Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8473 E. 2023/9423 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8473
- Karar No
- 2023/9423
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/180 E., 2023/130 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.09.2005 ile 31.03.2007 tarihleri arasında ... unvanlı işyerinden bildirilen hizmetinin geçerli olduğunun tespitini, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli 2017/77 Esas 2020/248 Karar sayılı kararıyla; davacının çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli 2021/8 Esas 2021/1616 Karar sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, " durum tespit tutanağında, denetim anında fiilen çalıştığı tespit edilen sigortalıların ve tutanağı düzenleyerek imzalayan Kurumun kontrol memuru ... ile ... ve ...’ın beyanı alınmalı, bordo tanıkları ile ceza dosyasında ...’ya ait işyerinde fiilen çalıştığını iddia eden kişiler dinlenmeli, davacıdan işyerinde ne iş yaptığı, çalışmasının niteliği, süreklilik arz edip etmediği sorulmalı, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, vergi dairesi aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine ihtilaf konusu dönemde komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, kasabada ilgili dönemde faaliyet gösteren market, berber, kasap, kahvehane gibi işyeri sahipleri veya çalışanları tespit edilerek, ... adına tescilli işyerinin ilgili dönemde fiilen var olup olmadığı, davacı adına bu işyerinden Kurum'a bildirilen hizmetin eylemli çalışmaya dayanıp dayanmadığı hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme üzerine elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır" gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel denetim yapan kamu görevlilerinin tutanak içeriğini ve iş yerinin gerçek olduğuna, sahte iş yeri olmadığına yönelik tespitleri doğruladığı, davacı asilin mahkeme celselerindeki beyanları ile dinlenen bir kısım kamu tanıklarının davacının iş yerinde fiilen çalıştığını doğruladığı gerekçesi ile davanın kabulüne, "davalı Kurum'un davacının 1073016.010 sicil numaralı ...'ya ait iş yerinden bildirilen 09.09.2005 - 31.03.2007 tarihleri arasındaki hizmet süresinin iptali nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik 4.880.543 sayı ve 13.03.2012 tarihli işleminin iptaline yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile davacıya ödenmeyen aylıklarının her ay ayrı ayrı olmak üzere ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor içeriğinde davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde ...'ya ait işçi çalıştırabileceği bir işyeri bulunmadığı, zirai faaliyetine ilişkin de bir delil elde edilemediğinin belirtildiği, jandarma tarafından düzenlenen 11.04.2007 tarihli tutanakta da böyle bir işyeri bulunmadığının ifade edildiği Havran Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazısından da beldede böyle işyeri bulunmadığının anlaşıldığını, sahte işyerinden bildirilen hizmetin iptaline dair Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılığının ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işlemlerinin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve kesilen yaşlılık aylığının bağlanarak ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Eldeki davada, Dairemizin bozma ilamından sonra davacının işyerinde ne iş yaptığı ve çalışmasının niteliği, süreklilik arz edip etmediği ile ilgili beyanının alındığı, davacının ...'ya ait arıların bakımını yaptığını, aynı zamanda zeytin fidesi yetiştirme işini yaptıklarını, zeytin fidelerinin ekilmesi ve kamyonetle Havran'dan diğer ilçelere nakli işinde çalıştığını, iki yıl boyunca sürekli çalıştığını, denetmenin geldiği gün tarlada iş olmadığından kahvehaneye çay içmeye gittiklerini ifade ettiği görülmektedir. Mahkemece, belediye, emniyet ve vergi dairesi aracılığı ile kasabada faaliyet gösteren işyerlerinin araştırıldığı, belediye ve vergi dairesi tarafından komşu işyeri sahibi olarak bildirilen bir tanığın, davacının ...'ya ait serada şoförlük, zeytin fidesi dikimi yaptığı, bazen arıların taşınmasına yardım ettiği, davacının dışında burada 5-6 kadın çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu, emniyet tarafından tespit edilen kahvehane ve market sahibinin ayrıca ismi geçen muhtar ve azaların dinlenmediği, aynı işyerinden sigortalılığı iptal edilen ve ceza dosyasında kendilerinin ...'ya ait işyerinde çalıştığı yönünde ifade veren kişilerin bozmadan sonra mahkemece alınan beyanlarında, büyük bölümünün davacıyı tanımadığını, hatırlamadığını ifade ettiği, bir kısım tanıkların ise davacı ile birlikte 2007-2008 yılında ...'ya ait işyerinde seracılık yaptıklarını, davacının işyerinde şoför olarak çalıştığını beyan ettiği, tanık beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Yine, bozmadan sonra yapılan yargılamada, durum tespit tutanağını düzenleyen Kurum müfettişlerinin beyanı alınmıştır, ancak bunların da köy meydanındaki marketten sorduklarında...'in yaş meyve sebze ve turşu ticareti yaptığının söylediğini, davacı ile ...'nın o sırada kahvehaneden çıkarak geldiğini ve kendilerini işyerine götürdüğünü, işyerinin bir veya üç dönüm kadar tarla ve yaklaşık 200 m2lik zeytin fideliği bulunan bir seradan ibaret olduğunu, 15 kişinin çalışması için küçük bir alan olduğunu, ancak işyerinin sahte olup olmadığını kontrole gittikleri için çalışanların ne iş yaptığı konusu ile ilgilenmediklerini beyan ettikleri görülmüştür. Bozmaya uyulduğu halde bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; önceki bozma ilamına uygun şekilde işyerinin bulunduğu belirtilen Havran Büyükdere kasabasında emniyet, vergi dairesi ve zabıta vasıtasıyla davacının iptale konu çalışma dönemi olan 2005 ile 2007 yılları arasında işyerine komşu işyerlerini araştırmak, emniyet tutanağında tespit edilen kahvehane sahibini ilgili dönem muhtar ve azalarını, denetim tutanağında belirtilen market sahibini dinlemek, dinlenen tanıkların vergi kayıtlarını ve hizmet cetvellerini celbederek beyanlarının sıhhatini denetlemek, ... adına fiilen işletilen bir işyeri bulunup bulunmadığı, bu işyerinin mahiyeti, hangi tarihten itibaren devam ettiği ve davacının belirtilen işyerinde çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı konularında tanıkların bilgilerini almak, keşif yapılarak işyerinin fiili olarak nerede faaliyet gösterdiği, yapılan işlerin niteliği, tam olarak ne olduğu açık ve net olarak belirlendikten sonra bu işlerin yapılması için ne kadar işçi istihdam edilmesi gerektiği, ilgili dönemde Kuruma yapılan bildirimlerle, vergi dairesi kayıtları, işyerinin faaliyetine dair diğer kayıt ve belgeler ve tanık beyanları ile işyerinin faaliyet ve kapsamına ilişkin elektrik, su aboneliği, ticari faaliyete ilişkin fatura vs. karşılaştırılmak ve içinde ziraat mühendisi de bulunan bir heyetten bilirkişi raporu alınmak suretiyle, ...'nın anılan dönemde fiilen bir işyeri bulunup bulunmadığı ve davacının bu işyerinden bildirilen çalışmasının fiili ve gerçek olup olmadığını toplanan ve toplanacak delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermektir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.