davacı alacaklı tarafından da, davalı borçlu ile, 4. kişi konumundaki davalılar ..., ... ve ...'ün, arasında akrabalık, tanışıklık, iş ilişkisi bulunduğu hususunun da iddia ve ispat edilemediğinden davanın , İİK'nun 283/2 maddesi kapsamında davanın nakden tazmine dönüştüğü; 4. kişi konumundaki davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın reddine; davalı 3. kişiler ... ve ... hakkındaki davanın kabulü ile, tasarrufa konu 398 ada, 4 parsel, zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümün, davalı 3. kişiler ... ve ... tarafından, davalı 4. kişi ...'ya satıldığı tarihteki bilirkişi tarafından saptanan 46.000,00 TL rayiç bedelinin; tasarrufa konu 398 ada, 4 parsel, zemin kat, 2 nolu bağımsız bölümün, davalı 3. kişiler ... ve ... tarafından, davalı 4. kişi ...'ya satıldığı tarihteki bilirkişi tarafından saptanan 35.000,00 TL rayiç bedelinin; tasarrufa konu 398 ada, 4 parsel, 1. kat, 3 nolu bağımsız bölümün, davalı 3. kişiler ... ve ... tarafından, davalı 4. kişi ...'a satıldığı tarihteki bilirkişi tarafından saptanan 88.000,00 TL rayiç bedelinin ve tasarrufa konu 398 ada, 4 parsel, 2. kat, 4 nolu bağımsız bölümün, davalı 3. kişiler ... ve ... tarafından, davalı 4. kişi ...'e satıldığı tarihteki bilirkişi tarafından saptanan 94.000,00 TL rayiç bedelinin, İİK'nun 283/2 maddesi kapsamında, icra takibindeki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere, davalı 3. kişiler ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde, dördüncü kişi konumundaki davalıların uzun zamandır borçlu ile aynı mahallede yaşadıklarını, tanıkların taşınmazları mal kaçırma amacı ile sattığını belirttiklerini, bu kişiler adına tapudaki satış işlemlerini Mehmet Ali Çavuş isimli aynı şahsın yaptığını, ilk davada alınan ihtiyati tedbir talebinin alındığı gün satışın yapıldığını, satışa rağmen borçlunun taşınmazda oturmaya devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılar ..., ... ve ...'ün kötü niyetinin somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.09.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.