Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5147 E. 2024/1029 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5147
Karar No
2024/1029
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/494 E., 2022/613 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.10.2015 HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/121 E., 2021/440 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Elektrosan Elektrobakır San. Tic.A.Ş.'ye müvekkili banka tarafından kredi kullandırıldığını, davalı ...'in adı geçen şirketin yetkili temsilcisi ve müvekkili banka tarafından kullandırılan kredilerin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, kredi koşullarına uyulmaması üzerine borçlular aleyhine Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8318 sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, borçluların haczi kabil malı bulunamadığını, ancak davalı ...'in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla sahibi olduğu dava konusu taşınmazını diğer davalıya devrettiğini belirterek bu tasarruf işleminin davacı banka yönünden iptali ile Samsun 6. İcra Müdürlüğünün 2013/8318 sayılı takip dosyasından cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili tarafından yapılan tüm satış işlemlerinin gerçek olduğunu, davacı veya başka alacaklıları zarara uğratmak kastı ile hareket etmediğini, davada İİK'nun 278 inci maddesi gereğince iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, İİK'nun 280 inci maddesine dayalı iptal istemi yönünden ispat külfetinin davacıya düştüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı 140.000,00 TL'ye satın aldığını, daha az harç ödemek için taşınmaz bedelinin tapuda 41.000,00 TL olarak beyan edildiğini, satışın gerçek bir satış olduğunu ve müvekkili ile davalı satıcı ... arasında hiçbir bağlantının olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın değerinin 180.000,00 TL olduğu, taşınmazın davalı borçlu ... tarafından tapuda 41.000,00 TL bedel karşılığında davalı ...'a devredildiği, taraflar arasında yapılan satışın daha düşük bedelle yapıldığı, İİK'nun 278/2 maddesine göre ise akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin iptale tabi olan tasarruflardan olduğu, bu bağlamda davalı borçlunun ivaz olarak oldukça fahiş farkla taşınmazı değeri altında bir fiyatla üçüncü bir kişiye devretmesi, resmi senette yer alan satış değeri ile gerçek değerler arasında fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Samsun ili... ilçesi ... mahallesi 3808 ada 24 parsel 4. Kat 13 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ...'a satışına ilişkin 25.04.2013 tarih 6842 yevmiye nolu satış işleminin iptali ile davacıya Samsun İcra Müdürlüğünün 2016/69556 sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın, kesin veya geçici aciz belgesi bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, icra takip dosyasında düzenlenmiş kesin aciz vesikası bulunmadığı gibi İ.İ.K. 105 inci maddesi gereğince düzenlenmiş kesin veya gecici aciz belgesi niteliğinde bir haciz tutanağının da bulunmadığını, davacının davalıların ızrar kastı ile hareket ettiğini ispat edemediğini, dava konusu satış işleminin gerçek olup, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapılmış bir satış olmadığını, İ.İ.K.nun 278 inci maddesine dayalı tasarrufun iptali talebinin iki yıllık hak düşürücü süreye bağlı olup, devir tarihinden itibaren kesin veya geçici aciz vesikası düzenlenmesi için geçerli olan hak düşürücü sürenin dolduğunu, dinlenen tanık beyanları ile davalı ...'ın dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihte alım gücünün bulunduğunu, yapılan keşif sırasında dava konusu taşınmazın davalı ve ailesi tarafından bizzat kullanıldığının açıkça görüldüğünü belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın, kesin veya geçici aciz belgesi bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, icra takip dosyasında düzenlenmiş kesin aciz vesikası bulunmadığı gibi İ.İ.K. 105 inci maddesi gereğince düzenlenmiş kesin veya gecici aciz belgesi niteliğinde bir haciz tutanağının da bulunmadığını, davacı tarafın davasını ispat edemediğini, dosyaya sunulmuş olan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve dava konusu yeri gerçekte 140.000,00 TL bedele satın aldığını, haricen ödenen paraları ispatlamak için ödeme belgelerinin bir kısmını dosyaya sunduklarını, müvekkili davalı ...'ın diğer davalıyı tanımadığını, İstanbul'dan gelerek burada ev satın almak istediklerini, iyi niyetli 3. kişi olduklarını, İ.İ.K.nun 278 inci maddesine dayalı tasarrufun iptali talebinin iki yıllık hak düşürücü süreye bağlı olup, devir tarihinden (25.04.2013) itibaren kesin veya geçici aciz vesikası düzenlenmesi için geçerli olan hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece İİK 278/3-2 nci maddesi uyarınca tasarruf edilen taşınmazların tapudaki satış değerleri ile gerçek değerleri arasında bir misli farkı aşan değer bulunmasından dava kabul edilmiş ise de aynı yasanın ikinci maddesi gereği tasarruf tarihi ile borçlunun adresinde yapılan haczi kabil mal olmadığına dair düzenlenen fiili haciz tutanak tarihi ile iki yıllık sürenin dolmamış olması gerektiği, tasarruf tarihi 25.04.2013, aciz halini gösteren fiili haciz tarihi ise 14.07.2017 olup iki yıldan fazla süre olduğundan İİK somut olayda 278 inci maddesinin uygulanamayacağı (YHGK 2017(17) 4-3002E-2021/699K), İİK 280 anlamında değerlendirme yapılacak olursa bu madde gereği üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olması gerektiği fakat dosyaya yansıyan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının İİK 280 inci madde anlamında da davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK. nun 353/(1)-b-2 nci maddesi gereğince kabulüne, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.11.2021 tarih, 2021/121 Esas 2021/440 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu ve dava dışı diğer tüm borçlular aleyhine 07.11.2013 tarihinde icra takibi yapıldığını, varılan anlaşma gereği alacağın yapılandırıldığını ve bu süreçte haciz işlemi yapılmadığını, ancak ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi üzerine haciz işlemlerine başlandığını, tüm borçlular hakkında ilk olarak 05.06.2014 tarihinde malvarlığı sorguları yapıldığını, davalı ... adına kayıtlı malvarlığı bulunamadığını, yapılan malvarlığı sorgularının tarihinin 05.06.2014, taşınmazın devir tarihinin ise 25.04.2013 olup, 2 yıllık sürenin geçmediğini, davalının bilinen adreslerinde ilk olarak 26.06.2014 tarihinde menkul haczine gidildiğini, yapılan malvarlığı sorguları ve menkul haczi tutanaklarının geçici aciz vesikası hükmünde olup iş bu davanın ikamesi için yeterli olduğunu, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok çok altında devredildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, 26.06.2014 tarihinde (b) adresine gidilmiş ve bir işlem yapılmadan dönülmüş olduğu anlaşılmasına göre, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140 ncı maddesi gereğince davacı alacaklıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5147, K. 2024/1029, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5147-e-2024-1029-k-350e6c2bae72