Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4512 E. 2023/10031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4512
Karar No
2023/10031
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/118 Değişik İş, 2022/118 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-4904 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddi/ Davacının İtirazının Kabulü ile Kararın Faiz Başlangıcı Yönünden Düzeltilmesi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/159437 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının faiz başlangıcına yönelik itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.06.2017 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralanarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre (ÇGMKGKOTİY) %30.2, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ise %48.7 oranında malul kaldığını, poliçe tanzim tarihi nazara alındığında Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, davalının kaza tespit tutanağına göre %75 oranında kusurlu olduğu, davalıya 26.04.2019 tarihli dilekçe ile yapılan başvuru üzerine 04.09.2018 tarihinde yapılan 18.984,00 TL tutarındaki ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 42.000,00 TL maddi tazminatın 04.09.2018 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 01.09.2021 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporunda ödemenin güncellenmediğini, yapılan ödemenin güncel tutarının tenzilinden sonra %30.2 maluliyet oranına göre bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 361.100,38 TL olduğunu, hesaplanan tutarın sakatlık teminat limitini aştığını, bu nedenle sakatlık ve tedavi gideri teminat limitleri dahilinde 8.200,21 TL geçici iş göremezlik, 302.815,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.159,14 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere talebini toplam 314.174,97 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur tespiti gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti gerektiğini, sunulan rapordaki maluliyet oranını kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek başvurunun usul ve esastan reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 9 uncu maddesine uygun olarak ilgili hastaneye yönlendirildiğine ilişkin yazı bulunmadığı ve davalının yükümlülüğünü yerine getirmediği, kaza tespit tutanağında belirlenen kural ihlallerine göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 ve davacının %25 kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacının sunduğu raporda maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca %30.2 olarak belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 302.816,00 TL sürekli iş göremezlik ve 8.200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 3.159,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 314.175,00 TL'nin 15.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kısmi ödeme tarihi olan 17.09.2018 tarihinin temerrüt tarihi olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yapılan ödeme ile sorumluluğun yerine getirildiğini, genel şartlarda öngörülen zorunlu başvuru şartının, açık rıza beyanı ve son gelir durum belgesinin olmaması nedeniyle gerçekleşmediğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik talebinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacıya ödeme yapılmış olmasının sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabulü anlamına gelmediğini, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, kusura ilişkin itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının değerlendirilmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kaza tespit tutanağının resmi trafik görevlilerince tutulduğu ve tutanakta her iki sürücüye de kusur atfedilen maddelerin incelenmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve davacının tali kusurlu olduğunun anlaşıldığı, ayrıca davalının 04.09.2018 tarihinde sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur ve %4 maluliyet oranına göre ödeme yaptığı, bu kusur oranının davalının kabulünde olduğu gözetilerek kusur raporu alınmadan karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta davacının maluliyet oranının %30.20 olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davalının yaptığı ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, 17.09.2018 kısmi ödeme tarihinde davalının temerrüte düştüğü gerekçesiyle; davalının itirazının reddine, faiz başlangıcına ilişkin davacı itirazının kabulü ile kararın faiz başlangıcına ilişkin kısmının "17.09.2018" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 11.06.2017 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olmasına karşın uyuşmazlık hakemince daha düşük maluliyet oranı belirleyen ÇGMKGKOTİY'ne göre belirlenen %30.2 maluliyet oranının hükme esas alınmasına, davacının buna yönelik bir itirazının olmamasına, hesaplanan tazminatın poliçe limiti üzerinde olduğu gözetilerek davacının bedel artırımı yapmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında kazaya karışan her iki aracın kural ihlalinde bulunduğunun belirtildiği, davacı sürücünün %75 kusur oranında tazminat talebinde bulunduğu, davalının savunmasında kusur raporu alınmasını talep ettiği, ancak İtiraz Hakem Heyetince trafik kazasında tarafların kusur oranları belirlenmeden, kaza tespit tutanağındaki kural ihlallerine ilişkin tespitler esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasında alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürülüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4512, K. 2023/10031, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4512-e-2023-10031-k-e9494dac97c2