Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11095 E. 2024/9705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11095
Karar No
2024/9705
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/395 D.İş, 2022/395 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü- İtirazın reddi SAYISI : K.2022/29721 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye Sigorta A.Ş nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi bulunan aracın müvekkiline ait araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, sigortalı aracın kazada %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli, değer kaybı ve ekspertiz bedeli olarak ödenen toplam Katma Değer Vergisi (KDV) dahil 522,00 TL'nin ödenmesi için sigorta şirketine 01.09.2021 tarihinde fiziki olarak başvuru yapıldığını, ancak taraflarına herhangi bir cevap verilmediğini ve ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 4.900,00 TL hasar onarım bedeli ve 100,00 TL değer kaybı ve ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle tazminat talebini 43.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde inceleme devam ederken başvuru yoluna gidilmesi nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, hasar bedeli ve değer kaybı hesaplamasının Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları ve eklerinde yer alan ana kural ve ilkelere göre yapılması gerektiğini, yedek parça tedarik aşamasında müvekkiline indirim hakkının kullandırılmaması sebebiyle başvurunun iyi niyet yokluğundan reddi gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olarak iddia edildiğini, %10 iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması ve Katma Değer Vergisi (KDV) talebinin reddi gerektiğini, 19.03.2020 tarihli trafik kazası sonucunda meydana gelen tazminat taleplerine ilişkin 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlarının uygulanacağını, eksper ücretinin poliçe teminatı dışında olduğunu, aksi kanaat halinde öncelikle kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, kusurun ancak ve ancak uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının Komisyona başvuru tarihi olarak kabul edilebileceğini ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, aleyhe hüküm halinde 1/5 oranında vekalet ücretinin uygulanması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurana ait araç üzerinde kaza sonrası meydana gelen hasarın davalı ... şirketince süresi içerisinde yeterince tazmin edilmemiş olduğu, 23.000,00 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödenmesi gerektiği, 14.09.2021 tarihinde temerrüt oluştuğu, ekspertiz talebine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması, ekspertiz çalışmasının uyuşmazlığın çözümüne ve dava sürecine katkısının ne olduğunun belli olmaması nedeniyle ekspertiz ücretinin makul olmadığı, gerekçesiyle "1-Başvurunun kabulü ile 23.000,00 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı tazminatından oluşan toplam 43.000,00 TL'nin 14.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ....' den alınarak başvuran tarafa ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde inceleme devam ederken başvuru yoluna gidilmesi nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, hasar bedeli ve değer kaybı hesaplamasının Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları ve eklerinde yer alan ana kural ve ilkelere göre yapılması gerektiğini, yedek parça tedarik aşamasında müvekkiline indirim hakkının kullandırılmaması sebebiyle başvurunun iyi niyet yokluğundan reddi gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olarak iddia edildiğini, %10 iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması ve KDV talebinin reddi gerektiğini, 19.03.2021 tarihli trafik kazası sonucunda meydana gelen tazminat taleplerine ilişkin 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartlarının uygulanacağını, eksper ücretinin poliçe teminatı dışında olduğunu, aksi kanaat halinde öncelikle kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, kusurun ancak ve ancak uzman bilirkişilerce tespit edilmesi ve kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı davasını ıslah ettiğinden faizin ıslah edilen kısımdaki kabul edilen bölüm için ıslah tarihinin esas alınması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı başvuranın ihbar süresi tamamlandıktan sonra dava yoluna gittiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları dikkate alınarak hasar bedelinde iskonto uygulanmaması, hesaplamanın orijinal parça fiyatı üzerinden yapılması, hesaba KDV'nin dahil edilmesi ve davacının gerçek zararı üzerinden karar verilmesi gerektiği, hükme esas alınan 22.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun gerçek zarar ilkesine göre düzenlendiği, denetime açık, mevzuata uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna karar verildiği, bilirkişi raporunda reel değer kaybı hesaplama yöntemine göre yapılan tespitlerin yerinde olduğu ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, Sigorta Bilgi Merkezi (SBM) kusur sonuç belgesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğu ve kazanın karakteristiği göz önüne alınarak SBM'de yer alan kusur oranına itibar edildiği, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 19.03.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin ve değer kaybı tazminatının tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “6.390,00 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “5.100,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11095, K. 2024/9705, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11095-e-2024-9705-k-f7b20f3a6d6f