Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27449 E. 2023/11244 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/27449
- Karar No
- 2023/11244
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/404 E., 2019/278 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıların kazada ölen oğluna ait aracın hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 14.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aracı kazada ölen sürücü Hüsnü Arıcan'a kiraladığını, davalının rent a car sahibi olduğunu, kazada sorumluluğunun bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekilinin aracının İMM sigortasından zararın talep edilebileceğini, davacıların kendi araçları için yurt dışı sigortalarından ödeme almışlar ise bunu ispatlamak zorunda olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin ilk kararı ile; davanın kısmen kabulüne ve 12.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.BOZMA KARARI Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.10.2012 tarih ve 2012/9542E-2012/11157K sayılı ilamı ile; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 4721 sayılı TMK'nun “İSPAT YÜKÜ” başlığını taşıyan 6. maddesi uyarınca, Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Hükme esas alınan 25.5.2010 tarihli bilirkişi raporu karar vermeye yeterli nitelikte değildir. Davacıların yasal mirasçıları oldukları oğulları Derviş'e ait XC 41 509 plakalı mersedes marka aracın hasarına ve gerçek zarar miktarına ilişkin tüm deliller usulen toplandıktan sonra uzman bilirkişiden denetime açık ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. V. MAHKEMECE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Mahkeme'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı sonrasında alınan makine mühendisi bilirkişi raporu ile aracın pert olması da dikkate alınarak kaza tarihindeki hasarsız emsal bedelinin 25.000,00 TL olarak tespit edildiği, dava tarihinden önce sigorta şirketi tarafından davacılara 6.000,00 TL ödendiği, bozma sonrasında ıslah yapılamayacağından ıslahın yapılmamış sayıldığı gerekçesiyle, dava dilekçesi ile talep edilen miktar üzerinden, davanın kabulü ile 14.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aleyhe değiştirme yasağı ilkesi gereğince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma öncesinde mahkemece 12.000,00 TL alacağa hükmedilerek, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiğini, kararın yalnızca davalı vekili tarafından temyizi üzerine bozulduğunu, ancak bozma sonrasında mahkemece verilen kararda 14.000,00 TL'ye hükmedildiğini, usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, davacı vekilinin istinabe talebinden vazgeçerek davasını ispatlayamadığını, ıslah dilekçesiyle artırılan miktarın, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin kural uyarınca reddedilmiş olmasına rağmen, kendileri yararına vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulması gerektiğini savunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında davacılar murisine ait aracın zarar görmesi nedeniyle aracın bedeline yönelik tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Mahkemece bozma öncesi kararda, dava kısmen kabul edilerek 12.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin ilamı ile hükme esas alınan 25.5.2010 tarihli bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli nitelikte olmadığı, aracın hasarına ve gerçek zararına ilişkin uzman bilirkişiden denetime açık ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması gerektiğine vurgu yapılarak kararın davalı yararına bozulduğu anlaşılmıştır. Bozma kararı sonrasında mahkemece farklı bir bilirkişiden rapor alınmış, raporun dosya kapsamına uygun olduğu benimsenerek ve taleple bağlı kalınarak, 14.000,00 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır. Zira mahkeme ilk kararının, davalı lehine bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı, davacı tarafın, ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan rapora da itirazının bulunmadığı gözönüne alındığında, bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında hükmedilen 12.000,00 TL tazminat miktarı için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. O halde, tazminat miktarı yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, temyiz eden davalı şirketin sorumlu olduğu tazminat miktarının 12.000,00 TL olduğuna hükmedilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde 14.000,00 TL'den sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerektirmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi