Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16536 E. 2025/15988 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16536
Karar No
2025/15988
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1671 Esas - 2022/141 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/590 Esas - 2018/653 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.12.2014 tarihinde davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile teminat altına alınan, davalı ...'a ait olup davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davalılara ait araçta yolcu olan ...'in vefat ettiğini, davacı ...'ın müteveffanın annesi, davacı ...'in müteveffanın kızı, diğer davacıların ise müteveffanın kardeşi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un kusurlu olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle müteveffanın kızı ..., kardeşi ... ve annesi ...'ın maddi açıdan mağdur olduklarını, müteveffanın kızı, annesi ve 18 yaşından küçük kardeşi ... ile birlikte aynı evde yaşadıklarını, bu kişilerin geçimini, eğitim ve öğretim masraflarını karşıladığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince davalı ... poliçe miktarınca sorumlu olmak üzere davacılar ... için 50,00 TL, ... için 50,00 TL ve ... için 50,00 TL olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın 18.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacılar ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ... İçin 70.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL olmak üzere toplam 580.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 18.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacı ... yönünden 70.214,49 TL, ... yönünden 57.227,41 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kardeşler yönünden maddi desteğin ispatlanması gerektiğini, desteğin gelirinin ispatlanması gerektiğini, davacılara peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, müvekkilinin davadan önce temerrüde düşürülmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 70.214,49 TL, davacı ... için 57.227,41 TL olmak üzere toplam 127.441,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ile ... yönünden 18.12.2014 kaza tarihinden itibaren, davalı ... AŞ yönünden 30.03.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... içi 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 18.12.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; desteğin asgari ücretten daha fazla gelir elde ettiğinin dosya kapsamında sabit olduğunu, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasının yerinde olmadığını, desteğin kardeşi olan davacı ...'in böbrek hastası olduğunu, bakım ve tedavi masraflarının destek tarafından karşılandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların annesi, kızı ve kardeşi olan desteklerinin vefat etmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Davacılardan ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre davacılardan ... ve ... yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktar 60.000,00 TL; davacılardan ... yönünden ise 70.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Davacılardan ..., ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, desteğin asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabulü ile hesaplama yapılmasında isabetsizlik olmamasına, desteğin kardeşi olan ...'e eylemli ve düzenli olarak destek olduğu iddiasının ispatlanamamış olmasına, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olmasına, kazaya sebebiyet veren aracın hususi kullanımda olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılardan ... vekilinin tüm, davacılardan ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davacılardan ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulamamız gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca desteğe, çocuğa ve anneye pay ayrıldığı görülmekte olup temyiz edenlerin sıfatına ve somut olayın özelliğine göre bu husus yerinde ise de, raporda desteğe %60, anneye %15, çocuğa %25 olacak şekilde ve çocuk desteklikten çıktıktan sonra desteğe %80, anneye %20 pay olacak şekilde pay ayrıldığı, ancak bu pay dağılımın Dairenin yerleşik uygulamalarına aykırı olduğu görülmektedir. Şu durumda İlk Derece Mahkemesince; Dairenin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınıp davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin tüm, davacılardan ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16536, K. 2025/15988, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16536-e-2025-15988-k-18baf429d012