Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7896 E. 2023/12130 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7896
- Karar No
- 2023/12130
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/333 Esas – 2023/214 Karar vekili Avukat ... vekili Avukat ... vdl. DAVA TARİHİ : 27.05.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki haksız hacizden kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından dava dışı Isaş Basınçlı Kaplar ve Isı San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yaptırılan ve vakum değerlerinin kontrol edilmesi için emaneten anılan şirketin fabrikasına bırakılan oksijen depolama tankının, davalı tarafından dava dışı şirketin borcu nedeniyle haczedilerek muhafaza altına alındığını, icra mahkemesi tarafından istihkak iddialarının kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından muhafaza altına alındığında tam ve kusursuz olan tankın 4 sene sonraki teslimi anında eksik ve hasarlı olduğunu, müvekkilinin tankı teslim alamadığından zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla kira geliri kaybı olarak 45.000,00 TL, tank üzerindeki eksiklikler nedeniyle ödenen 17.700,00 TL, tankın teslimi için yapılan masraflar yönünden 731,00 TL olmak üzere toplam 63.431,00 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu aleyhine haciz ve ek haciz işlemi uygulandığını, bu hacizler sırasında dava konusu tankın da haczedildiğini, daha önce haczedilen menkul mallar kaçırıldığı için 09.09.2008 tarihinde haczedilen malların da kaçırılmaması amacıyla muhafaza altına alınarak yediemine teslim edildiğini, haciz yapılan adres borçluya ait olmakla, adreste bulunan malların da borçluya ait olacağının karine olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketten söz konusu haciz ve muhafaza işlemi nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2014 tarihli, 2014/696 Esas ve 2014/461 Karar sayılı ilamı ile; meydana gelen dava konusu zarardan kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 55.731,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 29.03.2016 tarihli, 2015/3390 Esas ve 2016/4113 Karar sayılı ilamı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ''...a)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafça sunulan, davacı ile dava dışı şirket arasında 01.09.2008 tarihinde düzenlenmiş olan ve davaya konu edilen kriyojenik tankın kiralama ve likit argon satışına ilişkin sözleşmeye göre tankın aylık kirasının 900,00 TL+KDV olduğu bununda kadri maruf olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ise de, kira bedelinin ne olabileceği konusunda hiçbir araştırma yapılmadan sunulan sözleşmedeki bedelin kabulü ile zarar kapsamının belirlenmesi doğru değildir. Mahkemece haciz tarihi ve dava konusu tankın özellikleri de belirtilerek o tarihlerde aylık kira bedelinin Ticaret Odası, akaryakıt şirketleri gibi ilgili yerlerden sorularak sonucuna göre kira kaybının belirlenmesi gerekirken, yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b) Kural olarak, gerçek zarar hüküm altına alınmalıdır (BK 42, TBK. madde 50). Bu da, zararlandırıcı eylemden önceki durum ile sonrası arasındaki farktan ibarettir. Ancak; hakim, durumun özelliğini ve kusurun ağırlığını da gözetmekle yükümlüdür (TBK. madde 51/1). Yasa koyucu, bu hükümle hakime, her somut olayın özelliğine göre tazminatın kapsamını belirleme ve hakkaniyet çerçevesinde (TMK. madde 4) takdir yetkisini kullanma imkanını, daha da ötesinde görevini vermiştir. Hakim burada, karşılıklı yararlar dengesini de göz önünde tutacaktır. Somut olayda, açıklanan yönler ve dava konusu tankın dava dışı borçlunun elinde haczedilmiş olması, borçlu tarafından tankın davacının siparişi üzerine imal edildiği ve mülkiyetinin davacıya geçtiği yönünde haciz sırasında herhangi bir beyanının olmaması gözetildiğinde tahsiline karar verilen zarar miktarından BK 43-44 maddeleri (TBK. Madde 51-52) gereğince uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. Dairenin 23.03.2017 tarihli ve 2016/10090 Esas, 2017/1861 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.09.2017 tarihli, 2017/422 Esas ve 2017/614 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu tankın haczedilerek davalı şirketin çalışanına yediemin sıfatıyla bırakıldığı, tankın bu süreçte davalıya ait depoda kaldığı, davacının açmış olduğu istihkak davasının kabul edildiği, bunun üzerine tank üzerindeki haczin kaldırıldığı ve tankın davacıya teslim edildiği bu süreçte davacının tankını 4 yıl boyunca kullanamadığı, alınan 05.06.2014 tarihli kök ve 25.11.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, tankın haczi ile ilgili tutanaklarda, tankta herhangi bir eksikliğin belirlenmemiş olmasına göre, davacının itiraz ettiği gibi eksikliklerin muhafaza altında ve yedieminde bulunduğu sırada, özensiz bir şekilde korunması ve kullanılmasından kaynaklandığının kabulünün gerektiği, davacı ile dava dışı Akbaşoğlu Kardeşler Gaz Metal Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan ve davaya konu edilen cihaz olan kriyojenik tankın kiralama ve likit argon satışına ilişkin olan ve 01.09.2008 tarihinde imzalanıp, 15.09.2008 tarihinde tankın tesliminden sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırılan sözleşmenin, tankın davalı şirket tarafından haczedilmesi nedeniyle yürürlüğe girme aşamasına gelememesinden dolayı yapılan araştırmaya göre; aylık 900,00 TL+KDV olmak üzere, tankın haczi ile teslim arasında geçen 50 aylık dönem içerisinde 45.000,00 TL+KDV kira bedeli kaybı olduğu, tamire konu hususlar gözetildiğinde bunların takdiren 10.000,00 TL bedelle ile düzeltilebilir olduğu ve 731,00 TL teslim masrafı gideri isteminin de yerinde olduğunun mütalaa edildiği, dava konusu tankın dava dışı borçlunun elinde haczedildiği, borçlu tarafından tankın davacının siparişi üzerine imal edildiği ve mülkiyetin davacıya geçtiği yönünde haciz sırasında herhangi bir beyanının olmadığı hususları sabit olduğundan tahsiline karar verilen zarar miktarından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri) gereğince takdiren % 25 oranında uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilerek 41.798,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 18.01.2018 tarihli, 2017/5098 Esas ve 2018/178 Karar sayılı ilamı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ''...Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece bozma ilamında belirtilen ‘‘haciz tarihi ve dava konusu tankın özellikleri de belirtilerek o tarihlerde aylık kira bedelinin Ticaret Odası, akaryakıt şirketleri gibi ilgili yerlerden sorularak sonucuna göre kira kaybının belirlenmesi’’ hususları araştırılmadan; ilk karara dayanak teşkil eden yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile yeniden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu 10 m3 hacimli, tam ve mükemmel donanımda olan bir kriyonejik depolama tankının (azot, sıvı oksijen depolama tankı-üretim tarihi itibariyle kaç TL'ye kiraya verilebileceği, bu nitelikteki bir tankın belirtilen tarihteki aylık kira gelirinin kaç TL olabileceği yönünde İstanbul Ticaret ve Sanayi Odasına müzekkere yazıldığı, ayrıca sektörde azot ve sıvı oksijen tankı kiralama işi (kiralayan-kiracı) yapan ve sektörde 15 yıl ve üzeri süredir faaliyet gösteren firmaların ticaret ünvan ve adreslerinin mahkemeye bildirilmesinin istendiği, gelen yazı cevapları doğrultusunda ilgili firmalardan da piyasa araştırması yapıldığı, yapılan araştırma sonrası bilirkişi heyetinden alınan 14.12.2022 tarihli raporda; yatırımın normal oranda olması gereken bir kârlılığı için tankın aylık 1.016,35 TL’den kiraya verilmesi gerekeceği, davacının sözleşme ile belirlediği ve talep ettiği aylık 900,00 TL kira bedelinin, hesaplanan bedelin altında ve makul olarak kabul edilebileceği, bu duruma göre davacının 50 aylık kira kaybı tutarının 45.000,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, bu nedenle 45.000,00 TL kira bedeli, 10.000,00 TL tamir bedeli ve 731,00 TL teslim masrafı gideri olmak üzere toplam zarar miktarının 55.731,00 TL olduğu, borçlu tarafından tankın davacının siparişi üzerine imal edildiği ve mülkiyetin davacıya geçtiği yönünde haciz sırasında herhangi bir beyanının olmadığı hususları sabit olduğundan tahsiline karar verilen zarar miktarından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri) gereğince takdiren % 25 oranında uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilerek 41.798,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya münderecatına ve Yargıtay bozma kararındaki tespitlere aykırı düzenlendiğini, inceleme, değerlendirme ve sonuç kısımları açısından denetime elverişli olmadığını, subjektif ve varsayıma dayalı bilgilere dayalı olarak hazırlandığını, bu nedenle mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız haciz işlemi sırasında haczedilen ve muhafaza altına alınan depolama tankı nedeniyle uğranılan kira kaybı bedeli, tamir masrafı ve teslim masrafının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 43 ve 44 üncü maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 52 nci maddeleri)
3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davalı 2.855,23 TL 0.H. 713,81 TL P.H. 2.141,42 TL Kalan