Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7995 E. 2023/11170 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7995
- Karar No
- 2023/11170
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/660 E., 2021/662 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-24855 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/Davalı vekilinin itirazının reddi, davacı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/69292 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, yeniden hüküm kurularak başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.11.2020 tarihinde davacının aracı ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 14.646,00 TL araç hasar tazminatı ve 354,00 TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 41.354,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki kusur oranının tespiti için rapor alınması gerekiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, dosya kapsamında alınan 14.05.2021 tarihli sigorta eksperi bilirkişi raporuna göre davacının aracında meydana gelen hasarın hesaplandığı, buna göre KDV dahil edilmemiş % 5 iskontolu olarak hasarın 54.607,30 TL tutarında olduğu, davalının aldığı ekspertiz raporunda araç hasarının 22.200,00 TL olarak belirlendiği, dosya kapsamında hesaplanan 54.607,30 TL hasar miktarından 22.200,00 TL'nin mahsup edilmesi suretiyle 32.407,30 TL bakiye araç hasar tazminatının tespit edildiği, davalının KDV'den sorumlu olmadığı, hesaplama yapılırken iskonto uygulanması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 32.407,30 TL araç hasar tazminatı ve 354,00 TL ekspertiz raporu ücreti olmak üzere toplam 32.761,30 TL’nin 26.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporundaki KDV hariç ve iskontolu bedel üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının ödemesi gereken bedelin orijinal parçalar üzerinden iskonto uygulanmadan ve KDV dahil edilerek hesaplanması gerektiğini, hakem heyetince bilirkişi tarafından hesaplanan hasar tutarına değil, davalının aldığı ekspertiz raporunda belirlenen parça bedeline göre karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın parça ve işçilik fiyatlarının fazla hesaplandığını, tazminat tutarına en az %10 iskonto uygulanması gerektiğini, davalının sorumluluğunun hasar gören parçanın onarımı veya eşdeğeri parça ile değişimi olduğunu, bunun mümkün olmaması halinde davalının orijinal parçadan sorumlu olacağını, kusur raporu alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekli inceleme yapılmadan hazırlandığını, raporun denetime elverişli olmadığını, davacının hasar dosyası kapsamında ekspertiz incelemesi yapılmasına imkan sağlamadığını, bu incelemenin yapılmasının davacı tarafından engellendiğini, davacının Sigorta Bilgi Merkezi yönetim ve denetiminde “Eksper Atama ve Takip Sistemi” üzerinden eksper atamadığını, bu nedenle ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ekspertiz ücretine ilişkin talebi değerlendirilecekse bile 6102 sayılı TTK'nun 1426 ıncı maddesi kapsamında bu talebin makul gider olup olmadığının ele alınması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargıtay’ın yerleşik görüşü ve Genel Şartlara göre gerçek zararın giderilmesi esastır. Bu çerçevede tazminat hesaplamasında anlaşmalı servis iskontosu uygulanamayacağı gibi hesaplama orijinal parça fiyatı üzerinden yapılmalı ve hesaplamaya KDV de dahil edilmelidir. Açıklanan sebeplerle ve Yargıtay’ın yerleşik görüşü uyarınca iskonto uygulanması hatalı olup, davacının itirazları yerinde görülmüş ve rapordaki iskontosuz KDV dahil miktarın esas alınmasına, ancak teminat limiti 41.000,00 TL ile sınırlı olup, bu sebepten 41.000,00 TL üzerinden başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde; başvuru sahibinin tazminat ödemesi talebiyle hasar tespitine yarayan tüm belgeleri 15.12.2020 tarihinde sigorta kuruluşuna iletmiş, davalı tarafından yasal süre içinde herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle, başvuru sahibi ihbar süresi tamamlandıktan sonra tahkime başvuru yapmıştır. Görüleceği üzere dava öncesi başvuruda herhangi bir eksiklik söz konusu olmayıp başvuran vekilinin sigorta şirketine yaptığı başvurunun KTK 97, 99 ve ZMSS Genel Şartlar B.2.2.1 maddesi ve genel şartlar eki Ek:6 kapsamına uygun yapıldığı, gerekli belgeleri sigorta şirketine iletmiş durumda olduğu görülmüştür. Ayrıca sigorta kuruluşu tarafından süresi içerisinde ödeme yapılmadığı gibi, başvuru sahibine herhangi bir eksik evrak bildiriminde bulunmadığı, aracın gösterilmesi yönünde başvuru sahibine herhangi bir bildirim veya ihtar yapıldığına dair bir belge sunmadığı görülmüştür. Davalı şirket, aracın kendilerine gösterilmediğini ve bu sebeple usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirtmekte ise de bu hususu kanıtlayan, başvuru sahibinin aracı kasıtlı olarak göstermediğine dair yazılı bir belge ya da beyan sunulmamıştır. Başvuru sahibi tarafından ihbar süresi tamamlandıktan sonra tahkime başvuru yapılmış olduğundan davalının bu hususa yönelik itirazının reddi gerekir...TTK’nın 1426. maddesinden kaynaklanan giderleri ödeme borcu, madde başlığından da anlaşılacağı üzere, sigortacının sigorta sözleşmesinden doğan borç ve yükümlülükleri arasında düzenlenmiştir. Bu çerçevede, hasar/değer kaybı miktarının belirlenmesi bakımından davacı tarafından yapılan ekspertiz ücreti faydasız kalmış olsa dahi davacı lehine hükmedilmelidir. Bu sebeple araçta oluşan hasar bedeli de dikkate alındığında, hasar tespiti için ödenen KDV dahil 354,00 TL ekspertiz ücreti talebi heyetimizce makul görülmüş ve davalının itirazının reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 41.000,00 TL araç hasar tazminatı ve 354,00 TL ekspertiz raporu ücreti olmak üzere toplam 41.354,00 TL’nin 26.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalının hasar tazminatı hesaplaması yapmasını mümkün kılacak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı tarafından alınan ekspertiz raporu hazırlanırken davacının aracını göstermeyeceğini beyan ettiğini, eksperin hasar tutarına ilişkin incelemeyi evrak ve resim üzerinden yaptığını, eksik evrak sebebiyle başvurunun usulden reddi gerekmekteyken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın parça ve işçilik fiyatlarının fazla hesaplandığını, davalı tarafından alınan ekspertiz raporunda 22.200,00 TL hasar onarım bedelinin tespit edildiğini, tedarik parçalar üzerinden iskonto uygulanması gerektiğini, davacının dosyaya onarım faturası sunmadığını, bu nedenle davalının KDV’den sorumlu olmadığını, davacının Sigorta Bilgi Merkezi yönetim ve denetiminde “Eksper Atama ve Takip Sistemi” üzerinden eksper atamadığını, bu nedenle ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ekspertiz ücretine ilişkin talebi değerlendirilecekse bile 6102 sayılı TTK'nun 1426 ıncı maddesi kapsamında bu talebin makul gider olup olmadığının ele alınması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar görmesi nedeniyle, davacının araç hasar tazminatı ve ekpertiz raporu ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 6102 sayılı TTK'nun 1426 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.3. bendinde yer alan "6.176,02 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.