Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4444 E. 2024/8497 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4444
- Karar No
- 2024/8497
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1234 E., 2022/287 K. HÜKÜM-KARAR : Davanın kabulü / İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu ve dava dışı alkollü sürücünün sevk ve idaresindeki davacı şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 06.09.2012 tarihinde kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında araç içerisinde bulunan ...'nun yaralandığını, kaza sonrası yaralanan bu şahsa davacı şirket tarafından alınan aktüerya raporu ile belirlenen 83.944,87 TL maluliyet tazminatının 19.06.2014 tarihinde ödendiğini, davacı şirketin davalıya rücu hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 83.944,87 TL tazminat alacağının ödeme günü olan 19.06.2014 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 21.11.2017 tarihinde 81.800,00 TL daha ödeme yapıldığını belirterek toplam talebini 165.744,87 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;kazada yaralanan ve ödeme yapılan ...'nun sigortalı aracı kira sözleşmesi ile kazadan önce 06.09.2012 tarihinde davalıdan kiraladığını, Foça Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/321 E. 2013/518 Karar sayılı dosyasında kazada yaralanan bu kişinin arkadaşı ... ile alkollü olarak aracı sürdüklerini beyan ettiğini, yaralanan ve ödeme yapılan bu kişi hakkındaki beraat kararının Foça Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından temyiz edildiğini, dosyanın halen Yargıtay'da olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazada yaralanan kişinin % 67 oranında sürekli malul olduğu ve iyileşme süresinin 18 ay olduğu, bu oranlar esas alınarak ve kaza tarihi itibari ile PMF Yaşam Tablosuna göre hazırlanan aktüer raporuna göre tazminat alacağının 337.845,30 TL olduğu, yapılan ödeme miktarının 165.744,87 TL olduğu, kazada yaralanan üçüncü kişinin sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde araca binmesi nedeni ile Yargıtay içtihatları gereğince %20 indirim yapıldığında dahi davacı tarafından yapılan ödemenin tazminat alacağından düşük olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiği, bu durumun teminat dışı hallerden olması nedeniyle davacının ödediği tüm tazminat için davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 83.944,87 TL'nin ödeme günü olan 19.06.2014 tarihinden, 81.800,00 TL'nin ödeme günü olan 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı aracın kazadan önce 06.09.2012 tarihinde kazada yaralanan ve ödeme yapılan ...'ya kiralandığını, buna ilişkin kira sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiğini, aracı kiralayan ...'nun Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/321 E. – 2013/518 K. sayılı dosyasında aracı kiraladıktan sonra arkadaşı ... ile birlikte alkol aldıklarını, aracı alkollü vaziyette bir süre kullandığını, ancak kazadan hemen önce aracı kullanması için yine alkollü olan arkadaşı ...'a verdiğini, meydana gelen kazada davalının hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, aracı kiralayan ve alkollü olduğunu bile bile kullanması için alkollü sürücüye veren veya kendisi kullanan ... ile alkollü araç kullanarak % 100 asli kusurlu şekilde kaza yapan sürücünün birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı ... şirketinin, müvekkilin oto kiralama işi yaptığını bildiği halde kazada yaralanan kiracıya ödeme yaptığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, aracı kiralayan kişinin kusurunu görmeden haksız bir ödeme yaptığını, davacı şirketin, kaza tespit tutanağında kazayı yapan sürücünün 145 promil alkollü ve kazada % 100 asli kusurlu olduğunu gördüğü halde haksız yere yaptığı ödeme için alkollü sürücüye ve yersiz ödeme yaptığı kiracıya rücu etmesi gerekirken hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve tamamen kötü niyetle davalı aleyhine bu davayı açtığını, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, sigorta şirketi işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde teminat altına aldığına göre işletene göre üçüncü kişi sayılmayan sürücünün (araç kiralayan, aracı alkollü şekilde kullanan veya alkollü bir arkadaşına araç kullandıran kişinin tedavi giderlerinden (bedeni zararlardan) sorumlu olmadığı halde sürücüye (araç kiracısına) yapmış olduğu ödemeyi sigortalısı işletenden isteyemeyeceğini, aracı kiralayan kişinin müvekkili işletene karşı KTK hükümleri uyarınca üçüncü kişi konumunda olmadığını, tazminatı ödeyen sigorta şirketinin de davalı işletene rücu etmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacı ... şirketinin sigortalı araçta bulunan ve trafik kazası sonucu yaralanan kişiye maluliyet tazminatına dair yaptığı ödemeyi alkollü sürücüye ilişkin teminat dışı hal nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tahsilini istediği, Foça Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/430 E. 2013/230 K. sayılı dosyasında sanık ...'ın alkol etkisinde araç kullanma suçu nedeni ile yargılaması yapılarak cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 16.07.2013 tarihinde kesinleştiği, dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan ifadelerde; yaralanan ve ödeme yapılan ...'nun kazadan bir süre önce alkollü olarak araç kullandığı, kendisini iyi hissetmemesi nedeni ile aracı yanında bulunan ...'a verdiği, kazanın araç onun kullanımında iken meydana geldiği, trafik görevlileri tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında da sigortalı araç sürücüsü olarak ...'ın tespit edildiği, davacı ... şirketince ödeme yapılan ..., işletene göre üçüncü kişi konumunda olduğu ve araç kiraya verilse dahi davacı ... şirketinin davalıya rücu hakkının temelini oluşturan aralarındaki ZMSS poliçesi gereği davalı sigortalının sorumluluğunun devam ettiği, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana gelmesi ve bu durumun teminat dışı hallerden olması nedeniyle davacının ödediği tüm tazminat için davalı sigortalıya rücu edebileceği sonucuna varılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının 06.09.2012 tarihinde Foça’da meydana gelen trafik kazasına karışan ... plakalı aracın maliki olduğunu, aynı zamanda oto kiralama ve taşımacılık işi yapmakta olup kiraya verdiği tüm araçların davacı şirket tarafından hem kasko hem de zorunlu mali sorumluluk poliçeleri ile sigortalandığını, sigortalanan araçların 3. kişilere kiralandığını, davacı şirketin kazada yaralanan ve ödeme yapılan ...'nun söz konusu aracı kazadan önce 06.09.2012 tarihinde davalıdan kiralamış olup buna ilişkin kira sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiğini, meydana gelen kazada davalının hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, aracı kiralayan ve alkollü olduğunu bile bile kullanması için yanındaki ...’a veren veya kendisi kullanan ... ile alkollü araç kullanarak % 100 asli kusurlu olarak kazaya sebep olan ...'ın birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı şirketin kaza tespit tutanağında kazayı yapan ...’ın 145 promil alkollü ve kazada % 100 asli kusurlu olduğunu gördüğü halde haksız yere yaptığı ödeme için ...’a ve yersiz ödeme yaptığı kiracı ...’ya rücu etmesi gerekirken davalı aleyhine bu davayı ikame etmesinin kötü niyetli olduğunu, ...'nun araç kiracısı olup, davalı işletene karşı KTK hükümleri uyarınca üçüncü kişi konumunda olmadığını, tazminatı ödeyen sigorta şirketinin davalı işletene rücu etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hak sahiplerine sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın davalı işletenden rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85,89,90,91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.