Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/721 E. 2023/6175 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/721
Karar No
2023/6175
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/979-2021/981 SAYISI : 2021/İHK-41692 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/İtirazın reddi SAYISI : K-2021/71012 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.10.2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının bedensel zarara uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını, kısmi olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı için 4.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı için 500,00 TL ve geçici bakıcı gideri tazminatı için 500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 227.358,04 TL sürekli iş göremezlik, 14.408,23 TL geçici iş göremezlik ve 8.415,60 TL geçici bakıcı gideri olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı aracın kusurunun uzman bilirkişi heyetince tespitinin gerektiğini, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu, başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, 18 aylık etkin iyileşme süresinin tamamlanmadan rapor alındığını, başvuruya konu kazanın iş kazası olduğunu bu sebeple SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarını, zarar hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, yasal faize hükmedilebileceğini, davacı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"....Davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %50 kusurlu olduğunun alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği; davacının sunduğu raporda, kazadan kaynaklı maluliyet oranının % 22 sürekli işgöremezlik ,9 ay geçici iş göremezlik ve 6 ay bakıcıya muhtaç olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği" gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 227.358,04 TL sürekli iş göremezlik, 14.408,23 TL geçici iş göremezlik ve 8.415,60 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 250.181,87 TL'nin 31.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, 18 aylık etkin iyileşme süresinin tamamlanmadan rapor alındığını, geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, belgelenmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, bilinmeyen dönem tarihinin hatalı tespit edildiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosundaki terminal yaş olan 99 yaşa kadar destek verildiğini, muhtemel bakiye yaşam süresinin dikkate alınması gerektiğini, temerrüd tarihinde hata yapıldığını, sigortalıya atfedilen %50 kusuru kabul etmediklerini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...başvuruda sunulu maluliyet raporunun ve yargılama sırasında alınan hesap ve kusur raporunun kararda benimsenmesinde hata yapılmadığı, temerrüd tarihinin doğru tespit edildiği, davacı lehine tam vekalet ücreti takdirinde hata yapılmadığı "gerekçesi ile Uyuşamazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında belirttiği sebepleri tekrarla ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (22.10.2019) itibariyle, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3.maddesinde " ... özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli,kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp tarafından tanzim edilen (kazadan 8 ay sonra) 03.07.2020 tarihli raporda davacının birden fazla arazından kaynaklı maluliyetinin % 22 olduğu belirtilmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki sol femur başı kırıklı çıkık arızasına yönelik alt ekstremiteye ait engelinin toplam içindeki oranının %15 olduğu belirtilmiş yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; eksik tedavi evrakı var ise dosyaya temini sağlanıp, davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesap tarihi bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3- Hükme esas alınan 09.04.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin kaç yıl kabul edildiği belirtilmemiş, işleyecek aktif ve pasif dönem başlangıç/ bitiş tarihleri açık bir şekilde yazılmamıştır.Bu hali ile rapor denetime elverişli değildir. Bu durumda;davacının bakiye ömür süresi belirlenerek, işleyecek aktif ve pasif dönem başlangıç/ bitiş tarihleri gösterilerek progresif rant tekniğine göre denetime elverişli konusunda uzman farklı bilirkişiden rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak (bozma öncesindeki veriler ve hesap tarihi) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4- Davalı tarafça, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de Hakem Heyetince bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. O halde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'dan davacıya, rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi hatalı olmuştur. 5-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2-3-4-5) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/721, K. 2023/6175, T. 09.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-721-e-2023-6175-k-0ec49d53a5a7