Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7069 E. 2024/2377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7069
Karar No
2024/2377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/262 Değişik İş – 2022/261 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/12162 BAŞVURU TARİHİ : 19.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne - İtirazın Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/187665 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.08.2011 tarihinde davacı motosiklet sürücüsü ile davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, bu yaralanma nedeniyle yapılan ödemelerin zararı karşılamaya yetmediğini, bakiye zarar için yapılan başvuruya ise davalı kurumca olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek bakiye zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bu talebini 01.11.2021 tarihinde 67.636,77 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, zararın davalı ... tarafından karşılandığını, usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvuru şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, yapılan ödeme tarihi itibariyle hesap yapıldığında ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark bulunmadığının görüleceğini, maluliyet raporunun yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kuruluşlarından yeniden alınması gerektiğini, kusur ve tazminat uzmanından rapor alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurum (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, koruyucu ekipman ve kask takılmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Güvence Hesabının temerrüdü bulunmadığını, bu nedenle faiz talebinin yerinde olmadığını, araç ticari araç olmadığından yasal faiz ile talepte bulunulabileceğini, Güvence Hesabının sorumluluğunun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)' ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 67.636,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kazanın 27.08.2021 tarihinde gerçekleştiğini, 8 yıllık sürenin dolduğunu, talebin reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bir hastane tarafından düzenlenmediğini, raporun mevzuata uygun düzenlenmediğini, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, davacının 3 ayrı maluliyet raporunun olduğunu raporlar arasında çelişki olduğunu, ... tarafından başvuru sahibine ödeme yapıldığını, TRH-2010 Yaşam Tablosu % 1,8 teknik faiz, % 75 kusur oranı ve % 10 maluliyet oranına göre hesaplama yapılarak ödeme yapıldığını, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılan ödemenin yeterli olduğunu, tazminat hesaplamasında % 0 teknik faiz uygulanmasının doğru olmadığını, % 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmadığı ve alkollü olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya ödeme yapıldığından temerrüde düşülmediğini, 30.07.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, karşı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin zamanaşımına uğramadığı zira ödemeler ile zamanaşımının kesildiği, ödemelerin bilirkişi raporu ile ortaya çıktığı üzere yeterli olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tazminat hesabında kullanılan yöntemin Yargıtay içtihatlarına uygun bulunduğu, temerrüt tarihi hatalı ise de bu hatanın davacı aleyhine olduğu ve davacının itirazı bulunmadığı, vekalet ücretinde hata bulunmadığı, davalının bu yöndeki itirazlarının reddi gerektiği, ancak davacının kaza tespit tutanağında kask takıp takmadığı belirsiz olsa da yaralanmanın baş bölgesinde olması sebebiyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davalının bu yöndeki itirazının kabulüne, hesaplanan tazminattan % 20 müterafik kusur indirimi yapılarak bu rakamdan da ödemeler güncellenerek düşülmek suretiyle bulunan 42.387,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne, bu bedelin 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporu ile müvekkiline kask takmaması sebebiyle kusur izafe edildiğini, bu nedenle ayrıca hesaplanan tazminattan İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kazanın 27.08.2011 tarihinde gerçekleştiğini, 8 yıllık sürenin dolduğunu, ödemeler ile zararın karşılandığını, ödeme tarihindeki veriler ile hesap yapılsa idi ödemenin yeterli olduğunun görüleceğini, % 13 maluliyet raporu ile hesabın hatalı olduğunu, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilemediğini, % 1,8 teknik faizle hesap yapılması gerektiğini, davacının kask takmaması, alkollü araç kullanması ve koruyucu ekipman giymemesi sebebi ile tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun rapor ile davalı kuruma başvuru yapılmadığından davalının temerrüde düşürülmediğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, karşı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’ nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, İtiraz Hakem Heyeti kararının (6.4.) numaralı bendinde yer alan "6.310,35 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 04.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Borçlar kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (TBK 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50 nci md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken bir takım veriler kullanılacaktır. (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur- ödeme varsa vs.) Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir. Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 ncı md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesi "tazminat ve belirlenmesi" 52 nci maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir. Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK'nın 51-52 maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuku eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır. Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir. Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları da bu yöndedir. Somut olayda; hakem heyeti tarafından tazminat hesabında önce % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, bulunan tutar üzerinden de davalının önceki ödemesinin güncellenmiş tutarı düşülerek sonuç tazminatın belirlendiği görülmektedir. Oysa, açıklanan nedenlerle, hesap edilen tazminattan öncelikle davalının ödemesinin güncellenmiş tutarının düşülmesi, ardından da müterafik kusur indirimi yapılması ile bulunacak sonuç tazminat için kabul kararı verilmesi yönünden İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ilişkin kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7069, K. 2024/2377, T. 04.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7069-e-2024-2377-k-4665acb6f97d