Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4647 E. 2023/10507 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4647
Karar No
2023/10507
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/238 D.İş -2022/238 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-8638 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/161531 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada müvekkiline ait davalıya kasko sigortalı aracın hasar gördüğünü belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile aracın rayiç bedeli olan 80.000 TL, 350,00 TL çekme ücreti, 3.000 TL otopark ücreti, 188,00 TL MTV, 5.000 TL hukuksal koruma ücreti, 1.000 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 89.538,00 TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ve en yüksek ticari faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını bu nedenle başvurunun hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, başvuranın gerçek zararının müvekkilince yerine getirildiğini, başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, hukuksal koruma sigortası teminatı, kendisine karşı yapılan talepler ya da haklarının savunulması ve/veya alacaklarının talep ve tahsil edilmesi için sigortalının kendisinin yapmak/katlanmak zorunda olduğu hukuki yardımları konu ettiğinden, sigortalıya karşı talepte bulunan karşı tarafın yaptığı ya da yapacağı giderlerin anılan sigorta ile bir ilgisinin bulunmadığını, dolayısıyla bu talebin teminat kapsamında olmadığını, çekici ücretinin teminat kapsamında olmadığını, ikame araç talebinin haksız ve fahiş olduğunu, motorlu taşıtlar vergisi ve otopark ücretinden sorumlu olmadıklarını, temerrüt tarihinden itibaren avans faizinin istenilmesinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... çekme bedeli talebinin fatura sunulmadığı gerekçesiyle reddine, ikame araç talebinin sigortaya iletilmediği ve fatura sunulmadığı gerekçesiyle reddine, hukuksal koruma klozunun sigortalının kendisine yapılan/alacaklılarının talebi için sigortalının yapmak zorunda kalacağı hukuki yardımları kapsadığı gerekçesiyle reddine, otopark ve MTV talebinin teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddine, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın kaza tarihindeki piyasa değerinin 80.000 TL olduğu gerekçesiyle kabulüne" karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, aracın rayiç değerinin düşük belirlendiğini, aracın halen otoparkta olduğunu ve bu nedenle otopark ücretinin ödenmesi gerektiğini, çekme ücretinin, ikame araç bedelinin ve MTV ücretinin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, kararda gerekçe hüküm çelişkisi bulunduğunu, reddedilen kısım yönünden karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sovtaj bedelinin hatalı belirlendiğini ve tazminattan indirilmediğini ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… tarafların itirazlarının kısmen kabulü ile sovtaj bedeli düşülmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle 44.800 TL bedelin davacıya ödenmesine, taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin hukuka aykırı şekilde belirlendiği gerekçesiyle düzeltilerek hüküm kurulmasına, başvuru sahibinin araç otopark ücreti, araç çekme ücreti, ikame araç bedeli ve MTV ücretine yönelik itirazlarının reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağında müvekkilinin alkolsüz ve hatasız olduğunu, ağır hasarlı aracın trafik kaydının devir alınmadığını ve park yerinde bekletilmekte olduğunu, MTV' sini ödemek zorunda kaldıklarını, sovtajı talep etmediklerini, bedelin tamamını talep ettiklerini, rayiç değerin düşük belirlendiğini, ikame araç bedeli, çekme ücreti, hukuksal koruma ücreti ve MTV' nin ödenmesi gerektiğini belirterek bu yönlere ilişkin itirazlarının reddedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddeleri, Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartları, Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları' nın "Teminat Dışında Kalan Genel Haller" başlıklı A.6. Maddesinin 4.bendi uyarınca sigortalı ile sigortacı arasındaki bütün uyuşmazlıkların teminat dışında olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.10.2023 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, kasko sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu olay ve poliçenin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.2.2. maddesinde "Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir ... geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır" hükmü ve "Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı ... meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigorta ettiren, sigortalı araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından hasarlı araç sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp hurda bedelinin tazminattan düşülmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç, zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Araç hurdasının kimin uhdesinde bırakılacağı konusunda seçimlik hak, davacı sigortalıya aittir. Hasarlı aracın davacı sigortalı uhdesinde kalması halinde, belirlenen piyasa değerinden sovtaj değeri mahsup edilerek davalının sorumlu olacağı gerçek zarar tespit edilmelidir. Aksi halde ise, davacı sigortalı, hasarlı aracın, davalı sigortacıya mülkiyetinin geçirilmesi hususunda gerekli yükümlülükleri yerine getirmeli ve aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri davacı sigortalıya ödenmelidir. Somut olayda; davacının pert olan aracıyla ilgili araç rayiç bedelini talep ettiği; karara esas alınan bilirkişi raporunda, aracın ağır hasarlı olması nedeniyle pert kabulünün uygun olduğu, aracın hasar tarihindeki piyasa rayiç değerinin 80.000,00 TL. ve sovtaj bedelinin 35.200,00 TL. olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Davacı yan dava dilekçesinde araç sovtajının davacı sigortalı tarafından talep edilmeyip, davalı ... şirketinde kalması yönünde seçimlik hakkını kullanarak araç rayiç bedelini talep etmiştir. Bu durum karşısında; davaya konu kazada tam hasarlı ... gelen davacı sigortalıya ait araç hurdasının davalı ... şirketinde kalması kaydıyla, bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedel üzerinden (sovtaj bedeli düşülmeden) tazminata karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4647, K. 2023/10507, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4647-e-2023-10507-k-e028ebcbda71