Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16858 E. 2024/512 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16858
Karar No
2024/512
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2887 E., 2022/2886 K. Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.10.2020 HÜKÜM/KARAR : Kabul / İstinaf İsteminin Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/404 E., 2022/425 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davalılar vekili Av.... geldi. Davacı şirket adına gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.01.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın murisinden gelen borç nedeni ile hakkında takip yapıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını mal kaçırma amacı ile yakını Mesut Kaplan'a 06.10.2015 tarihinde devrettiğini belirterek, borçlular ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ......vekili cevap dilekçesinde, satışın gerçek olduğunu, taşınmazın rayiç bedelden alındığını, mal kaçırma amacı olduğundan söz edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın görülebilmesi için gerekli ön koşulların oluşmadığını, davacıya müvekkilinin bir borcu olmadığını, taşınmazını kızının okul masrafını karşılamak için sattığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıların taşınmazının 200.000,00 TL bedelle satıldığını, 80.000,00 TL'nin elden, kalan 120.000,00 TL'nin ise satış tarihindeki karşılığı olan 42.000,00 USD'nin de bankadan ödendiğine dair savunmada bulunmalarına rağmen bu yönde herhangi bir delil sunmadıkları, tanık bildirmedikleri, davalı ...'nin satış tarihinde taşınmazı satmaya ihtiyacı olduğuna dair kanıt getirmediği, davalıların akraba olduklarının nüfus kayıt örnekleri ile sabit olduğu, taşınmazın devir bedeli olarak gösterilen 20.000,00 TL'nin gerçek değerinin çok altında olduğu, davalı ...'nin temlik eden banka borçlusu İbrahim'in kızı olduğu ve kredi borçlarının 2012 ile 2013 yılında imzalanan sözleşmelerden kaynaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; delillerin toplanmadığını, dinlenen tanıkların savunmalarını doğrular şekilde beyanda bulunduğunu, benzer mahiyetteki İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili ...'nin taşınmazının kızının okul masraflarını karşılamak amacıyla sattığını ve bedeli kısmen elden kısmen dolar cinsinden havale yoluyla tahsil ettiğini, diğer müvekkili İbrahim'in iyi niyetli olduğunu ve borçtan haberinin bulunmadığını, kendisinin ekonomik durumunun taşınmazı satın almak için yeterli olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davaya ve tasarrufa konu İzmir ili, ...ilçesi, ... mahallesi 736 ada 49 parsel sayılı taşınmazın, davalı ... tarafından diğer davalı ...'a 06.10.2015 tarihinde 20.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, dosya kapsamında alınan 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazı satış tarihi itibariyle rayiç değerinin 221.391,52 TL olduğu tespit edilerek bildirilmiştir. Dosyaya celp edilen nüfus kayıtlarına ve beyanlara göre davalı-borçlu ...'nin eşi ile diğer davalı ...'un eşinin kardeş oldukları, bu haliyle yapılan tasarrufun İİK 278/3 üncü maddesi gereğince bağışlama hükmünde olduğu kuşkusuzdur. Kaldı ki; her ne kadar davalılarca ödeme delili olarak iddia edilmesine karşın dosyaya sunulmamış olan 42.000,00 USD'lik ödeme dekontu Dairemize istinaf incelemesi amacıyla gelen (Daire esas no 2020/2099) İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/537 E. sayılı dosyası içerisinden alınarak incelendiğinde, bu miktardaki bedelin resmi satıştan 10 gün sonra gönderilmiş olmasının taraflar arasındaki tanışıklığı ispatlar türde olduğu sonucuna varıldığı..." gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği iddiaları yenilemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere , davalı üçüncü kişilerin borçluların mali durumunu bilebilecek derecede akrabalıklarının olmasına ve tahsilde tekerrür oluşturmamasının infazda dikkate alınacağına göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16858, K. 2024/512, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16858-e-2024-512-k-41427c02e64d