Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9559 E. 2024/12026 K. – Ölüm Aylığının

Konu: Ölüm Aylığının Yeniden Bağlanması Gerektiğinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9559
Karar No
2024/12026
Karar Tarihi
Konu
Ölüm Aylığının Yeniden Bağlanması Gerektiğinin Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/101 E., 2024/169 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.08.2008 tarihinden itibaren babası ... ve annesi ... üzerinden yetim aylığı aldığı, ancak 2019 yılı Ocak ayından itibaren yetim aylığının kesildiği, Kuruma başvurarak muvazaalı boşanmasının olmadığı, ailede yaşanan bir takım husumetler nedeniyle iftirada bulunulmuş olabileceğinden bu konunun araştırılarak, yeniden aylığının bağlanmasını talep ettiği, muvazaalı boşanmanın olmadığı, davacının 04.06.2008 tarihinde eşinden boşandığı, oğlu gelini ve torunları ile birlikte yaşadığı, boşandığı eşi ile ikamet adreslerinin farklı olduğu, davacının Almanya'dan gelen oğlunu görmek için eski eşinin evine gitmesinin boşanmanın muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, 7 senedir kanser tedavisi gördüğü, maddi olarak mağdur durumda olduğu, eski eşi ile mecburiyetler dışında görüşmediği iddiasıyla davacının kesilen ölüm aylığının kesilme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulundukları, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğu, herhangi bir eksiklik bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 19.03.2021 tarihli ve 2019/59 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararla davanın boşanmadan sonra birlikte yaşama iddiası ile aylığın kesilmesi işleminin iptali ve aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkin olduğu, davacı hakkında düzenlenen denetim tutanağı ve dayanakları, tutanak tanıklarının duruşma beyanları, dava konusu dönemde davacı ve boşandığı eşinin aynı hastaneye gittikleri, aynı doktora muayene oldukları ve yakın tarihlerde aynı eczaneden ilaçlarını aldıklarına ilişkin Kurum kayıtları, elektrik, su, doğalgaz abonelik kayıtlarının adres kayıt sistemindeki adresler ile uyuşmaması, boşanmanın anlaşmalı olup açıldıktan 2 gün sonra sonuçlanmış olması, adres kayıt sistemindeki kayıtlarda gerçeğe aykırı beyan nedeniyle silindiği belirtilen kayıtların bulunması ve tüm dosya kapsamına göre davacının boşanmadan sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından 06.10.2022 tarihli ve 2021/1135 Esas, 2022/1521 Karar sayılı kararı ile yargılama kapsamında, Kurum denetim görevlilerine beyanda bulunan ve Mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen şahıslar tüm aşamalardaki beyanlarında, davacının eşiyle birlikte yaşadığını belirttikleri, bir kişi ise farklı beyanda bulunamamış ise de, bu durumu haklı, makul ve kabul edilebilir bir sebebe dayandıramadığı, dolayısıyla birbirini doğrulayan beyanlar ile denetim raporu ve ekleri birlikte göz önüne alındığıda davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının anlaşılması karşısında Kurum işlemi ve Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2021/1135 Esas, 2022/1521 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 02.04.2018 tarihli ve 2015/24340 Esas, 2018/2858 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada ise Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmakta olup, davacı ve boşandığı eşinin zaman içerisinde değişiklik gösterdiği anlaşılan tüm adreslerinde fiili birliktelik olgusu hakkında yapılacak zabıta araştırması ile davalı Kurumca borç tahakkuk yapılan dönem içerisinde seçim kayıtları üzerinde durularak seçmen geri izleme belgelerinin adresleri de içerecek şekildeki suretlerinin seçim müdürlüklerinden istenmesi ile oluşacak sonuca göre davacı ile eski eşinin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı hususunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tanındığı 654 Sk. adresinde davacının eşi tanınmıyor ise de diğer adreslerde davacı ve eski eşinin karı-koca olarak tanınıyor olmaları, denetime konu dönemde birlikte sağlık kuruluşlarına müracaat etmiş olmaları, davacının 2018'de adres olarak eski eşinin adresini bildirmiş olması, yalan beyanda bulunmalarını gerektirir bir husus dosyaya yansımayan tutanak tanıklarının özellikle tanıklar ..., ..., ...'in davacının eşini davacının evinde gördüğüne yönelik beyanları karşısında denetmen raporunda tarafların boşandıktan sonra birlikte yaşadıkları yönündeki tespiti haklı olup bu doğrultuda yapılan Kurum işlemlerinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ikamet adresinde oğlu gelini ve torunlarıyla birlikte yaşadığı, tutanağın eski eşin müşterek çocuklarla yaşadığı başka adreste tanzim edildiği, tutanak günü davacının yurt dışından gelen oğlunu görmeye gittiği, hatta tutanak tutulurken eski eşin işi gereği şehir dışında olduğu, Kurumun tek bir ihbarla yetersiz araştırma ile işlem tesis ettiği, davacının kiracı olarak ikamet ettiği, tarafların muvazaalı boşandıklarına dair delil bulunmadığı, abonelik adreslerinin uyuşmadığı, hiçbir zaman boşanma sonrası birlikte yaşamadıkları, davacının uzun zamandır kanser tedavisi gördüğü, kredi borçlarını ödeyemediği, mağdur olduğu, davanın reddi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9559, K. 2024/12026, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9559-e-2024-12026-k-6733aab9ba92