İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/726 E. 2025/270 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/726
- Karar No
- 2025/270
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/726 Esas KARAR NO:2025/270 DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:14/12/2020 KARAR TARİHİ:24/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz ... Ulus. Nak. Kim. İnş. Gıda Tur.Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'yapılan 5 adet dorse alım satımında 142.500,00 EURO üzerinden anlaşılmış olup 2.500,00 EURO peşinen ödenmiş kalan 140.000,00 EURO'luk kısım 50 eşit parçaya 2.800,00 EURO üzerinden bölünmüştür. Bu taksitlerin her biri için teminat senetleri verilmiş olup bu senetlerin teminat senedi olduğu her araç için ayrıca düzenlenmiş satış sözleşmelerinde belirtildiğini, hatta her araç için düzenlenen 10 senedin hangi ayların senedi olduğu da açıkça bu sözleşmelerde belirtildiğini, bu teminat senetlerin düzenli olarak ödendiğini, ödeme sıkıntısı yaşandığı dönemlerde iki kez davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne fatura düzenlenerek dorselerin satıldığını, araç satış sözleşmeleri ve faturalardan anlaşılacağı üzere daha önce davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınan bu iki araç ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne satılarak iade edildiğini ve bunların fatura miktarınca 70.000,00TL (güncel euro değeri olarak 22.400,00 Euro üzerinden borçtan düşülmüştür.) + 48.000,00TL (güncel euro değeri olarak 8.300,00 Euro üzerinden borçtan düşülmüştür.) borçtan düşüldüğünü, ilk ödeme güçlüğünün 2016 yılının beşinci ayında yaşanmış olup 18/08/2016 tarihinde 70.000,00TL, güncel euro değeri olarak 22.400,00 Euro değerinde dorse satışının davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne yapılarak borçtan düşülmüş miktarın fazla olması sebebiyle geçmişe dönük aylarla beraber 2016 yılının sonraki aylarındaki tüm borçların da kapatıldığını, müvekkilinin 2018 yılının beşinci ayında yine ödeme güçlüğüne düştüğünü, 26/07/2018 tarihinde davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 48.000,00 TL, güncel euro değeri olarak 8.300,00 Euro değerinde dorse satışı yaptığını, borçlarını kapattığını, ... ve ... Ulus. Nak. Kim. İnş. Gıda Tur.Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait hesaplardan senetlerin verildiği 2015 yılı ile ödeme güçlüğü çekilen 2018 yılının dördüncü ayını da kapsayan tarihler arasında her iki ... bankası hesabından davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına ödemeler yapıldığını, toplamda ...'in hesabından 29.450,00 EURO, ... Ulus. Nak. Kim. İnş. Gıda Tur.Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hesabından 29.450,00 EURO olmak üzere toplamda 58.900,00 EURO ödeme yapıldığını, müvekkilinin senetler için ödemelerinin tamamına yakınını ... Bankası üzerinden yaptığını, sadece iki adet senet için ödemelerini Yapı Kredi Bankasından yaptığını ve bu iki senedi elden iade aldığını, bu iki senedin değerinin 2.800,00 EURO x 2 = 5.600,00 EURO olduğunu, verilen teminat senetlerinin toplam değeri 140.000,00 EURO olup 2018 yılının sekizinci ayına kadar yapılan toplam ödemeler 95.200,00 EURO olduğunu, aradaki farkın ise 44.800,00 EURO olduğunu, davanın esası bu aşamadan itibaren başladığını, müvekkilinin araçlarını ... Nakliyatla birleştirmek istediğini, bunun içinde davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. görüşmüş yapılan görüşmede davalı tarafın "bakiye borcunun 44.800,00 EURO olduğunu protesto masrafları da eklediklerinde yuvarlak hesap 45.000,00 EURO'ya anlaşabileceklerini" söylemesi üzerine 45.000,00 EURO üzerinden bu sefer 3.000,00 EURO'luk taksitlerle 15 eşit taksit olacak şekilde 15 adet senet imzalandığını, senetlerin ... Nakliyat yetkilisince imzalandığını fakat önceki anlaşmadan kalan senetlerin davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yetkililerince "şuan senetler bankada biz onları alır size kargolarız" denilerek müvekkiline verilmediğini, bu devrin davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin resmi muvafakatiyle yapıldığını, ... Nakliyat yetkilisince imzalanan toplamda 45.000,00 EURO değerinde olan 15 senedin ödemelerini ...'in kendi hesabı üzerinden yaptığını ve borcu kapattığını, bu ödemelerin tamamına yakını ...'in kendi hesabından davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne zamanında ödeme olup, bir kaçı icraya konulduğu için ... Nakliyat yetkilisinin banka hesabından ödendiğini, bir adet senetin de cirolanarak ... bir şirkete verildiği için ödeme Konyadaki şirkete yapıldığını, yapılan bu devir neticesinde senetler yerine yeniden taksitlendirme yapılarak yeni senetler imzalandığını ve bu senetlerin de süresi içerisinde ödenenek borcun kapandığını, Menfi Tespit davasına konu icra takibindeki senetler için bugüne kadar taraflarına herhangi bir bildirimde ya da ihtarda bulunulmadığını, taraflarına da kötü niyetli olarak iade edilmediğini, müvekkiline ödeme emri geldiğinde ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilileri ile görüşerek şirket yetkililerinin birşey olmayacağını olayı halledeceklerini kalan küçük bir miktar bakiye borcu istemeleri üzerine müvekkilinin 1.000,00 EURO daha ödediğini, davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nce kötü niyetli olarak senetlerin müvekkiline teslim edilmeden cirolandığını ve müvekkilince ödenmiş olan senetlerin diğer davalı ...'ca haksız ve kötü niyetli olarak icraya verilerek icra takibinin kesinleştiğini, müvekkiline ait araçlara yakalama kararı çıkarıldığını, bu süreç boyunca da ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilileriyle sürekli irtibatta olunduğunu, şirket yetkililerinin herhangi bir borçlarının olmadığını ikrar ettiklerini, diğer davalının icra takibi alacaklısı şirkete neden ödeme yapmayıp kendilerini mağdur ettiklerini sorduklarında ise ciro ettikleri faktoring şirketiyle iç ilişkileri (başka bir dosyadan alacakları olduğu gibi) gereği borcu ödemeyip beklettiklerini belirttiklerini, hem kendilerine iade etmeleri gereken senetleri taraflarına iade etmeyip ciroladığını ve piyasada dolaşıma soktuklarını hem de dolaşıma soktukları senetlere ilişkin borçlarını ödemeyerek ikinci kez kötü niyetli olarak müvekkilini mağdur ettiklerini, davalı ...'ın vekili Av. ...'ın senetleri icraya koymak suretiyle daha öncesinde ödenen ve kapanan borçları mükerrer şekilde tahsil etmeye çalıştıklarını, alacaklının hem alacaklı hem de alacaklı vekili olması hukuken mümkün olmadığını, alacaklı kendi adına bir tüzel kişilik kurmuş ise bile bunun ödeme emrinden anlaşılamadığını, bu şekilde de icra takibinde ayrıca bir usulsüzlüğe daha başvurulduğunu belirterek hukuka ve kanuna aykırı, kötü niyetli olarak yapılan icra takip dosyasındaki alacağa ilişkin olarak öncelikle ve ivedilikle dosya üzerinden teminatsız olarak veya gösterilecek teminat mukabilinde takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, sonrasında yapılacak yargılama neticesinde menfi tespit davamızın kabulü ile senedin ve takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ... icra takibine konu bonolarda "..." olduğunu, aval veren kimin için taahhütte bulunmuş ise, tıpkı onun gibi sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun aynen menfi tespit talebinde bulunan keşideci borçlu gibi olduğunu, bu sebeple aval veren müvekkiline karşı, borcu olmadığından bahis ile işbu davayı yöneltmesinde hukuki yararı bulunmadığı gibi, müvekkiline karşı husumet yöneltilebilmesinin de mümkün olmadığını, öncelikle müvekkili bakımından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak da davacı borçlu tarafından, iddia ve beyan etmiş hususlara ilişkin herhangi bir yazılı belge de sunulmadığını, davacı tarafından almış olduğu mal karşılığı icra takibine konu bonoları vermiş olduğu ikrar edilmekte olduğu gibi, dava konusu olmayan bir takım ödemelerin de yapılmış olduğunu, yani dava konusu olan (icra takip konusu olan) bonolara ilişkin ödemelerin yapılmamış olduğunun da dolaylı olarak ikrar edilmekte olduğunu, borçlu tarafından her ne kadar, bazı malları iade ettiği borçtan düşüldüğü bazı malları 3.şahıs şirkete sattığı borçtan düşüldüğü iddiasında bulunulmakta ise de bu haksız iddialarına ilişin yazılı bir delil ortaya koyulmadığını, müvekkili yönünden bu iddiaların yersiz ve hukuki sebepten yoksun olduğunu, davacının bonolara ilişkin borcunu ödememesi sebebi ile müvekkilinin de aval veren olarak sorumluluğunun devam ettiğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddia ve beyanlarının müvekkili bakımından kabul edilemeyecek olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aval veren müvekkili bakımından da oluşan mağduriyetin sebebi de davacının kendisi olduğunu, davacının bir takım haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarla kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya yönelik hareket etmekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle, Dava konusu senetlerin, müvekkili ... A.Ş. ile ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş. arasında yapılan faktoring sözleşmesine istinaden ... ... Ortaklığı Tic.A.Ş.'ye kullandırılan rotatif kredi karşılığında usulüne uygun olarak cirolanarak devralındığını, davalı müvekkili şirketin, yasadan kaynaklanan tüm sorumluluklarını da yerine getirdiğini, müvekkili ...'ın, sebepten soyut senetleri usulüne uygun iktisap eden iyi niyetli meşru hamil olduğunu, dava konusu senetlerin, davacı tarafından teminat senedi olarak değil ödeme aracı olarak devredildiğini, davacı tarafından verilen senetlerin teminat senedi olduğu iddia edilmişse de işbu senetlerin teminat senedi niteliğine haiz olmadığı gibi davacının, -kabul manasına gelmemek kaydıyla-bu iddiasını ispata elverişli delil de sunamadığını, davacı şirketin, araçlarını ... Nakliyatla birleştirmek istediğini, bu hususta diğer davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle anlaşmış olduklarını, yapılan bu devir neticesinde davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Elindeki ödenmemiş olan senetler yerine yeniden taksitlendirme yapılarak yeni senetler imzalandığını ve bu senetlerin de süresi içerisinde ödenmiş olduğunu iddia ettiğini, davacı şirketin kalan bakiye borcunu ödemek için yeni senetler oluşturmuş olup önceki senetlerin iadesini diğer davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den talep etmiş olduğundan iddiarını doğrular nitelikte hareket ettiğini, önceki senetlerini ödeme aracı olarak kullandığını açıkça ortaya koyduğunu, senetlerin meşru hamil olan üçüncü kişilerin elindeyken davacının senet üzerinde hak sahibi bulunmayan üçüncü kişiler ile bu senetlere ilişkin olarak yaptığı anlaşmanın senedi elinde bulunduran üçüncü kişilere hiçbir etkisi bulunmadığını, hatta ve hatta davacının bu şekilde hak sahibi olmayan üçüncü kişilerle yaptığı anlaşmaların da geçersiz olduğunu ve herhangi bir hükmü olmadığını, davacı tarafından birleşme akabinde yeniden düzenlendiği iddia edilen senetlere ilişkin hiçbir belge ve delil sunulmadığını, davacının, müvekkili davalı ...'ın işbu davaya konu senetlere ilişkin başlattığı takipte hem alacaklı hemde alacaklı vekili olduğunu iddia etse de böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddialarını kabul manasına gelmemek kaydıyla, alacaklının tazminata mahkûm edilebilmesinin en önemli şartının “borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetle” yapılmış olması olduğunu, burada, tazminata hükmedilebilmesi için yalnızca haksız bir takip olması yeterli olmayıp, aynı zamanda alacaklının bunu kötü niyetle yaptığının da ispatlanması gerektiğini, davacının her ne kadar müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de alacaklı son hamil olan müvekkilinin, iyiniyetli üçüncü kişi konumunda aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının ve koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Yat.Ort.A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı-borçlu tarafından müvekkili firmaya karşı husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu anlamda müvekkili bakımından davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından almış olduğu mal karşılığı icra takibine konu bonoları vermiş olduğu ikrar edilmekte olduğu gibi, dava konusu olmayan bir takım ödemelerin de yapılmış olduğunu, dava konusu olan (icra takip konusu olan) bonolara ilişkin ödemelerin yapılmamış olduğunun da dolaylı olarak ikrar edildiğini, haksız iddialarına ilişin yazılı bir delil ortaya koymadığını, müvekkili yönünden bu iddiaların yersiz ve hukuki sebepten yoksun olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde, 3.şahıs firma ... Nakliyatla birleşmek istediği bu 3.şahıs firmanın senetler verdiği, iddia olunmakta ise de, davacının birleşmek istediği hususunun dava konusu dışında olmakla birlikte, davacının delillerinde sunmuş olduğu Araç Satış Sözleşmelerinden de görüleceği üzere, davacı tarafından belirtmiş olduğu 3.şahıs firmaya satış işlemi söz konusu olup, işbu davanın konusu edilemeyeceğini, davacının kötü niyetli olup, kendisinin 3.şahsa yaptığı satış hususunu dahi konu ederek borçtan kurtulmaya yönelik hareket ettiğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddia ve beyanlarının müvekkili bakımından kabul edilemez olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının bir takım haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarla kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya yönelik hareket etmekte olduğunu, davacı iddialarını dava konusuna uygun ve geçerli hukuki delillerle ispat etmesi gerektiğini belirterek davacının haksız mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ne usulüne uygun olarak TK 35. Maddesine göre tebliğ işlemleri yapılmış, cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... esas, ... karar sayılı dosyası, İstanbul Anadolu CBS ... soruşturma sayılı dosyası, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, Banka Ödeme Dekontları, hesap hareketleri, Araç Satış Sözleşmeleri, Senetler, Faturalar, Whatsapp Ekran Görüntüleri, ticaret sicil kayıtları, ticari defter kayıtları, BA-BS Formları ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davacı tarafın 04/04/2022 tarihindeki dilekçesinde bildirdiği adresteki ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, icra takibindeki borcun sebebi 13 ayrı bononun davacı defterlerinde kayıt olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde bir kayıt bulunduğu, davalılardan ... Nakil Vasıtaları ... Ltd. Şti. İle davacı şirket arasında davacı ticari defter ve kayıtları itibariyle ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise borç alacak durumu ve takip konusu bonoların bu kapsamda verilip verilmediğine dair bir kayıt bulunmadığının tespiti hususlarında hazırlanan 06.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının 2017 Yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı, 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılı yevmiye kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2017 yılı hariç yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, davacının 2017 yılı defterlerinin HMK 222/2 ye uygun olmadığı, 2016-2016-2018-2019-2020-2021 yılı defterlerinin HMK 222/2 ye uygun olduğu, davacı kayıtlarında göre; davacı davalı ... Nakil Ltd. Şti.'nden 5 adet dorse almıştır. Almış olduğu dorselere karşılık toplam tutarı 140.000,00-Euro olan 50 adet senet tanzim ederek teslim etmiştir. Davaya konu 13 adet senet ise davalıya teslim edilen 50 adet senet içerisinde davalıya yapılan ödeme olarak yer aldığı tespit edildiği, davaya konu senetlerden; 25.09.2018 vadeli senedin nakit olarak ödendiği, diğer 12 adet senedin ise dava dışı ...' a virman edilerek senet bakiyelerinin sıfırlandığı ve davaya konu senetlere ilişkin borcun görünmediği, davacı ile davalı ... Nakil Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişkinin; 08.06.2015 tarihinde davalıya dorse peşinatı açıklaması ile 1.000,00-Euro ( 2.996,60-TL) ve 17.06.2015 tarihinde 1.500,00-Euro (4.631,55-TL) olmak üzere toplam 2.500,00-Euro avans ödemesi ile başladığı, davalıdan alınan 5 adet dorse karşılığında davalıca düzenlenen 18.06.2015 tarihli 5 adet ve toplamı 142.500,00-Euro (440.781,00-TL) bedelli faturanın davacıya teslimi ve aynı tarihte davalıya düzenlenen 50 adet x 2.800,00=140.000,00-Euro (431.172,00-TL) luk senetlerin davalıya teslimi ile 2015 yılı içinde ticari ilişkinin hesaben sonlandığı bildirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle davalılar ... İnşaat A.Ş. ve ... ... vekilinin 01/11/2011, davalılar ... ve ... A.Ş vekilinin 02/11/2021 tarihlerindeki dilekçelerinde bildirdikleri adresteki ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle davalı tarafların defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, icra takibindeki borcun sebebi 13 ayrı bononun davalı defterlerinde kayıt olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde bir kayıt bulunduğu, davalılar arasında bonolardaki ciro silsilesi de dikkate alınarak davacı ticari defter ve kayıtları itibariyle ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise borç alacak durumu ve takip konusu bonoların bu kapsamda verilip verilmediğine dair bir kayıt bulunmadığının tespiti hususlarında hazırlanan 07/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda, İncelenen davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş.'ye ait 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2020 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yılı sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal sürede yaptırıldığı, ancak yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdikinin yaptırılmadığı ve defterlerin yazdırılmadığı, davalı şirkete ait 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2020 ve 2021 yıllarına ait defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davalı ... Hizmetleri A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.)'nin ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın tarafımıza tevdii edilmesi ile davalı şirket vekili Av.... (GSM ...) ile telefon iletişime geçilmiş olup, Av. ..., müvekkili şirketin iflas etmesinden dolayı ticari defterlerini ibraz edemeyeceklerini beyan ettiği, bu nedenle davalı ... Hizmetleri A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.)'nin ticari defterlerinin incelenmediği, Davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş. ile davalı ... ... İmalat Paz. Nakliyat Depolama San. Tic. Ltd. Şti arasında 2015 yılı öncesine dayanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş.'nin incelenen 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 ticari defterlerinde davalı ... ... İmalat Paz. Nakliyat Depolama San. Tic. Ltd. Şti. ile olan hesap hareketli lgili ... no'lu cari hesap kodunda takip ettiği, dava konusu 13 adet senetedin cari hesaba dayanan ticari iş ilişikisi içerisinde davalı ... ... İmalat Paz. Nakliyat Depolama San. Tic. Ltd. Şti.'den alındığı ve senetlerin faktoring işlemi için ... A.Ş.'ne ciro edildiği, davalı ... ... ORTAKLIĞI TİC. A.Ş.'nin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davalı yanın 12.03.2015 tarihi itibariyle davalı ... Hizmetleri A.ş.'den (eski Unvan: ... A.ş.) faktoring hizmeti aldığı, davalı ... Hizmetleri A.ş. (eski Unvan: ... A.ş.) ile Davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.ş. arasında 14.02.2018 tarihinde Faktoring Sözleşmesinin akdedildiği, davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.ş. ile Davalı ... Hizmetleri A.ş. (eski Unvan: ... A.ş.) arasında daha önce yapılmış olan sözleşmeye istinaden Alacak Bildirim Formu (ABF) / Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu / Ön Ödeme Talimatı ile davalı ... ... İmalat Paz. Nak. Ve Depolama San. Tic. Ltd. Şti.'den aldığı dava konusu 13 adet senedi 23.02.2018 tarihinde davalı ... Hizmetleri A.ş.'ye temlik ettiği dava dosyasına ibraz edilen evraklardan tespit edildiği bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden hazırlanan 07/02/2024 tarihli ek raporda, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri incelenmiş olup, kök raporaki tüm görüş ve kanaatimi değişterecek yeni bir belge ve bilgi sunulmadığından kök raporda yer alan görüş ve kanaatimde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı bildirilmiştir. HMK’nun 266/1. maddesi gereği dosyanın daha önce rapor hazırlayan bilirkişi dışında yeni bir Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, icra takibindeki borcun sebebi 13 ayrı bononun davacı defterlerinde kayıt olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde bir kayıt bulunduğu, davalılardan ... Nakil Vasıtaları ... Ltd. Şti. İle davacı şirket arasında davacı ticari defter ve kayıtları itibariyle ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise borç alacak durumu ve takip konusu bonoların bu kapsamda verilip verilmediğine dair bir kayıt bulunup bulunmadığının, dosyaya sunulan ve kazandırılan deliller ışığında tartılışılıp gerekçelendirilmesi ve menfi tespit talebi yönünden sonuç alacak yahut borç bulunup bulunmadığı hususunda hazırlanan 04/07/2024 tarihli raporda, önceki kök ve ek raporda, davalı ... İnşaat'ın 2015'den 2021 yılına kadar olan ticari defterlerinin (2019 yılı kapanış tasdiki yapılmamış ise de husumet öncesinde olduğundan davanın geneli dikkate alındığında husumetin çözülmesinde etkisi olmayan bir yıl olduğunu Sayın Mahkemenin Takdirlerine Arz Ederim) açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve davalı ... İnşaat'ın ticari defterlerinin Sahibi Lehine Delil Vasfına Haiz olduğu bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, ancak; yapılan incelemeye ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin sunulmamış ve incelemenin tamamlanmamış olması sebebiyle incelemeye konu edilen 2015'den 2018 yılına kadar olan yıllara ilişkin ticari defterlerinin davalı ... İnşaat A.Ş'nin ticari defterlerinin Sahibi Lehine Delil Vasfına Haiz olmadığı, davalı ... A.Ş. ve diğer davalıların ticari defterlerinin incelenemediği, davalı taraflardan ulaşılan ve ticari defter kayıtları incelenmek üzere iletişime geçilen ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş'nin ticari defterlerinin tek tek incelenmesi mümkün olmadığından 2015-2016-2017-2018 yılları “Detaylı Mizanları” talep edilmiş, bu yıllara ilişkin mizanların incelenmesi üzerine, mizanlarda işlem hacimleri yüksek tutarda olduğu tespit edilen, 121 Hesap (Alacak Senetleri Hesabı) 120.10.Y03 ... ... İm.Ltd. 120.10.YO8 ... ... İm.Ltd.Şti. hesaplarına ait 2015'den 2018 yılı dahil olmak üzere muavin defter dökümlerinin içerisinde husumete konu senetlere ilişkin ne tür kayıtların olup olmadığı incelenmek istenmiş ancak bu hususta tarafıma uzun süre ve birçok kez talep edilmesine rağmen belge sunulmadığından husumete konu senetlere ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, Mahkemece bundan sonraki takdirleri ek rapor alınmasına ilişkin olması halinde; Davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş'nin dava dosyasına; 121 Hesap (Alacak Senetleri Hesabı), 120.10.YO03 ... ... İm.Ltd.Şti, 120.10.YO8 ... ... İm.Ltd.Şti hesaplarına ait 2015-2016-2017-2018 yıllarına ilişkin muavin defter dökümlerini sunması ve sunulan belgeler için tarafına yerinde inceleme yetkisi verilmesini bildirmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden hazırlanan 01/03/2025 tarihli ek raporda; Davalı ... İnşaat A.Ş'nin kök raporla sunulmayan 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait yevmiye defteri kapanış tasdikleri işbu ek rapor incelemesine sunulmuş olup; davalı ... İnşaat A.Ş'nin incelenen 2015-2016-2017-2018 ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait Mizanlardaki; (EK1-2-3-4), 121-Alacak Senetleri (Euro) hesabı, 127-...'e verilen Euro Senetler hesabı, davalılar ... ile ... Nakil Vasıtaları Ltd.Şti'ne ait hesapların muavin dökümleri incelenmiş olup, kayıtlarda davaya konu edilen senetler ile senet borçlularına ilişkin kayda rastlanmadığı, 07.04.2024 tarihli bilirkişi kök rapordaki tespit, değerlendirme ve kanaatin işbu ek raporda da muhafaza edildiği bildirilmiştir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845). TMK'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı ilamı). Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, yukarıda izah edildiği üzere davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun 2011/19-473 Esas 2011/607 Karar 2003/19-781 Esas 2003/768 Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2017/19-821 E-2019/58 K sayılı kararı) Somut olayda yukarıda değinilen usul hükümleri ile içtihatlar ışığında dayanılan vakıalara göre ispat külfeti taraflar arasındaki borcun ödeme sebebiyle sonra erdiğini iddia eden davacı borçlu tarafta olup davacı borçlu, dava konusu senetlerin teminat senedi olduğunu ve taraflar arasındaki borcun tamamının ödenmesi sebebiyle anılan senetlerin davalılar tarafından davacıya iadesi gerektiği hususlarını ispatla mükelleftir. Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış ve tarafların ticari defter ile kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması suretiyle bilirkişi incelemeleri yapılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemelerinde davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; davaya konu 13 adet senet ise davalıya teslim edilen 50 adet senet içerisinde davalıya yapılan ödeme olarak yer aldığı tespit edildiği, davaya konu senetlerden; 25.09.2018 vadeli senedin nakit olarak ödendiği, diğer 12 adet senedin ise dava dışı ...' a virman edilerek senet bakiyelerinin sıfırlandığı ve davaya konu senetlere ilişkin borcun görünmediği, davacı ile davalı ... Nakil Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişkinin; 08.06.2015 tarihinde davalıya dorse peşinatı açıklaması ile 1.000,00-Euro ( 2.996,60-TL) ve 17.06.2015 tarihinde 1.500,00-Euro (4.631,55-TL) olmak üzere toplam 2.500,00-Euro avans ödemesi ile başladığı, davalıdan alınan 5 adet dorse karşılığında davalıca düzenlenen 18.06.2015 tarihli 5 adet ve toplamı 142.500,00-Euro (440.781,00-TL) bedelli faturanın davacıya teslimi ve aynı tarihte davalıya düzenlenen 50 adet x 2.800,00=140.000,00-Euro (431.172,00-TL) luk senetlerin davalıya teslimi ile 2015 yılı içinde ticari ilişkinin hesaben sonlandığı belirlenmiş ancak davalıların ticari defter ve kayıtlarına göre ise; davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş. ile davalı ... ... İmalat Paz. Nakliyat Depolama San. Tic. Ltd. Şti arasında 2015 yılı öncesine dayanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.Ş.'nin incelenen 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 ticari defterlerinde davalı ... ... İmalat Paz. Nakliyat Depolama San. Tic. Ltd. Şti. ile olan hesap hareketli lgili ... no'lu cari hesap kodunda takip ettiği, dava konusu 13 adet senetedin cari hesaba dayanan ticari iş ilişikisi içerisinde davalı ... ... İmalat Paz. Nakliyat Depolama San. Tic. Ltd. Şti.'den alındığı ve senetlerin faktoring işlemi için ... A.Ş.'ne ciro edildiği, davalı ... ... ORTAKLIĞI TİC. A.Ş.'nin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davalı yanın 12.03.2015 tarihi itibariyle davalı ... Hizmetleri A.ş.'den (eski Unvan: ... A.ş.) faktoring hizmeti aldığı, davalı ... Hizmetleri A.ş. (eski Unvan: ... A.ş.) ile Davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.ş. arasında 14.02.2018 tarihinde Faktoring Sözleşmesinin akdedildiği, davalı ... ... Ortaklığı Tic. A.ş. ile Davalı ... Hizmetleri A.ş. (eski Unvan: ... A.ş.) arasında daha önce yapılmış olan sözleşmeye istinaden Alacak Bildirim Formu (ABF) / Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu / Ön Ödeme Talimatı ile davalı ... ... İmalat Paz. Nak. Ve Depolama San. Tic. Ltd. Şti.'den aldığı dava konusu 13 adet senedi 23.02.2018 tarihinde davalı ... Hizmetleri A.ş.'ye temlik ettiği saptanmış olup tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava konusu senetlerden kaynaklı tüm borcun ödendiği ve taraflar arasında tanzim olunan senetlerin teminat senedi mahiyetinde olduğu vakıalarına dayanılmakta olup davacı taraf ödeme vakıasını ve senetlerin teminat senedi mahiyetinde olduğu vakıalarını yazılı delil ile ispatlayamamıştır. Davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmeye atıfta bulunularak dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu belirtilmiş ise de dava konusu senetlerin davalı tarafa yapılan ödemelerde kullanıldığı anlaşılmakla mezkur senetlerin esasen ödeme aracı olduğunun mahkememizce kabul edildiği yine bu bağlamda davacı tarafın dava konusu senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin dosya kapsamına yazılı delil yahut emare sunamadığı, toplanan tüm delillerin dava konusu senetlerin taraflar arasındaki borç ilişkisinde ödeme aracı olarak kullanıldığı hususunu doğruladığı, dolayısıyla davacı tarafın gerek ödeme gerekse teminat senedine ilişkin vakıaları sübuta etkili delillerle ispat edemediği kanaatiyle davanın reddine, davalı ... yönünden ise anılan davalının dava konusu senetlerde aval veren sıfatıyla yer aldığı huzurdaki menfi tespit davasında pasif husumetinin bulunmadığı kanaatiyle anılan davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiş ancak 1086 sayılı HUMK'dan farklı olarak 6100 sayılı HMK'da husumet davanın esasına ilişkin olduğundan bu hususun ayrıca kısa kararda farklı bir hüküm fıkrası ile belirtilmesinin 6100 sayılı HMK'nın sistematiğine aykırılık teşkil edeceği zira bu yöntemin tercihi halinde bir kısım davalılar hakkında esastan mezkur davalı yönünden ise usulden ret kararı verilmiş yanılgısına sebebiyet verebileceği gözetilerek tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilerek(ancak davanın reddi sebepleri davalılar yönünden farklılaştığından bu hususun vekalet ücreti bağlamında usulî sonuçlarına hüküm kısmında ayrıca yer verilmek suretiyle) aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez. Davanın reddine karar verilmekle yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ... ile ...nin kötü niyet tazminat talepleri yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulmasına karar verilmediğinden yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalılardan ... ile ...nin kötü niyet tazminat taleplerinin İİK'nın 72/4. maddesi gereği reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından reddine, 3-Davalılardan ... ile ...nin kötü niyet tazminat taleplerinin İİK'nın 72/4. fıkrasındaki koşullar oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 5.018,96-TL peşin harcın mahsubu ile artan 4.403,56-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... tarafından peşin sarf edilen 1.250,00-TL Bilirkişi ücreti ile 100,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.350,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 7-Davalı ... A.Ş. tarafından peşin sarf edilen 200,00-TL posta gideri olan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 8-Davalı ... ... Yat. Ort. A.Ş tarafından peşin sarf edilen 1.250,00-TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... ... Yat. Ort. A.Ş'ne verilmesine, 9-Davalı ... tarafından peşin yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 10-Davalılar ... ... Yat. Ort. A.Ş, ... ve ... A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 47.022,84-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekille temsil edilen davalılar ... ... Yat. Ort. A.Ş, ... ve ... A.Ş.'ne eşit oranda verilmesine, 11-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 47.022,84-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekille temsil edilen davalı ...'a verilmesine, 12-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..24/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır