Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2983 E. 2024/10096 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2983
Karar No
2024/10096
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1083 E. 2022/136 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red / Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/170 Esas 2018/1395 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ...'ın 18.07.2016 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçta seyahat etmekte iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın şarampole yuvarlanmasıyla hayatını kaybettiğini, davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını, davalı ... şirketine başvuru sonucunda davacıya 86.000,00 TL destek tazminatı ödemesi yapılmışsa da bu ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destek tazminatının 18.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davadan evvel 2918 sayılı Yasa'nın 97. maddesi uyarınca şirketlerine başvurmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bunun yanı sıra davacıya davadan evvel 22.09.2016 tarihinde 86.211,00 TL ödeme yapılarak sorumluluklarının yerine getirildiğini, davacının bu konuda ibraname verdiğini, ibranamenin iptali konusundaki yasal şartların oluşmadığını, mahkemece ibranamenin iptali yönünde karar verilecek olursa davadan önce yapılan ödemenin yasal faizi ile hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının poliçedeki limit ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının destekten yoksun kaldığını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının desteğinin 3 kişilik arka koltuğa 4 kişi oturduğu ve emniyet kemeri takmadığı, bu nedenlerle %15 oranında müterafik kusurlu olduğu, poliçe kapsamında davacıya 22.09.2016 tarihinde 86.211,00 TL destek tazminatı ödemesi yapıldığı, poliçe tanzim tarihinin 19.10.2015 tarihi olduğu, davacının destek zararının hesaplanmasında yeni Genel Şart hükümlerine göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiği, davacıya ödemenin yapıldığı 22.09.2016 tarihindeki veriler itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanan davacının destek zararının 82.879,65 TL olduğu, davacıya 86.211,00 TL ödeme yapıldığı, böylelikle davacının destek zararının karşılandığı ve davacının destekten yoksun kalma tazminatı alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ve delil listesinde müteveffanın evvelce çalışmış olduğu işe dair meslek odasından gelirin sorulmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece bu hususta ayrıca bir inceleme veya delil toplama çabasına girişilmeden karar verildiğini, “meslek odasından” aylık geliri sorulsaydı mirasçılarının da alması gereken tazminat miktarının değişeceğini, bu nedenle bilirkişi hesabının da hatalı olup tüm bu hususlar dikkate alınmadan verilen kararın kaldırılması gerektiğini, dilekçede adresini bildirdiği meslek odasından “üzüm toplayanların aylık kazanç miktarlarının” sorulmasına karar verilmesi için dosyanın mahkemeye tekrar iadesine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından gerekçeli kararın tebliğinden önce süresinde 17.12.2018 tarihli gerekçeli istinaf dilekçesi ibraz edilmesinden sonra gerekçeli kararın davacı vekiline 19.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, karar tebliğinden yaklaşık 2 ay sonra davacı vekilince 19.03.2019 tarihinde istinafa beyan dilekçesi verildiği, yeni istinaf sebepleri bildirildiği, istinaf incelemesinde istinaf sebepleri ile bağlı olunduğu, sınırlı inceleme yapılabileceği, gerekçeli istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyip 2. kez verilen istinafa beyan dilekçesinde ileri sürülen yeni istinaf sebeplerinin incelenmeyeceği, sadece süresinde verilen 17.12.2018 tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinde ileri sürülen desteğin tazminat hesabına esas alınan geliri ile ilgili sınırlı istinaf incelemesi yapılacağı, dava dilekçesinde ölen desteğin ölmeden önce yaptığı işe dair herhangi bir açıklama yapılmadan ekinde SGK hizmet döküm cetveli sunulduğu, davacı vekilince ibraz edilen cevaba cevap dilekçesi ve delil dilekçesinde ölen desteğin ölmeden önce yaptığı işe dair herhangi bir açıklama yapılmadığı, mahkemece alınan 28.08.2018 tarihli aktüer raporunda, ölenin dosyadaki SGK hizmet döküm cetveline göre zaman zaman çalışmasının olduğu ancak olay tarihinde çalıştığına dair belge kayıt veya bordro örneği bulunmadığından ve bordrolu aylık kazancı belirlenemediğinden hesaplamada AGİ'siz net asgari ücretin esas alındığı, aktüer raporunun davacı vekiline 07.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince ibraz edilen 20.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde tazminat hesaplamasına AGİ'siz net asgari ücretin esas alınmasına yönelik bir itirazı olmadığından esas alınan gelire ilişkin itiraza uğramayan aktüer raporu bu yönden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, mahkemece aktüer raporu hükme esas alınarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin eşinin uğradığı destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava tarihinden önce davacıya yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi ile davacının zararının karşılandığı, davacının gelir durumunun somut delillerle ispat edilememesine göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2983, K. 2024/10096, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2983-e-2024-10096-k-18ea8a7d6359