Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6963 E. 2024/1278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6963
Karar No
2024/1278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/323-2022/325 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13105 DAVA TARİHİ : 13.09.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ Davalının itirazının reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/15624 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı bulunan araç ile davacı sürücünün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesine göre şimdilik 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 279.321,79 TL olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesinde belirtilen evraklarla sigorta şirketine müracaat etmediği için başvurunun usulden reddi gerektiğini, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden davalının sorumlu olmadığını, tarafların kusur oranının belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, faize dava tarihinden itibaren karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; motosiklet sürücüsünün %75 kusuru ve davacının %14 maluliyet oranına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esas alınarak yapılan tazminat hesabının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, başvurunun kısmen kabulü ile 279.321,79 TL tazminatın 14.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; kusurun hatalı tespit edildiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını, vekalet ücretinin hatalı tespit edildiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü ile verilen kararın doğru olmadığını, Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının ehliyetsiz bir şekilde koruyucu ekipman olmadan yolculuk yaptığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak progresif rant tekniğine göre hesaplama yapıldığını, ancak tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 91 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Somut olayda, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal ettiği, bu nedenle asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza dosyasında trafik polisi bilirkişiden alınan kusur raporunda ise; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle asli kusurlu, davacı sürücünün aracın hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken azaltmamak kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle tali kusurlu olduğunun belirlendiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalının % 75 kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetinin 19.03.2022 tarih ve 2022/İHK-13105 sayılı kararının gerekçe kısmında ise"...taraflara atfı kabil kusur oranlarının tespiti anlamında yargı denetimine uygun rapor hazırlaması için dosyanın bilirkişiye tevdii yönünde ara karar oluşturulmuş ise de bilirkişi ücretinin itiraz eden davalı tarafından yatırılmadığı bilgisi sistemden gelmiş olmakla mevcut dosya verileri üzerinden sonuca gitmek gerektiği, bu kapsamda ilk hakem heyeti tarafından trafik kazası tespit tutanağı uyarınca davalı tarafın sigortalısının asli kusuruna istinaden %75 kusur oranı üzerinden sonuca gidilmesinin yerinde bulunduğu" belirtilmiştir. Eldeki davada uyuşmazlık; tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespiti noktasında toplanmaktadır. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümlenmesinde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 187/1). İspat yükü de ispatı gereken bu vakıalara dayanan tarafa ait olacaktır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna ise ispat yükü denir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 6/1). 4721 sayılı Kanun’un bu hükmü 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir. İspat yükü kendisine düşen taraf bir vakıayı ispat ettikten sonra, artık ispat yükü aksini iddia eden karşı tarafa geçer. Bunun üzerine karşı tarafın o olgunun doğru olmadığını veya başka bir olgu nedeniyle hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerekir. Somut olayda; davacı taraf kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Şu durumda; kusura ilişkin ispat yükü davacı tarafta olup, İtiraz Hakem Heyetince kusur bilirkişi masrafının ikmali hakkındaki muhtıra niteliğindeki ara kararın davacı tarafa tebliği ile, davacı tarafın bilirkişi masrafını ikmal etmesi için süre verilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalı tarafa kusur bilirkişi masrafının ikmali için ara kararın tebliği ile davalının söz konusu masrafları süresinde ikmal etmemesi nedeniyle davalının itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6963, K. 2024/1278, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6963-e-2024-1278-k-82b9a7114344