Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4053 E. 2023/11801 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4053
- Karar No
- 2023/11801
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/181 Değişik İş, 2022/181 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Kabulü/Başvurunun Usulden Reddi/ Davanın Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan araç sürücüsü ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında talebini ıslah dilekçesi ile 69.778,85 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının % 5 oranında malul kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 69.778,85 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü 69.778,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan ve hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.03.2021 tarihli maluliyet raporunda, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca ''hipertrofik skar ve keloid'' yaralanması nedeniyle davacının maluliyet oranının % 5 olarak belirlendiği, maluliyet raporunda ''saçlı deride sol temporalde 3x1 cm, occiptal ortada 1x1 cm ve frontal bölge orta hatta 1x1 cm yara skarı olduğu görüldü" şeklinde ifade yer aldığı, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ekindeki cetvellerin esas alınması gerektiği, yönetmeliğin eki cetvel incelendiğinde yara izinin vücudun % 1'ini geçmesi gerektiği, bu hesabın verilerin matematiksel metoda göre hesaplanmasından ibaret olduğu, bu nedenle yargılamayı yapan hakemler tarafından da yapılabileceği, erişkin bir erkekte, Türkiye'de ortalama vücut yüzeyinin 1,9 m2, bunun %1'inin de 190 cm2 olduğu, davacının yara izlerine bakıldığında %1'in çok altında olduğu, böyle bir skar dokusunun "Engel Oranları Alan Kılavuzunda" karşılığının bulunmadığı, cetvelde, vücudun görünen ya da görünmeyen yerleri ya da değişik bölgelerindeki yara izleri ve bu yara izlerinin kapladığı alan ölçüleri diye farklı bir sınıflandırma yapılmadığı, maluliyet raporunu düzenleyen heyette plastik cerrahi uzmanının da yer almadığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 5 oranında sürekli iş kaybı olduğunun tespit edildiği, hâl böyle iken, iyileşmenin geri dönülemeyecek şekilde tamamlandığı ya da iyileşme için hiçbir tedavi uygulanamayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmayan maluliyet raporunda, bu hususa açıklık getirilmediği, usulüne uygun olarak alınmış bir maluliyet raporuyla davalı ... şirketine başvuru yapılmadığı ve özel dava şartı niteliğinde olan başvuru şartının usule uygun olarak yerine getirilmiş olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetinin adli tıp raporu ile ilgili hiçbir uzmanlığı bulunmadığı halde maluliyet raporunda belirtilen arazların maluliyet dereceleri, iyileşme süreleri vb. teknik ve uzmanlık konusu gerektirecek hususlar hakkında kendi içerisinde değerlendirme yapması ve hükme varmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, teknik ve uzmanlık gerektiren konularda hâkim ve hakemlerin bilirkişilerden veya uzman kurumlardan teknik destek alması gerektiğini, davacının maluliyetinin tespiti için üniversite hastanesinden alınan ve dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki güncel yasal mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davacı müvekkilinin tüm tedavi evrakları incelenmek suretiyle alanında uzman doktorlar ve tarafsız bir heyet tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kabul edilmemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 266 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 10.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ekindeki cetvelin esas alınması gerektiği, yönetmeliğin eki cetvel incelendiğinde yara izinin vücudun %1'ini geçmesi gerektiği, bu hesabın verilerin matematiksel metoda göre hesaplanmasından ibaret olduğu, bu nedenle yargılamayı yapan hakemler tarafından da hesaplanabileceği gerekçesiyle yara izlerinin % 1'in çok altında olduğu, böyle bir skar dokusunun "Engel Oranları Alan Kılavuzunda" karşılığının bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafından sunulan raporun usul ve yasaya uygun bir rapor olmadığı ve özel dava şartı niteliğinde olan başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmesi gerekir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Hakem Heyetince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konuda maluliyet oranı yönünden hesaplama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.