Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21562 E. 2023/11475 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21562
- Karar No
- 2023/11475
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/592 E., 2021/504 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/47 E., 2020/192 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.08.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı Güneş Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesi olan araç ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan diğer aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davacının eldeki davayı açmadan önce 16.10.2015 tarihinde ... aleyhine Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/242 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açtığını, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle % 44 oranında malul kaldığı gerekçesiyle mahkemenin 01.12.2017 tarihli 2015/242 Esas, 2017/690 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine 203.760,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, söz konusu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2019 tarihli 2018/491 Esas, 2019/885 Karar sayılı ilamı ile tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığını, bunun üzerine mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporu ile 289.381,26 TL maddi tazminatın hesaplandığını, ancak mahkemenin 27.11.2019 tarihli 2019/121 Esas, 2019/358 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine 203.760,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, aktüer bilirkişi tarafından hesap edilen miktar ile hükmedilen miktar arasında 85.621,00 TL bakiye zarar miktarı bulunduğunu, eldeki davanın bakiye tazminatın davalıdan tahsili amacıyla açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın ilk dava tarihi olan 16.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; soruşturma dosyasının celp edilmesi gerektiğini, karşı taraf ile sulh ve ibraname sözleşmesi imzalandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalı kurum tarafından gelen yazı cevabının incelenmesinde 27.12.2019 tarihinde davacı vekili ile ... tarafından Sulh ve İbraname başlığı adı altında yapılan anlaşma gereği 08.08.2015 tarihli trafik kazasından ve belirtilen dava dosyalarından kaynaklanan başkaca bir hak ve alacağın kalmadığı, 325.838,43 TL üzerinde kalan tutardan feragat edildiği ve Güvence Hesabının ibra edildiği kabul edilerek mevcut belge imza altına alınmıştır. Davacının davalı hakkında vermiş olduğu ibraname yeterli görülerek ibraz edilen ve getirtilen diğer deliler değerlendirilmekle; tüm dosya kapsamı davacı vekilinin dava dilekçesi, beyanları, davalı vekilinin cevap ve beyanları ile 27.12.2019 tarihli taraflar arasından düzenlenen ibraname karşısında; davacının davalıyı maddi tüm zararlarından dolayı ibra etmiş olduğu ve haklarından feragat ettiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ibranamenin dava açılmasına engel olmadığını, ilk açılan davada 203.760,00 TL maddi tazminatın kabul edildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine yeniden hesaplama yapılması için kararın kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında maddi tazminatın 289.381,26 TL olarak hesaplandığını, bakiye bedelin ödenmesi için davalıya başvuru yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, ilk açılan davada ıslah yapıldığından kalan bakiye miktarın tahsili için işbu ek davanın açıldığını, 2918 sayılı KTK’nun 111’nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca davadan önce yapılan tazminat ödemesinin yetersiz ve fahiş olması halinde yapılan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Başkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2019 Tarih, 2019/121 Esas, 2019/358 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 16.10.2015 tarihinde davacı ... tarafından davalılar ... ve Güneş Sigorta A.Ş. aleyhine, 08.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talep edildiği, mahkemece 01.12.2017 Tarih, 2015/242 Esas, 2017/690 Karar sayılı kararı ile davacının %44 oranında malul kaldığı, 6 ay süre ile geçici iş göremezliğinin bulunduğu, maddi zararının 203.760,00 TL olduğu, davalı Güneş Sigorta A.Ş.'ye sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ıslah dilekçesi dikkate alınarak 203.760,00 TL'nin davalı ... Hesabından tahsiline, davalı Güneş Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum BAM 3. Hukuk Dairesinin 30.04 2019 tarih, 2018/491 Esas, 2019/885 Karar sayılı kararı ile, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda davacının maddi zararının 289.381,26 TL olarak hesaplandığı, davacının bozmadan sonra ıslah olmayacağından bakiye miktar yönünden ek dava açılacağını beyan ettiği, mahkemenin 27.11.2019 Tarih, 2019/121 Esas, 20219/358 Karar sayılı kararı ile 203.760,00 TL üzerinden davanın kabul edildiği, davalı ... tarafından hükmün istinaf edildiği, daha sonra ibraname nedeniyle istinaftan feragat dilekçesi sunulduğundan kararın 05.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 13.12.2017 tarihinde alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine, 203.760,00 TL asıl olmak üzere toplam 267.798,35 TL alacağın tahsili için mahkemece verilen ilk karara dayanarak Özalp İcra Müdürlüğünün 2017/548 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığı, davacı vekili tarafından imzalanan 27.12.2019 tarihli sulh ve ibraname başlıklı belgede "... aleyhine açılan Başkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas, 2017/690 Karar, Başkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/121 Esas, 2019/358 Karar sayılı dosyası ve Özalp İcra Müdürlüğünün 2017/548 sayılı dosyasına ilişkin alacak için sulh olunarak; hesap tablosunda belirtilen 325.838,43 TL'nin yasal kesintiler yapılarak icra dosyasına ödenmesi kaydıyla, Güvence Hesabından 08.08.2015 tarihli trafik kazasından ve yukarıda belirtilen dava dosyalarından kaynaklanan başkaca herhangi bir hak ve alacağımızın kalmadığını, 325.838,43 TL'nin üzerinde kalan tutardan feragat ettiğimizi, icra feragat harcı tarafımıza ait olmak üzere Güvence Hesabını gayri kabili rücu kaydıyla ibra ettiğimizi kabul ve beyan ederiz." ifadelerinin bulunduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu, 30.12.2019 tarihinde ... tarafından icra dosyası hesabına 320.100,71 TL banka yoluyla ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Feragat 6100 sayılı HMK’nun 307, 309, 310, 311 ve 312 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Feragat davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup davanın her aşamasında nazara alınabilir ve kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile davayı sonuçlandıran işlemdir. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre somut olay değerlendirildiğinde, 27.12.2019 tarihli sulh ve ibraname başlıklı belge içeriğine göre, davacının ilk dava konusu olan maddi tazminatı davalı sigorta şirketinden tahsil ettiği, tahsilat nedeniyle kalan tutardan açıkça feragat ettiği, ödemenin ilk davadan sonra gerçekleşmesi nedeniyle KTK'nın 111 inci maddesi anlamında bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, ibranamenin soyut bir ibra niteliğinde olmadığı, ilk dava sonrası davacının bakiye alacağın olduğunu bilmesine rağmen anlaşma ile borcu sona erdirdiği, TBK’nın 28 inci maddesi uyarınca iradede yanılma halinden de söz edilemeyeceği, mahkemenin benzer gerekçeler ile mevcut feragat niteliğindeki belge sebebiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli karar hakkının, hak arama hürriyeti kapsamında olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin yeterli olmadığını, davaya konu ibranamenin eldeki davanın açılmasına engel oluşturmadığını, ilk açılan davada 203.760,00 TL maddi tazminatın kabul edildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine yeniden hesaplama yapılması için kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında 289.381,26 TL maddi tazminatın hesaplandığını, bakiye bedelin ödenmesi için davalıya başvuru yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını, ilk açılan davada ıslah yapıldığından kalan bakiye miktarın tahsili için işbu ek davanın açıldığını, kısmi davada fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, bakiye alacak bölümü için gerek kısmi dava karara bağlanmadan önce, gerekse daha sonra ayrı bir dava açılmasının hukuken mümkün olduğunu, 2918 sayılı KTK’nun 111’nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca davadan önce yapılan tazminat ödemesinin yetersiz ve fahiş olması halinde yapılan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğini, tazmini gereken miktar ile ibranamede yazılı olan miktar arasında açık bir orantısızlığın bulunması durumunda, ibranameyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek gerektiğini, ibraname ile alınan meblağın, gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, ivazlar arasında açık bir nispetsizliğin bulunması halinde ibranamenin ancak makbuz niteliğinde bir belge olarak kabul etmek gerektiğini, olay tarihi itibariyle tazminatın tamamını ödemekle yükümlü bulunan zarar sorumlularının kısmi ve yetersiz ödemelerinin onların temerrüdünü ortadan kaldırmayacağını, kısmi ödemenin hesap raporu tarihine kadar güncelleştirilerek hesaplanan tazminattan indirilmesinin doğru olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92 ve 111 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, davacının elde davadan açmadan önce 16.10.2015 tarihinde davalı ... aleyhine Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/242 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açtığı, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle malul kaldığı gerekçesiyle mahkemenin 01.12.2017 tarihli 2015/242 Esas, 2017/690 Karar sayılı ilamı ile davacı lehine 203.760,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, söz konusu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2019 tarihli 2018/491 Esas, 2019/885 Karar sayılı ilamı ile tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, bunun üzerine mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporu ile 289.381,26 TL maddi tazminatın hesaplandığını, ancak mahkemenin 27.11.2019 tarihli 2019/121 Esas, 2019/358 Karar sayılı ikinci ilamı ile davacı lehine 203.760,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, mahkemece verilen 01.12.2017 tarihli ilk karara karşı sadece davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, bu nedenle 203.760,00 TL tazminat yönünden davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, usuli kazanılmış hakkın varlığı halinde mahkemece usuli kazanılmış hakkı olan taraf aleyhine artık daha fazla miktarda tazminata karar verilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.