Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11268 E. 2023/13551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11268
- Karar No
- 2023/13551
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/930 Değişik İş, 2021/932 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/39571 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/ Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/127375
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsü ile davacı sürücü arasında meydana gelen çift taraflı trafık kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 197.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.500,00 TL adli tıp rapor masrafı olmak üzere toplam 200.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucunda davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebi yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ve davalı ... ile başvuru sahibi arasında ticari bir iş ilişkinin de bulunmaması sebebiyle yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davalı şirketin adli rapor ücretine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığı, aktüer bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru, davacının %31.2 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 171.336,97 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 171.336,97 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, taleple bağlı kalınarak 1.500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 ncı maddesi kapsamında 1.500,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 174.336,97 TL'nin 27.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı şirket tarafından davacıya 30.03.2021 tarihinde ödeme yapıldığını ve taraflar arasında ibraname hazırlandığını, yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak, yapılan ödemenin eksik olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderine ilişkin olarak davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, adli tıp rapor ücretinin davalı şirketine yükletilmesinin yerinde olmadığını, ıslah dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, davalı tarafından dosyaya sunulan 12.03.2021 tarihli İbraname başlıklı belgede "Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımızı talep ve dava etme haklarımız saklı kalmak kaydıyla Sompo Sigorta A.Ş'nin tarafımıza ödemeyi teklif ettiği tazminat miktarı olan 182.716,00 TL'yi kendilerine bildirmiş olduğumuz hesabımıza on gün içerisinde ödemesi halinde bu miktar yönünden gayri kabili rücu olarak ibra ettiğimizi kabul ve taahhüt ederim" şeklinde beyana yer verildiği, 30.03.2021 tarihinde davacıya 182.716,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ibraname ile başvuru sahibinin amacının yapılan bu ödemeye bir an önce kavuşmak niyeti olduğu, davacı tarafın esas iradesinin ileride talep ve dava hakkını kullanmak olduğunun açık olduğu, dolayısıyla, söz konusu ibranamenin geçerli ve borcu sona erdiren bir ibraname niteliğinde olmayıp, bir makbuz niteliğinde sayılması gerektiği, ibranamede yazılı olan ve ödemesi gerçekleştirilmiş tutar ile sınırlı olarak sigortacının borcundan kurtulduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 132 nci maddesi anlamında bir ibra anlaşmasının bulunmadığı, ödemenin alındığına dair tek taraflı bir kabul beyanı bulunduğu, bu nedenle başvuru sahibinin bakiye tazminat talebinde bulunma hakkı bulunduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası Yargıtay içtihatları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülünün uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden davalı vekilinin % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak tazminat tutarının hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, geçici bakıcı ihtiyacından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 ncı maddesi uyarınca makul gider olan adli tıp rapor ücretinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, itiraz aşamasında, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı yönünden hem "yerindelik" hem de "hukukilik" denetimi yapıldığı, bu çerçevede; dosyadaki delillerin takdir ve münakaşası ve yeniden irdelenmesinin "...yerindelik..." denetimi kapsamında ıslah dilekçesine ilişkin itirazlar yönünden de yapıldığı, itiraz eden davalı ... vekili tarafından ıslah dilekçesinin esasına dair itirazlarını; detaylı olarak itiraz dilekçesinde dermeyan etme imkanı bulduğu ve ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasının esası etkileyen bir usulsüzlük olarak değerlendirilmeyeceği, dava ve ıslah dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu, bu nedenle hakem heyetince ıslah edilen miktar yönünden temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49, 51, 54 ve 132 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 97 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan geçici bakıcı giderine ilişkin geçici bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına, davacı vekili tarafından başvuru dilekçesinde talep edilen tutar ve aktüer bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarı gözetildiğinde ıslah dilekçesi sunulmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin talepleri arasında faturası sunulan 1.500,00 TL adli tıp rapor ücreti bulunmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tazminat hükmü oluştururken “1.500,00 TL adli tıp rapor ücreti”ni de tazminat kapsamında kabulüne karar vermiştir. Oysa rapor ücretinin yargılama gideri olarak kararda gösterilmesi gerekmekte olup, yanlış değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.