Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14598 E. 2023/11243 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14598
Karar No
2023/11243
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3573 E., 2020/1598 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/477 E.-2018/471 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 01.02.2016 tarihinde, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda, şarampole yuvarlanmasıyla hayatını kaybettiğini, kazaya yol açan aracın davalı ...Ş. tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, meydana gelen kaza sonucu ...'ın hayatını kaybetmesi nedeniyle desteğinden yoksun kalan davacıların, bu nedenle uğradığı maddi zararın, davalı ... şirketince kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL tutarındaki maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketince ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının başvuru koşulunu yerine getirmediğini, bu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, kaza tarihi itibariyle, bedeni zararlarda kişi başına azami 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacıların desteğinin, kaza sırasında emniyet kemeri takmadığından sorumlu olduğunu, davacı ...’ün aynı zamanda sigortalı aracın işleteni olduğundan tazminat talep edemeyeceğini, kazaya karışan aracın işleteni konumunda olduğundan 2918 sayılı KTK madde 85. madde gereğince davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise tüm delillerin toplanmasını takiben, “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra davalı şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “destekten yoksun kalma” tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirketin tazminat ödemesine karar verilmesi halinde; sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, davalı şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, tek taraflı ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kaza tarihinde geçerli Genel Şartların A/6-d maddesi ile, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışında kaldığı, davacıların desteğin tam kusurlu eylemi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazanın 01.02.2016 tarihinde meydana geldiğini, 01.06.2015 tarihinde Genel Şartlar'ın değiştiğini, 26.04.2016 tarihinde de 6704 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiğini ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda değişiklik yapıldığını, kaza tarihi göz önüne alındığında, hala değişikliğe uğramamış olan kanunun yürürlükte olduğu anlaşılacağından ve kanun dururken Genel Şartlar'ın dikkate alınması, normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil ettiğinden yerel mahkemenin kararına katılmadıklarını, kaza tarihi itibariyle kanunda açıkça teminat dışında bırakılmamış olan bir durumun normlar hiyerarşisinde kanundan daha alt düzeyde bulunan Genel Şartlar'la teminat dışında bırakılmasının hukuka alenen aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, sürücü/desteğin sevk ve idaresindeki araç ile 01.02.2016 tarihinde kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kazada öldüğü, poliçenin düzenlenme tarihinin 30.10.2015 olduğu, Yargıtay uygulamalarına göre, davalının sorumluluğunun kapsamının, 01.06.2015, yani davaya konu trafik kazasından önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmesi gerektiği, Genel Şartlar'ın "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A. 6. maddesi (d) bendinde; "destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" teminat kapsamı dışında bırakıldığından, kendi ölümüne neden olan sürücünün (desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrarla ve devamında ZMMS Genel Şartları'nın ilgili maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, bu sebeple uygulanamayacağını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları C.11 maddesi ve A.6. maddesi (d) bendi A.3.b maddesi, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 90, 91 ve 92 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalı tarafından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 30.10.2015-30.10.2016 vadeli olduğu 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu Genel Şartlar'a atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına, hernekadar davacılardan Ümmühan Tatar'ın kazaya sebep olan aracın işleteni olması ve zorunlu trafik sigortacısının, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı, olayda davacı Ümmühan'ın davalı zorunlu trafik sigorta şirketi karşısında zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunmadığı ve kendi trafik sigortasından tazminat talebinde bulunamayacağının gözetilmemesi doğru değil ise de kararın sonucu itibariyle doğru olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14598, K. 2023/11243, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14598-e-2023-11243-k-8197ecde153a