Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3542 E. 2023/9138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3542
- Karar No
- 2023/9138
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/ 72 Değişik İş-2022/72 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI :İHK-2021/44606 HÜKÜM/KARAR : Davacının İtirazının Reddine / Davanın Usulden Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/161615 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün 24.06.2018 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada davacının yaralanarak %8 oranında malul kaldığını, davalının bir kısım ödeme yapmış ise de yeterli olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya %8 maluliyet oranı üzerinden 72.630,00 TL ödeme yapıldığını sorumluluklarının kalmadığını, ibraname imzalandığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerektiğini, kusur oranlarıın tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ettiklerini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespiti ile müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi ve başvuran lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde (AAÜT) belirtilen vekalet ücretinin beşte bir oranının hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 24.06.2018 tarihinde olduğunu, dosyaya 27.03.2019 tarihli İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporun ibraz edildiğini, kas iskelet sistemindeki omurgaya ait maluliyetin tespiti için engelin son 12 ayda stabil olması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren 12 ay geçmeden alınan raporun gerçek zararın tespiti için yeterli olmadığını, davalıya usulüne göre alınmış rapor ibraz edilmediğinden başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili; adli tıp raporunun kabulüne karar verilip yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın 24.06.2018 tarihinde meydana geldiğini, maluliyete ilişkin olarak Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 27.03.2019 tarihli raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik atfı ile düzenlendiği, raporda beden çalışma gücü azalma oranının % 8 olarak ifade edildiği, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlendiği anlaşılan ve dosyaya sunulmuş olan belgenin bilirkişi raporu olduğu, fiziki muayene yapılmadan evrak üzerinden tespit yapıldığı, sürekli mahiyette olmadığı ve dolayısıyla kaza tarihine göre uygun Yönetmeliğe atıf yapılmakla birlikte Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediği, 1 yıllık süre geçmeden rapor alındığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin başvurunun usulden red kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun geçerli yönetmeliğe göre alındığını, usule uygun olmadığı belirtilen belgenin tamamlanabilir dava şartı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık;davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yolcuya 24.06.2018 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için, diğer bir anlatımla davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu hususlara dava şartları denir. Dava şartları, davanın açılabilmesi için değil, yargılamanın devamı için gerekli hususlardan olduğundan bir kısım dava şartları tamamlanabilir nitelikte olabilir. Tamamlanabilir dava şartları söz konusu olduğunda HMK'nın 115 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 27.03.2019 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince 12 aylık iyileşme süresi dolmadan rapor düzenlenmesi nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. KTK'nın 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Kaldı ki İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihinden önce davacının 12 aylık iyileşme süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 13.09.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.