Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6859 E. 2024/1099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6859
- Karar No
- 2024/1099
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2022/333 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13205 DAVA TARİHİ : 01.11.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/7080 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı 18.08.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 49.873,94 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti, usulüne uygun maluliyet raporu alınması tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak davacının resmi bir geliri yoksa asgari ücret üzerinden yapılması, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi ödeme olup olmadığının tespiti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %75 kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 4,3 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 49.873,94 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının 12.08.2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından başvuru şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacının kask ve koruyucu tertibat takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yalnızca başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olunabileceğini, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formulü ile yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olduğu; yolcu konumunda olan davacının müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek kusurunun olmadığı; davalıya yapılan başvurunun tamamlandığı tarihten itibaren 8 iş günü sonunda faiz işletilmesinin yerinde olduğu; nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (18.08.2020) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde "...Özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 29.07.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 4,3 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.