Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5673 E. 2023/11963 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5673
Karar No
2023/11963
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/986 E., 2021/1014 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının aracının davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, 03.12.2020 tarihinde davacının aracı ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının ağır hasar gördüğünü ve pert total işlemine tabi olduğunu, davacının tahkimden önce davalıya yaptığı başvurusu sonrasında aracın ağır hasarlı olması sebebiyle aracın onarımının ekonomik olmayacağının değerlendirildiğini, aracın piyasa rayiç bedelinin 230.000,00 TL, sovtaj bedelinin 135.600,00 TL olduğu kabul edilerek aradaki fark olan 94.400,00 TL’nin taraflar arasında imzalanan ibraname mukabilinde 18.01.2021 tarihinde davalı tarafından davacıya ödendiğini, ancak ödenen miktarın eksik ve yetersiz olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini, ibranameye konu ödemeye ilişkin hesaplamada aracın rayiç bedelinin eksik tespit edildiğini, aracın rayiç bedelinin 365.000,00 TL olduğunu, ibranamenin makbuz hükmünde kabul edilmesi gerektiğini, davacının ibranameyi imzalamaması halinde davalının ödeme yapmayacağının anlaşılması ve davacının zor durumda olması sebebiyle davacının ibranameyi imzalamak zorunda kaldığını, imzalanan ibranamenin 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesine uygun olmadığını, 6098 sayılı TBK’nun aşırı yararlanma(gabin) başlıklı 28 inci maddesi kapsamında davacının bakiye tazminat talebinde bulunabileceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL bakiye tazminatın poliçe teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan eksik ödemenin yapıldığı 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 55.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıya başvurusu sonrasında aracın ağır hasarlı olması sebebiyle aracın onarımının ekonomik olmayacağının değerlendirildiğini, aracın piyasa rayiç bedelinin 230.000,00 TL, sovtaj bedelinin 135.600,00 TL olduğu hususunda mutabakat sağlandığını, aracın rayiç bedelinden hurda bedeli mahsup edilince kalan 94.400,00 TL'nin 18.01.2021 tarihinde davacının hesabına ödendiğini, yapılan ödemenin davacı tarafından imzalanan ibraname mukabilinde olduğunu, davacının davalıyı ibra ettiğini, davacının ibraname imzaladığını ve davaya konu kaza nedeniyle doğacak tüm haklarından feragat ettiğini, davacının zararının giderildiğini, ibra nedeniyle davalının sorumluluğunun sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu ibraname (mutabakatname) belgesinde “iş bu ibranameye konulacak her türlü meşruhat hükümsüz addolunacaktır” şerhinin bulunduğu, buna göre davacı sigortalının mutabakatnameye şerh koymasının istenmediği, davacının iradesinin sınırlandığı adeta davalı sigortacının belirlediği tazminatı almaya zorlandığının anlaşıldığı, 6098 sayılı TBK’nun aşırı yararlanma (Gabin) başlıklı 28 inci maddesinde; "1-Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. 2-Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.” hükmünün bulunduğu, dosyadaki mutabakatnamenin(ibraname) hangi tarihte imzalandığının belli olmadığı, ancak davalı sigortacının 18.01.2021 tarihinde kısmi ödeme yaptığı anlaşılmakla yukarıda belirtilen sürelerin dolmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında alınan 08.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 285.000,00 TL, aracın sovtaj bedelinin 135.600,00 TL olduğu, araç rayiç bedelinden sovtaj bedelinin mahsubu sonucu davalının ödemesi gereken bedelin 149.400,00 TL olduğunun tespit edildiği, söz konusu tutardan davalının davacıya 18.01.2021 tarihinde ödediği 94.400,00 TL’nin tenzil edilmesi suretiyle davacının talep edebileceği miktarın 55.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 55.000,00 TL tazminatın 17.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 7.950,00 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının 18.01.2021 tarihinde davacıya 94.400,00 TL ödediğini, yapılan ödemenin davacı tarafından imzalanan ibraname mukabilinde olduğunu, davacının davalıyı ibra ettiğini, davacının ibraname imzaladığını ve davaya konu kaza nedeniyle doğacak tüm haklarından feragat ettiğini, davacının zararının giderildiğini, ibra nedeniyle davalının sorumluluğunun sona erdiğini, parça tedarik bedelinin kasko poliçesi uyarınca tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan rapordaki araç rayiç değerinin yüksek olduğunu, iskontosuz yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan raporda davacının zararının doğru şekilde hesaplandığı, davanın kasko sigorta poliçesinden kaynaklanması sebebiyle avans faizine hükmedilmesinin isabetli olduğu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, itiraza konu kararın 3 üncü bendinde bulunan “7.950,00 TL” ibaresinin “4.080,00 TL” olarak düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş şekliyle aynen infazına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttikleri savunmalarının dikkate alınmadığını, davacının davalıya başvurusu sonrasında aracın ağır hasarlı olması sebebiyle aracın onarımının ekonomik olmayacağının değerlendirildiğini, aracın piyasa rayiç bedelinin 230.000,00 TL, sovtaj bedelinin 135.600,00 TL olduğu hususunda mutabakat sağlandığını, aracın rayiç bedelinden hurda bedeli mahsup edilince kalan 94.400,00 TL'nin 18.01.2021 tarihinde davacının hesabına ödendiğini, yapılan ödemenin davacı tarafından imzalanan ibraname mukabilinde olduğunu, davacının davalıyı ibra ettiğini, davacının ibraname imzaladığını ve davaya konu kaza nedeniyle doğacak tüm haklarından feragat ettiğini, davacının zararının giderildiğini, ibra nedeniyle davalının sorumluluğunun sona erdiğini, ibranın 6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesine göre borcu sona erdiren bir işlem olduğunu, hükme esas alınan rapordaki araç rayiç değerinin yüksek olduğunu, davalının onayı alınmadan haricen yapılan onarımlar bakımından poliçe özel ve genel şartları uyarınca davalının tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, davalının aracın anlaşmalı serviste tamir edilmesi halinde meydana gelen masraftan sorumlu olduğunu, davalının Katma Değer Vergisi’nden (KDV) sorumlu olmadığını, iskontosuz yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında hasar görmesi sebebiyle talep edilen hasar tazminatına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28 ve 132 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Dava, kasko sigorta poliçesine dayanarak açılan tazminat istemine ilişkindir.

Mal sigortalarında sigortalı ile sigortacı arasında gerek rizikonun niteliği ve gerekse tazminat miktarı bakımından bir uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi genel ve özel şart hükümleri, bu hükümlerde de boşluk olması halinde TTK'nun genel hükümlerinden ve devamında TBK hükümlerinden yararlanması gerektiği izahtan varestedir.

Davadaki uyuşmazlık ibra nedeniyle bakiye tazminat talebinde bulunup bulunulmayacağı hususundadır. Davalı, yapılan ödeme sonucu alınan ibraname ile sorumluluğunun kalmadığını savunmaktadır.

Dosya kapsamından, davacının eldeki davayı açmadan önce davalıya başvurusu sonrasında aracın ağır hasarlı olması sebebiyle aracın onarımının ekonomik olmayacağının değerlendirildiği, aracın piyasa rayiç bedelinin 230.000,00 TL, sovtaj bedelinin 135.600,00 TL olduğu hususunda mutabakat sağlandığı, aracın rayiç bedelinden hurda bedelinin mahsup edilmesi suretiyle hesaplanan 94.400,00 TL'nin davalı tarafından 18.01.2021 tarihinde davacıya ödendiği, yapılan ödemenin davacı tarafından imzalanan ibraname (mutabakatname) mukabilinde olduğu, davacının söz konusu ibranameyi imzaladığı, ibranamede davacı tarafından ihtirazi kayıt da ileri sürülmediği, söz konusu belgenin davacı tarafından davaya konu kaza nedeniyle davalı ... şirketini her türlü hak, alacak ve davadan kayıtsız şartsız ibra ettiğini beyan ve taahhüt ederek imzalandığı anlaşılmaktadır.

6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesi; “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.” hükmünü haizdir.

6098 sayılı TBK’nun Aşırı yararlanma(Gabin) başlıklı 28 inci maddesinde ise; "1-Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. 2-Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.” hükmü bulunmaktadır.

Davacı vekili dava dilekçesinde 6098 sayılı TBK’nun 28 inci maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma(gabin) hükümlerine dayanmış, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davaya konu ibraname (mutabakatname) belgesinde “iş bu ibranameye konulacak her türlü meşruhat hükümsüz addolunacaktır” şerhinin bulunduğu, buna göre davacı sigortalının mutabakatnameye şerh koymasının istenmediği, iradesinin sınırlandığı adeta davalı sigortacının belirlediği tazminatı almaya zorlandığının anlaşıldığı, davaya konu olayda aşırı yararlanmanın(gabin) şartlarının sağlandığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin davacının davalıyı ibra ettiğine ilişkin itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.

Esasen davalı tarafından yapılan ödemeyi kabul edip ihtirazi şerh koymaksızın ibraname veren davacı sigortalının müzayaka halinde olduğu sabit olmayıp, eldeki davada 6098 sayılı TBK’nun 28 inci maddesinde açıklanan aşırı yararlanmanın(gabin) şartlarının sağlandığının kabulü doğru olmamıştır.

Davacı taraf; kayıtsız şartsız şekilde ibranameyi imzalamış olup, davaya konu ibraname 6098 sayılı TBK’nun 132 inci maddesi uyarınca tam bir ibradır.

Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, borcu söndüren sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davaya konu olayda hatalı değerlendirmeyle 6098 sayılı TBK'nun 28 inci maddesi kapsamında aşırı yararlanma(gabin) olduğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5673, K. 2023/11963, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5673-e-2023-11963-k-013c8bedb79c