Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5834 E. 2023/11896 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5834
Karar No
2023/11896
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/201 E. 2022/201 K. HÜKÜM/KARAR : Kabulü-İtirazın reddi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.07.2020 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.600,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini, 3.000,00 TL tedavi gideri ile 1.200,00 TL rapor ücretinin de yargılama giderleri arasında kabulünü talep etmiş, 11.11.2021 tarihinde toplam talebini 131.417,00 TL' ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerektiğini, maluliyet raporunda birden fazla yönetmeliğe göre maluliyet belirlenmesinin kabul edilemez olduğunu, maluliyet raporunun yönetmelikte belirtilen uzmanlar tarafından düzenlenmediğini, yönetmelikte belirtilen şekilde düzenlenmemiş olduğunu, aldıkları medikal firma raporu ile çeliştiğini, medikal firma raporunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu anlamında delil olduğunu, dikkate alınması gerektiğini, hesaplamanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderinin sigorta şirketinden istenemeyeceğini, kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, davacı sürücünün alkollü şekilde ve ehliyetsiz olarak araç kullandığını, koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, güncel ceza soruşturması evraklarının dosyaya eklenmesi gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, başvuran lehine vekalet ücreti takdir edilecek ise bunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olabileceğini savunarak talebin reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 129.210,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.207,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 131.417,00 TL tazminatın 18.02.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.200,00 TL maluliyet raporu ücretinin de yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik esas alınarak düzenlenen maluliyet raporuna göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru sahibi tarafından sunulan maluliyet raporunda maluliyet oranının birden fazla yönetmeliğe göre düzenlenmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, başvuru sahibinin sunduğu maluliyet raporunun mevzuatta yer alan yönetmelik kapsamında alınmadığını, medikal firma tarafından alınan rapor ile başvuru sahibinin sunduğu rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için maluliyet bilirkişi raporu aldırılması gerekirken başvuru sahibinin sunduğu rapor esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Genel Şartlara uygun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının güncel muayene bulguları ile maluliyet bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, geçici bakıcı ve tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, bakıcı giderine ilişkin esas alınan ücretin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğu bulunmadığını, başvuru sahibinin emniyet kemeri takıp takmadığı tespit edilerek müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılmasını, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini, başvuru sahibi lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunu, hesaplamanın Yargıtay İçtihatlarına uygun yapıldığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olduğunu, geçici bakıcı giderinin brüt ücretten hesaplanmasında hata bulunmadığını, adli tıp ücretinin bedel ödeme borcunun kapsamını belirlerken yapılan makul giderler kapsamında kabul edilmesinde hata bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren alacağın tamamına yasal faiz işletilmesinde de hata olmadığını, vekalet ücretinin de doğru belirlendiğini belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik esas alınarak düzenlenen maluliyet raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru sahibi tarafından sunulan maluliyet raporunda maluliyet oranının birden fazla yönetmeliğe göre düzenlenmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, başvuru sahibinin sunduğu maluliyet raporunun mevzuatta yer alan yönetmelik kapsamında alınmadığını, medikal firma tarafından alınan rapor ile başvuru sahibinin sunduğu rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için maluliyet bilirkişi raporu aldırılması gerekirken başvuru sahibinin tek taraflı ve içeriği teyit edilmemiş raporu esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Genel Şartlara uygun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının güncel muayene bulguları ile maluliyet bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, geçici bakıcı ve tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, bakıcı giderine ilişkin esas alınan ücretin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğu bulunmadığını, başvuru sahibinin ehliyetsiz ve alkollü şekilde araç kullandığını, kask takmadığını bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini, başvuru sahibi lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmektedir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi düzenlenen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve rapor ücreti ile tedavi giderleri taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Moturlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına uygun düzenlenmiş olmasına, tazminat hesabında kullanılan yöntemde hata bulunmamasına, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında bulunmasına ve geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasında hata olmamasına, faiz başlangıcının doğru belirlenmesine göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.

Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.

Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, Kaza Tespit Tutanağı' nda davacının kask takıp takmadığının tespit edilemediği belirtilmiş olsa da yaralanmanın kafa bölgesinde olması nedeniyle kask takmadığının kabulü gerekir.

Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5834, K. 2023/11896, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5834-e-2023-11896-k-4d1aa024c5cf