Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2248 E. 2023/6988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2248
- Karar No
- 2023/6988
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/39 Değişik İş- 2022/38 Karar SAYISI : İHK-2021/45054 HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin itirazının reddi / Başvurunun reddi SAYISI : K-2021/146587 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç sürücüsü ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve % 5 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usul ve yasaya uygun şekilde başvuru yapılmamış olması sebebiyle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacıda skar dokusuna bağlı olarak herhangi bir maluliyet oluşmayacağını, başvuru sahibinin kaza sırasında "kask, koruyucu malzeme ve teçhizat kullanmaması" ve "sürücü belgesi bulunmadan araç kullanması'' sebebiyle müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan Tavas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/623 soruşturma nolu dosyasında tarafların uzlaşması sebebi ile Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasında; "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" hükmü ile açıkça uzlaşma halinde tazminat davası açılamayacağının düzenlendiği, bu nedenle tarafların uzlaşması sebebi ile başvuru sahibinin davalı ... şirketinden tazminat talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Tavas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/623 soruşturma nolu dosyasında yapılan uzlaşmanın edimsiz bir anlaşma olduğunu, görüşmeler sırasında davacıya sigorta şirketi hakkında da dava açamayacağı yolunda bilgi verilmediğini, dolayısı ile edimsiz uzlaşma beyanının davalıyı bağlamayacağını, "Uzlaştırma tutanağının ilam niteliğinde olduğu" yolundaki değerlendirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek ... kararının kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalı araç sürücüsü ile uzlaşmaya vardığı, uzlaşmada mutlaka bir edimin, kararlaştırılmasının veya yerine getirilmesinin gerekmediği, sürücünün, işletenin borçtan kurtulması nedeniyle, onun zorunlu trafik sigortacısı olan davalı şirketin de borçtan kurtulduğu, davacının kazada yaralanması nedeniyle uzlaşma tutanağının düzenlediği tarihte, trafik kazasına bağlı yaraları bulunan davacının, tazminat talebini gerektirecek boyutta bir maluliyet oranının çıkabileceğinin bilindiği, buna rağmen şikayetçi olunmayıp, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasına uygun olarak uzlaşmanın sağlanmış olmasına göre davalı şirkete de tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ... kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin 4 üncü, 5 inci ve 19 uncu fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili davacının soruşturma aşamasında uzlaştığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, Uyuşmazlık Hakem Hakem Heyetince uzlaşma nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazları reddedilmiştir. Tavas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/623 sayılı soruşturma dosyasında, savcılık tarafından, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulmuş, kazadaki yaralanma nedeniyle uzlaşma teklif formuna davacının babasının uzlaşmak istediklerini beyan ettiği ve imzaladığı anlaşılmıştır. Söz konusu teklif formunun (D) bendinin (5) nolu alt bendinde; ''Uzlaştırmacı taraflara uzlaştırma süreciyle ilgili ayrıntılı bilgilendirme yapar, hak ve yükümlülüklerini anlatır ve tarafların uzlaştırmaya ilişkin sorularını cevaplandırır.'' ve (16) nolu alt bendinde; ''Uzlaşmanın sağlanması halinde mağdur, soruşturma/kovuşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açamaz, açılmış bir dava varsa feragat etmiş sayılır.'' şeklinde bilgilendirme yer aldığı, davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle davacı yerine kanuni temsilcisi olarak babası Salih Karakulluk'un uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle uzlaşma formunun altını imzaladığı, Tavas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/623 sayılı soruşturma dosyasında uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin (4) nolu bendinde; "...Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanuni temsilcisine yapılır.", aynı maddenin (5) nolu bendinde '' Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.'' ve (17) nolu bendinde "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.", yine aynı maddenin (19) nolu bendinde ise "...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, buna göre usulüne uygun uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Dosyaya sunulan ve 17.08.2018 tarihli ''Uzlaşma Raporu'' başlıklı belgede tarafların karşılıklı olarak uzlaştıkları belirtilmiş, tutanak davacı küçük ...'a velayeten baba Salih Karakulluk tarafından imzalanmış, söz konusu ''Uzlaşma Raporu'' başlıklı belge, ''2018/623 nolu soruşturma dosyası tarafıma intikal etmiş olup taraflarla 17.08.2018 tarihinde görüşme sağlanmış olup karşılıklı olarak anlaşmışlar, ...'un kanuni varisi Salih Karakulluk olarak dosyaya istinaden karşılıklı olarak uzlaşmıştır'' şeklinde düzenlenmiş olup 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin (5) nolu bendinde '' Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.'' şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaşmanın hukuki sonuçlarının açıkça anlatılıp buna ilişkin olarak davacının kanuni temsilcilerinin onayı alınmadan ''Uzlaşma Raporu'' başlıklı belgenin imzalandığı anlaşılmıştır. Şu durumda; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesinin (5) nolu bendi uyarınca uzlaşma teklifinde bulunulması halinde kişiye uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçlarının anlatıldığına dair 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 342 inci maddesi gereğince, evlilik birliği devam eden anne ve babanın çocuklarını birlikte temsile yetkili olup, temsil yetkisini beraber kullanabileceklerinden, yaşı küçük mağdurun (davacının) kanuni temsilcileri olan anne ve babasının birlikte onayı alınmadan hazırlanan ''Uzlaşma Raporu'' başlıklı belgeye itibar edildiği, bu haliyle uzlaşma sürecinin yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca usulüne uygun olarak yürütülmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, uzlaşmanın usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.