Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11905 E. 2025/16259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11905
Karar No
2025/16259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/59 Esas - 2022/1793 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1201 Esas - 2020/171 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı şirket tarafından dava dışı borçlular ... Tekstil San.ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile .... ... aleyhine 15.04.2007 keşide tarihli 34.250,00 TL bedelli çekin tahsili amacıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/527 D.İş sayılı kararıyla ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve talebin kabulü ile İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2007/9397 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasında ... 2.İcra Müdürlüğünün 2007/2038 Talimat sayılı dosyası vasıtası ile 01.06.2007 tarihinde davacı şirketin ticaret sicil adresinde ihtiyati haciz uygulandığını ve ihtiyati haciz ile şirkete ait olan bir adet makinenin haczedildiğini ve mahallinde bırakıldığını, daha sonra alacaklının talebi üzerine 04.02.2008 tarihinde muhafaza işlemi yapılarak yediemine teslim edildiğini, davacı şirket tarafından İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/815 esas sayılı dosyası ile davalı ...Ş (alacaklı) ve dava dışı borçlu ... Teks. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine istihkak davası açıldığını, müvekkili şirketin borç ve borçlu ile hiçbir ilgisi olmadığı halde haczedilen makinesini kullanamadığını, makinesinin çalışmasına bağlı olan ve müşterilerine verdiği taahhütlerini yerine getiremediğini, ticari itibarının sarsıldığını, istihkak davasının kabul edilerek menkul üzerindeki haczin kaldırıldığını, ancak icra müdürlüğünce 11.01.2013 tarihinde yapılan incelemede haczedilen makinenin yerinde bulunamadığını ve davalı tarafça haczolunan makinenin haciz tarihinde takdir edilen kıymetinin taraflarına ödendiğini, ancak bu miktarın toplam zararlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca davalının, davacıya ait olan makineyi hiçbir hukuki ve fiili gerekçe yokken, önce haczedip sonrasında borçlusu ile vardığı mutabakat sonrasında (ya da önceden yapılan mutabakatın uygulanması ile) muhafaza altına alması sebebi ile muhafaza tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede makineyi beklenilen ticari faydayı sağlayacak şekilde çalıştıramamasından dolayı uğranılan zararları (asıl alacak, faiz vs) için ileride arttırmak kaydı ile şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminatın ve benzer niteliklerdeki bir makinenin şu anki piyasa değeri ile icraen tahsil edilen bedel arasındaki fark nedeni ile uğranılan zarar için ileride arttırmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın makinenin elden çıktığı tarih olan 04.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı alacaklı müvekkili ile dava dışı borçlu şirket ile imzalanan 10.03.2006 tarihli Ticari İşletme Rehin sözleşmesi ile dava konusu makine de dahil 4 adet makineye rehin konulduğunu, bu sözleşmeye rağmen davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında muvazaalı olarak ticari işletme rehni kapsamındaki menkul mallardan olan dava konusu makinenin 14.12.2006 tarihinde satışının gerçekleştirildiğini, 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu'nun rehin hakkının üçüncü şahıslara karşı ileri sürülmesi başlığını taşıyan 9.maddesi ve devamı maddeleri uyarınca işletme rehnine dahil münferit unsurların alacaklının muvafakati ile üçüncü şahıslara devredilebileceği veya üzerinde ayni hak tesis edilebileceğinin hüküm altına alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu takip dayanağı çekin 15.04.2007 tarihli olduğu ve 10.03.2006 tarihli Ticari İşletme Rehin Sözleşmesi'nin teminatı olarak verildiği göz önüne alındığında, işbu çekin vadeli ödeme aracı olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davacı şirketin haczedilen makinenin borçlu dava dışı .... Tekstil Ltd. Şti'den alındığını beyan ettiği, dosyaya sunulan 14.07.2007 tarihli 3 adet fatura ile borçlu şirkete ait makinelerin büyük kısmının davacı şirkete satıldığı, belirtilen tarihin borcun doğumundan sonra olup yapılan bu satışın iş yeri devri niteliğinde olduğu, iş yeri devrinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 202. maddesi ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 44. maddesi koşullarına uygun olarak yapılmadığının sabit olduğu, iş yeri devrinin hükümsüzlüğünün davalıya karşı ileri sürülemeyeceği ve yapılan işlemin iş yeri devrinin varlığının mahkemece de kabul edilmekle asıl borçlu ile birlikte davacının da müteselsil sorumluluğunun bulunduğu ve bu sorumluluk nedeniyle alacağını davacıdan talep etme hakkının bulunduğu, ortada haksız bir haciz olmadığı ve davalının yasal haciz hakkını kullanırken söz konusu makinenin bu süreçte kullanılmamasından ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile istihkak iddiasının ispat edilemediği, davacı tarafça haczin haksız olduğunu ispata yarayacak somut bir delil ibraz edilemediği ve bu kapsamda ileri yönelik olarak mahrum kalınan üretim nedeniyle oluşacak zararın da talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın hukuki dayanağının açılmamış sayılmasına karar verilen istihkak davası değil, davalı tarafça haksız ihtiyati haciz ve muhafaza işlemi sonrasında hiçbir hukuki engel olmamasına rağmen, süresinde satış talep edilmediğinden haciz düştükten ve takip zamanaşımına uğradıktan sonra hukuken mahcuzun davacı tarafa iadesi gerekirken, borçlu ile anlaşarak yapılan yediemin değişikliği sebebi ile mahcuz malın kaybolması ve makinenin iade edilememesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olduğunu, davanın açılmamış sayılması kararının kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağını, davalının sorumlu olması için kusurunun bulunmasının gerekmediğini, davalının iş ve eylemleri nedeniyle üretim ve kâr kaybı yaşadığını, taahhütlerini yerine getiremediğini ve ticari itibarının zedelendiğini ve mahkemece ticari işletmenin devri hususunda hatalı inceleme ve değerlendirme yapıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız haciz nedeniyle uğranılan kâr kaybı zararı ile makine bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle davacı şirket tarafından davalı alacaklı ve dava dışı borçlu şirket aleyhine İstanbul 10.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.03.2012 tarihli, 2007/815 esas ve 2012/388 karar sayılı dosyasında ileri sürülen istihkak iddiasının kabulüne ilişkin verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2014 tarihli, 2012/13077 esas ve 2014/3799 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11905, K. 2025/16259, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11905-e-2025-16259-k-57adb20d3767