Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6265 E. 2023/10251 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6265
Karar No
2023/10251
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/545 Değişik İş, 2021/545 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/23261 HÜKÜM/KARAR : Davacının İtirazının Reddine/Davanın Usulden Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/55137 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 16.07.2012 tarihinde çarpması neticesinde %5 oranında malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihi olan 24.09.2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, ATK'dan kusur raporu alınmasını, hem ölüm hemde yaralanma olduğundan ölüm ve yaralanmalar bazında ayrı raporlar alınmasını talep ettiklerini, davacının elde ettiği gelirlerin belirlenerek mahsubu gerektiğini, haklarında hüküm kurulması halinde başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesini ve vekalet ücretinin hesaplanacak miktarın 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. davalıya sigortalı araç sürücüsünün, davacı yayaya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, davalı vekilinin zamanaşımı def'ini süresinde ileri sürmediği, covid-19 salgını nedeni ile yargılamanın süresinde yetişememe ihtimali gereği tarafların muvafakati alınarak yargılamada 2 aylık süre uzatımı yapıldığı, davacının maluliyet raporunda çelişki bulunması nedeni ile tedavi evrakları ile birlikte 16.07.2012 tarihli kaza nedeni ile sürekli iş göremezliğinin olup olmadığı, maluliyetin kaza nedeni ile oluşan kırıktan kaynaklı gelişen bir kısıtlılık mı yoksa kaza tarihinden itibaren geçen 8 yıllık evrede ortaya çıkan başka bir durumdan mı kaynaklandığının tespiti amacıyla ikametgahına en yakın rapor vermeye yetkili hastaneden kaza tarihinde geçerli Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği uyarınca rapor aldırılmasına dair davacıya kesin süre verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen süre içinde rapor verilmediği, tarafların kendilerine verilen kesin süre içinde işlem yapması gerektiği, verilen kesin süre ile karşı taraf için de usuli kazanılmış hak doğduğu, bu nedenle verilen sürenin uzatılması yada rücu edilmesinde yasal olanak bulunmadığı" gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin maluliyete ilişkin raporun temini için tanımış olduğu sürenin, pandemiden kaynaklanan hastanelerdeki yoğunluk nedeniyle yetersiz kaldığını, verilen süre içerisinde maluliyet raporunun uyuşmazlık dosyasına sunulmaması sebebiyle talebin usulden reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul'da ikamet eden başvuru sahibinin, 16.07.2012 tarihli trafik kazasında yaralanması sonucu ilk ve devam eden tüm tıbbi tedavisinin İstanbul'daki hastanelerde yapıldığı, buradaki bir çok Üniversite veya Araştırma Hastanesinden maluliyet raporu alma imkanı olmasına rağmen, yasal bir engel bulunmamasından yararlanarak, davalı ... şirketine başvurmadan doğrudan yaptığı bireysel başvuru ile uyuşmazlığa esas aldığı maluliyet raporunu Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp AnaBilim Dalı Başkanlığı'ndan aldığı, davacıya tekrar rapor alarak ibraz etmesi için kesin süre verilmesine rağmen kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği, STK Uyuşmazlık Hakem Heyetinin verdiği usulden ret kararının yerinde olduğu," gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunun tedavi evrakları incelenerek değil muayene yapılarak düzenlendiğini, kazadan sonra 1 yıl bekleme süresinin alt ekstremiteye bağlı sorunlarda geçerli olduğunu, raporun yönetmeliğe uygun olmadığı düşünülse dahi bu hususun tamamlanabilir nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 16.07.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91,97 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 16.07.2012 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.09.2020 tarihli raporda, radius üst uç kırığı arazı nedeni ile davacının %5 sürekli iş gücü kaybının olduğu tespit edilmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, rapor, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; 16.07.2012 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının sürekli iş göremezliği olup olmadığı, kaza ile illiyet bağı kuran, davacının oluşan maluliyetinin kaza nedeni ile mi yoksa kaza tarihinden itibaren geçen 8 senelik evrede ortaya çıkan başka bir durumdan mı kaynaklandığının tespiti maksadı ile ikametgahına en yakın yetkili hastaneden rapor alması için kesin süre verilmesine rağmen kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının ibraz edilen rapora itiraz ettiği, isabetli olarak tekrar rapor alınması için süre verildiği, fakat verilen süre içinde yeni bir rapor ibraz edilmediğinden verilen usulden red kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar vermiştir. Ancak; ibraz edilen raporda, davacıya ait tedavi evraklarının incelenerek muayenesinin yapıldığı, kaza tarihinde geçerli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve eki cetvellerine göre oluşan radius üst uç kırığı nedeni ile sürekli %5 çalışma gücü kaybı, 4 ay iyileşme süresi ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğu belirtilmiştir. Kaza tarihine göre geçerli yönetmelik kullanılarak hazırlanan rapor usule uygun olup, esasa girilmesi gerekirken, yeniden rapor alınması yönünde süre verilip, verilen süre içinde de rapor alınmaması gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. Kararın bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6265, K. 2023/10251, T. 04.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6265-e-2023-10251-k-9afebbbf5735