Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1837 E. 2023/12083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1837
- Karar No
- 2023/12083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/598 E., 2020/263 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.08.2013 tarihinde davacıların oğlunun yolcu olarak bulunduğu traktörün tek taraflı trafik kazası geçirmesi üzerine davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini, davalı tarafından ... için 10.976,00 TL diğer müvekkili ... için ise 13.096,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler son derece düşük olduğundan iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkil yönünden ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı tarafa başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle taraflarına ödenmesini talep etmiş; talebini için 48.985,61 TL, Mülkiye için 63.019,23 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın araç işleteni ve sürücüsüne ihbar edilmesini, davalı kurum tarafından davacıların tüm zararının tazmin edildiğini ve bu konuda davalı kurumun ibra edildiğini, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacılara ödenmiş veya ödenmesi gereken tazminat miktarı araştırılarak tespit edilmesi halinde tazminat miktarından mahsup edilmesi, tazminat hesabının uzman bilirkişilerce yapılması ve müterafık kusurun varlığı halinde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2014/1049 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, Bahattin için 48.985,61 TL, Mülkiye için 63.019,23 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 13.03.2018 tarihli, 2015/17551 E., 2018/2287 K. sayılı bozma ilamı ile "1-Dava dilekçesi ile ... ve ... aleyhine bir dava ikame edilmemiş, ... ve ...'e talep üzerine dava ihbar edilmiş, davada taraf sıfatı bulunmayan ihbar olunan sıfatını haiz ... ve ... aleyhine usul hükümlerine uygun olarak hüküm tesis edilmemiştir. Davada taraf sıfatı bulunmayan ve aleyhine hüküm de tesis edilmeyen ihbar olunanın, hükmü temyiz etme yetkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle ihbar olunan ... ve ihbar olunan ...’in temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, traktörün dava dışı sürücüsünün yolcu olan murisin öz dayısı olmasına, ahlaki görevin ifası niteliğinde olan söz konusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilememesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Buna göre; destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken, zarar görenlerin istifade sürelerinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Somut olayda muris kaza tarihinde 11 yaşında olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda 18 yaş yerine, küçük murisin anne ve babasına ev işlerinde yardım ve hizmet edeceği şeklindeki gerekçeyle 11 yaşından itibaren destek tazminatı hesabı yapılması doğru görülmemiştir. 4-Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, 11 yaşındaki desteğin bir yandan okula giderken, bir yandan da yardım ve hizmet ederek anne ve babasına destek olacağı, bu yardım ve hizmetlerle kendisine yapılan masrafların karşılığını da ödemiş olacağı gerekçeleriyle yetiştirme gideri tenzil edilmemiştir. Davacı anne Mülkiye köyde yaşayıp okuma yazması olmayıp dosya kapsamında çalıştığına dair bir delil bulunmamaktadır. Esasen yetiştirme gideri indiriminin yapılabilmesi için davacı annenin çalışan, geliri olan, desteğin yetiştirme giderlerini kısmen de olsa üstlenmiş olan kişilerden olması gerekmektedir. Bu bakımdan sonuç itibariyle davacı anne için yetiştirme gideri indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik yok ise de, 11 yaşındaki desteğin 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, bu yaşa kadar davacı babanın yetiştirme gideri yapacağı kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece yukarıda (3) nolu bent gereği aldırılacak ek raporda anne ve baba için yeniden hesaplanacak tazminattan, davacı baba bakımından murisin 18 yaşına kadar asgari ücretin %5'i oranında tespit edilecek yetiştirme giderinin indirilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 5- Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesine (818 sayılı BK 44. md.) göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin Kamyon, Kamyonet ve Römorklarla Yolcu Taşınabilmesi Esasları başlıklı 130. maddesine göre; ‘‘Kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarda yük üzerinde insan taşınması yasaktır. Gerekli hallerde, kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarla; a) Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen ölçülere uygun oturma yerleri yapılması, b) Kasa kenarlarının düşmeyi önleyecek şekilde kapalı ve üzerinin örtülü olması, Şartıyla taşıma sınırının her tonu için 2 yolcu taşınabilir. c) Kısa mesafelerde işçi taşınmasında kullanılacaklar için, kasanın yanı ve arka kapaklarının 90 cm. yükseklikte ve sağlam şekilde kapalı olması, karoser zemininden itibaren en az 120 santimetre yüksekliğinde elle tutulacak sağlam bir korkuluğunun bulunması şartı ile taşıma sınırının her tonu için ayakta 2 yolcu (işçi) taşınabilir. Bu amaçla kullanılan araçların üzeri açık olabilir. d) Yükle birlikte yolcu ve hizmetlilerin taşınmasında aşağıdaki esaslara uyulması mecburidir. 1) Yüklerin sağlam olarak yerleştirilmiş ve bağlanmış olması, 2) Kasanın yan ve arka kapaklarının kapalı olması, 3) Yolcuların kasa içinde ayrılacak bir yerde oturtulması, 4) Yüklerin üzerine hiçbir şekilde yolcu bindirilmemesi, Şartıyla yükle birlikte yolcu taşınabilir.’’ Somut olayda traktör/römorkta sürücü dışında toplam dört yolcu bulunup, kaza tarihinde 11 yaşında olan muris traktörün kaya parçalarıyla yüklü römorkuna yolcu olarak binmiş, daha sonra sadece römorkun hala traktöre bağlı şekilde sol yanına yatması sonucu muris vefat etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde murisin traktörde yolcu olduğunu, yeterli güvenlik önlemlerini almadığını, müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkeme gerekçesinde davalı yanın ölenin kusuru ile ilgili savunmalarının gerek ceza dosyası kapsamında ve gerekse davadan önce mevcut hali ile ödemeyi yapmış olmaları karşısında geçerli görülmediği belirtilmiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davaya konu ceza dosyasında yolcu muris kasa içinde kurallara uygun olarak bulunmamaktan tali kusurlu bulunmuş, davalı ... da davadan önce davacılara yaptığı ödemede murisi %25 oranında kusurlu kabul ederek kusur durumuna göre ödeme yapmıştır. Dolayısıyla mahkemenin bu gerekçesi dosya kapsamına uymamaktadır. Bu durumda mahkemece davalının müterafik kusur savunması üzerinde durularak, yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü de değerlendirilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi (818 sayılı BK 44. md.) uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekip gerekmediği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. 6- Zarara neden olan traktör ticari araç olmayıp temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faizine hükmedilmesi de doğru değildir." gerekçeleri ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Bahattin için 27.338,65 TL, Mülkiye için 53.864,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma ilamına uyulmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıların desteğinin 12 yıl zorunlu eğitim nedeni ile 18 yaşından itibaren gelir elde edeceği ihtimalinin mümkün olmadığını, kusur tespitinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespiti gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefatı nedeniyle uğradıkları destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bozma kararı ile meydana gelen kaza nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmaması gerektiğinin mahkemece değerlendirilmesi istenilmiş ise de mahkemece kusur raporundaki belirlemeler tekrar edilmekle yetinilmiş, davacıların desteğinin yaşının küçük olması nedeni ile kazada kusuru olmadığı dolayısı ile müterafik kusura yönelik indirim yapılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre bozma ilamında belirtilen şekilde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.