Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20656 E. 2024/1833 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20656
- Karar No
- 2024/1833
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1093 E., 2021/1091 K. vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ... DAVA TARİH İ : 14.07.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine/İstinaf Talebinin Yeniden Oluşturulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/473 E., 2021/88 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, değişik gerekçe ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'tan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10804 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı Bursa İli,... İlçesi,...köyü, 5657 parseldeki apartmanın A3 Blok 1. Kat, 3 nolu bağımsız bölümünü düşük bedelle ...'e ondan da ...'e devredildiğinin tespit edildiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alım ve satımın gerçek olduğunu davaya bakmada yetkili mahkemenin Bursa... Mahkemelerinin olduğunu, taşınmaz üzerine konan ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini aksi görüş halinde davanın esastan reddedilmesi gerektiğini taraflarına aciz belgesi gönderilmediğini, müvekkilinin diğer davalılar ile akrabalığını ve önceye dayalı tanışıklığı bulunmadığını, taşınmazı 115.000,00 TL ye değerinde aldığını, bu ödemelere ilişkin belgelerin mevcut ve sahih olduğunu tereddüt halinde ilgili bankadan istenebileceğini su, elektrik ve benzeri aboneliklerinde müvekkili adına olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyaya sunmuş olduğu aciz vesikasının Yüksek Yargıtay kararlarına göre nitelendirilmesinin mümkün olmayacağını, dava ön şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazı ekte sunduğu harici satış sözleşmesi gereği 100.000,00 TL'ye aldığını muvazaa iddiasının yerinde olmadığını ve ödemeninde üç taksit halinde ...'a ödendiğini, vekaleten hareket eden ...r'e tarafından... aracılığıyla ödeme yapıldığını, Denizbank... Şubesi ... hesabı incelendiğinde ödemenin gerçek olduğunun sabit olacağını, ...r ile ...'in tanık olarak dinlenmesini satışın gerçek satış olduğunu muvazaanın söz konusu olmadığını ve davaya bakmaya mahkemenin yetkili olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.02.2021 tarihli ve 2020/473 Esas ve 2021/88 Karar sayılı kararıyla; İİK'nun 277 nci maddesi kapsamında dosyaya sunulmuş muvakkat ya da kati aciz vesikası bulunmadığı, asıl borçlunun borcu karşılayacak mal varlığı bulunmadığından bahisle muvakkat aciz belgesi yada kati aciz belgesi iddiasına dayanamayacağı hususunun bir dava şartı olduğu, ayrıca dava konusu satışın da gerçek bir satış olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan, tanık ...r tarafından Denizbank hesabından para çekilmesine ilişkin makbuzların davalı ...'a ödeme yapıldığına dayanak gösterilmesinin anlaşılamadığını, para makbuzunun gayrimenkul alım-satımlarında geçerli bir belge olmadığını bilmesi ve ödemelerin banka kanalıyla yapılmasını söylemesi gerekeceğini, ayrıca; davalının ablasının hesabından para çekerek davalı ablasına ev alması ve yapılan ödemelerin hiçbirinin davalı ...'a yapıldığının bir delille ispatlanmadığını belirterek istinaf taleplerinin kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararınca verilen kararın nihayetinde doğru karar olduğunu, hem aciz vesikası yokluğu sebebi ile dava şartı yokluğundan hem de esastan red kararı verilmesinin doğru olmadığını, dosyada aciz vesikası hükmünde haciz tutanaklarının bulunduğunu, dava konusu tasarruf ile ilgili İİK 278/2 maddesinin uygulama alanı bulunmadığını, davacının da İİK 280 inci maddesi kapsamında davalı borçlular arasında tanışıklık ilişkisi olduğunu da ispat edemediğinin anlaşıldığı mahkeme kararının gerekçesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda kabulü ile Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.02.2021 tarih, 2020/473 Esas 2021/88 sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davalı borçlunun acz halinde olduğunun kabul edilmiş olmasına, davanın esastan reddedilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.