Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16676 E. 2024/2414 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16676
- Karar No
- 2024/2414
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2022/614 K. DAVA TARİHİ : 22.08.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın onanmasına karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.10.2011 ve 10.11.2011 tarihlerinde meydana gelen Van depreminde müvekkilinin konutunun ağır hasar gördüğünden yetkili makamlarca yıkım kararı verildiğini, toplam sigorta bedelinin yeni yüzölçümü ve yatırılan primler dikkate alındığında zeyilname ile birlikte 92.400,00 TL olduğunu, buna rağmen davalı tarafından 14.000,00 TL ödeneceğinin söylendiğini, teklif edilen bedelin gerçek bedelden çok düşük olduğunu iddia ederek 10.000,00 TL tazminatın davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında 27.12.2010 başlangıç, 27.12.2011 vadeli Zorunlu Deprem Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığından zamanaşımı ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2015 tarihli ve 2014/323 Esas-2015/36 Karar sayılı kararıyla; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde de Tüketici Mahkemeleri düzenlendiği ve ''Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir'' denildiği, 6502 sayılı Yasa kapsamında taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olup Tüketici Mahkemeleri görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebi ile HMK 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 01/10/2015 tarihli 2015/10694 Esas-2015/10078 Karar sayılı kararıyla mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2016/146 Esas 2016/1368 Karar sayılı kararıyla; poliçe başlangıç tarihinin 27.12.2010 bitiş tarihinin 27.12.2011 tarihi olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 inci maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan taleplerin 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, poliçe bitiş tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıldan fazla sürenin geçmiş olduğu ve bu hususun davalı vekili tarafından süresi içerisinde itiraz yoluyla bildirilmiş olduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2019 tarihli 2017/1035 Esas-2019/9243 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından yapılan hasar ihbarına istinaden davalı tarafça 16.02.2012 tarihinde ödeme yapıldığı, ödeme ile rizikoya ilişkin bedelin davacıya ödenmesi üstlenilmiş (ikrar edilmiş) olduğundan, BK'nun 133/1 inci maddesi gereği, borcun ikrarı nedeniyle ödemenin yapıldığı tarih itibariyle zamanaşımının kesildiği ve yeni on yıllık süre işlemeye başladığı, dava tarihi itibariyle yeni işlemeye başlayan 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma kararına uyularak davaya konu sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait Van İli, Erciş İlçesi, 29 Parselde bulunan A Blok K:2 D:6 nolu taşınmazda deprem nedeniyle meydana gelen hasara ilişkin ödenebilir tazminat tutarının 33.412,86 TL olduğu, davalı tarafından davacıya daha öncesinde 14.400,03 TL ödendiğinden davacıya ödenmesi gereken bakiye tazminat tutarının 19.012,83 TL olduğu; taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 16.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler eski TTK'nın 1268. maddesi yeni TTK'nın 1420 inci maddesi gereği iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, eksper tarafından tam hasar tespitinin yapıldığını, sigorta bedelinin üzerinden yapılan yeni hesaplama gereği müvekkili kurumun sorumlu olduğu tazminat tutarı eksper tespitleri neticesinde 14.400,03 TL'nin ödendiğini, sigortalının daire yüzölçümü zeyil işlemi hasardan yani depremden sonra yapılmış olup poliçe teminatı dışında olacağını, müvekkili kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkili kurumun ve gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu deprem sigorta sözleşmesinden (DASK) kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. Maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 3/2 inci maddesi gereği ve 587 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince davalı Doğal Afet Sigortaları Kurumu karar ve ilam harcından sorumlu olmadığı halde, harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK'un 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 3. Sigorta sözleşmelerine konu olan taşınmazların mesken niteliğinde bulunması nedeniyle temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmayıp bu husus bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK'un 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, mahkeme kararındaki "Harçlar yasası gereğince alınması gereken 683,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına" cümlesinin hükümden tamamen çıkarılmasına, değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün ilk paragrafında yer alan "avans faiz" ibaresinin çıkarılarak yerine "yasal faiz" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.