Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/36 E. 2024/9564 K. – Tasarrufun İptali
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/36
- Karar No
- 2024/9564
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1064 E., 2021/1394 K. DAVA TARİHİ : 05.04.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/431 E., 2020/167 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in davacının eski eşi olduğunu, tarafların Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/242 esas sayılı dosyası ile boşandıklarını ve kararın kesinleştiğini, daha sonra davacı tarafından tarafların evlilik birlikteliği içerisinde edindikleri ve davalı eski eşi ... adına kayıtlı taşınmazın edinilmesine yapmış olduğu katkı ile yasadan kaynaklı katılma alacağı için dava ikame edildiğini, 130.858,41 TL değer artış payı ve katılma alacağına hükmedildiğini, bahse konu mahkeme ilamının Çorlu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2453 esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul bulanamadığını, ancak davacı alacaklının alacağını engellemek ve aleyhine başlatılacak icra takibini sonuçsuz bırakmak maksadıyla muvazaalı işlemler yapıp kendi adına kayıtlı taşınmazını diğer davalı adına devrettiğini, davalıların birbirlerini yakinen tanıdıklarını, Şerif Aygün' ün bahse konu taşınmazı satın alacak ekonomik gücü bulunmadığını belirterek taraflar arasında yapılan işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; katılma alacağı davasının karara bağlandığını, ancak kesinleşmediğinden davanın reddi gerektiğini, davalının müşterek çocuklarının giderlerine katkıda bulunan baba olduğunu, ancak emekli maaşı olduğundan çocuklarının okul masraflarına katkı sağlamakta güçlük çektiğini, daha iyi imkanlar sağlamak ve dönemsel ihtiyaçlarından dolayı kendisini kira borcu altına sokma durumunu da göze alarak taşınmazı satmak mecburiyetinde kaldığını, eşe, dosta satma niyetine dair söylemlerden haberdar olan diğer davalının satın aldığını, satış işlemi dışında bağlantısı, tanışıklığı olmadığını, taşınma giderlerini karşılayacak durumu olmadığından satış sonrasında kiracı olması konusunda anlaşarak sattığını, diğer davalının maddi durumunun yatırım yapmaya elverişli olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; evin ihtiyaç nedeniyle satılık olduğunu duyduğunu, yatırım yapma niyeti ile ev sahibi davalı ...'e ulaştığını, daha önce Mehmet ve Necmiye Kanter'i tanımadığını, evin alım satım ilişkisi dışında irtibatı bulunmadığını, ...'in kalacak yere ihtiyacı olduğunu, satın alma kararı vermesi halinde kiracı olabileceğini bildirmesi nedeniyle ilişkilerinin kiraya veren ve kiracı olarak devam ettiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 09.02.2016 tarihinde davalılar arasında 40.000,00 TL bedel ile devredildiği, keşif neticesi alınan bilirkişi raporuna göre; taşınmazın gerçek değerinin devir tarihi itibariyle 174.381,52 TL olduğu, dolayısıyla gerçek değerinin 5/1'ine satıldığı, evin satılmasına rağmen davalı ...'in yine bu evde oturmaya devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu olan Bursa İli, Osmangazi İlçesi, Başaran Mahallesi, 194 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar arasında yapılan tasarruf işleminin iptali ile dava konusu olan taşınmaz üzerinde davacıya Çorlu 3. İcra Dairesi'nin 2017/2453 Esas sayılı dosyasındaki (Bursa 7. İcra Dairesi'nin 2017/2165 Talimat sayılı dosyasındaki) alacak ve ferileri ile sınırlı olarak haciz ve satış isteme yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı alacağının kesinleşmediğini, davalı ... ile boşandığı eşi davacının davalı ... ile herhangi tanışıklığının olmadığını, çay ocağında satılacağını duyduğu taşınmazı yatırım amaçlı satın aldığını, aralarındaki boşanma davası, katılma alacağı davası, icra takibini bilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının açtığı davalarda taşınmaza tedbir konulmasını talep etmediğini, mesken iddiasında da bulunmadığını, davalı ...'in kendisinden aldığı bedeli iade imkanı olmadığını, davacının kötü niyetli dava açtığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilemeyeceğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; katılma alacağı davası kesinleşmeden dava açıldığını, kesinleşmiş alacak bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının ameliyat masrafları ve müşterek çocuklarının okul masraflarının karşılanması için taşınmazın satıldığını, daha önce tapu müdürlüğünden meskeniyet şerhi koydurabileceği gibi, 2014 yılında açılan katılma alacağı davasında da taşınmaza tedbir koydurmadığını, aralarındaki davacı tanıklarının kardeşleri davacının damadı ve müşterek kızları olduğunu, davalının tanığı ... Sayın'ın beyanında davalının ameliyatları ve çocuklarının eğitim masrafları için borçlanması nedeniyle satış yaptığını davacıdan duyduğunu bildirdiğini, taşınmazın davacının bilgisi dahilinde satıldığını, belediyelerce belirlenen rayiç değer üzerinden alım satım yapılmasının uygulamada yaygın olduğunu, dava konusu taşınmazı yatırım amaçlı aldığını, başka taşınmazlara da sahip olması nedeniyle kiracı olarak oturmasının olağan bir durum olduğunu, davalı ... ile taşınmazın satışından önce tanışıklıkları olmadığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... ile davalı ...'in boşanmalarından sonra katılma alacağına ilişkin ilamdaki alacaklar için davacı tarafından takip yapıldığı, borçlu hakkında haciz işlemleri uygulandığı, davacının alacağının mahkeme ilamına dayalı gerçek alacak olduğu, taşınmazın 09.02.2016 tarihinde davalılar arasında tapuda 40.000,00 TL bedel ile devredildiği, ancak taşınmazın gerçek değerinin devir tarihi itibariyle 174.381,52 TL olduğu, gerçek değerinin 1/5'ine satıldığı, ... tarafından mislini aşan fark nedeniyle ödeme belgesi de ibraz edilmediği, evin satılmasına rağmen davalı ...'in evde oturmaya devam ettiği hususları dikkate alındığında satış işleminin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı satış olduğu kanaati ile mahkemece yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen devir bedeli ile bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek değeri arasında İİK'nun 278/2 maddesi gereğince mislini aşan fark olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.