Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4145 E. 2023/10434 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4145
Karar No
2023/10434
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/133-2022/197 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-41308 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/162590 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2020 tarihinde davacının eşi ...’ın idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 242.531,49 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 242.431,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı tarafından hasar aşamasında davacıya 01.03.2021 tarihinde 85.929,19 TL tazminat ödendiğini, eksik ödeme olmadığını, davalının sorumluluğu bulunmadığını, karşı araç sürücüsü konumunda olan desteğin kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığının kaza tespit tutanağından anlaşılamadığını, bu hususun araştırılması, emniyet kemerinin takılmadığının anlaşılması halinde hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, % 0 teknik faize ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça davacıya daha önce ödenen tazminatın yetersiz olduğu, yapılan kısmi ödeme tarihi (01.03.2021) ile eldeki davanın açılış tarihi arasında iki yıl geçmediğinden, davalı vekilinin bu husustaki itirazının reddi gerektiği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce yapıldığı, desteğin müterafik kusurlu oluşuna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazaya istinaden taraf vekilleri arasında ihtiyari arabuluculuk yoluna gidildiğini, taraf vekilleri arasında 25.10.2021 tarihinde anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma tutanağı uyarınca davacı ... ve çocukları adına arabuluculuk tutanağındaki tutarlar üzerinden anlaşma yapılıp ödemeler gerçekleştirildiğini, arabuluculuk tutanağının kesin hüküm mahiyetinde olduğunu, anlaşma tutanağında davacının eldeki tahkim dosyasından feragat edeceğinin belirtilmesine rağmen davacı tarafça feragat edilmediğini, arabuluculuk anlaşması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden yeni kusur raporu alınması gerektiğini, karşı araç sürücüsü konumunda olan desteğin kaza esnasında kask ve koruyucu ekipman takıp takmadığının kaza tespit tutanağından anlaşılamadığını, bu hususun araştırılması, emniyet kemerinin takılmadığının anlaşılması halinde hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, % 0 teknik faize ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiş, aynı Kanun’un 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında da “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmü getirilmiştir. Buna göre arabuluculuk faaliyeti sonucunda ulaşılan anlaşmanın taraflar için bağlayıcı olduğu, üzerinde anlaşılan uyuşmazlıklar yönünden daha sonra dava yoluna gidilemeyeceği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalı vekilinin temyiz dilekçesine ekli, 25.10.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinde “davalı nezdinde 14/02/2020-14/02/2021 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın 10.07.2020 tarihinde yaptığı kaza sonucu ...’ın vefatı sebebiyle davacı eş ... için 185.000,00 TL maddi tazminat ödeneceği” husususunda anlaşmaya varıldığı” bildirilmiş olup, davalı ... tarafından davacı ... vekiline 05.11.2021 tarihinde söz konusu ödemenin yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince taraflar arasında imzalanan 25.10.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4145, K. 2023/10434, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4145-e-2023-10434-k-32d245717a5a