Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/131 E. 2025/16539 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/131
- Karar No
- 2025/16539
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/700 - 2024/570
Karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde davalı şirketlerden ... Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan anlaşma uyarınca bu şirketin TRT'ye ait verici istasyonlarında ücret karşılığında GSM baz istasyonları kurarak yararlanması konusunda anlaştıklarını, davalı ... şirketinin imzalanan sözleşmeye göre yararlanmayı talep ettiği verici istasyonlarına ilişkin olarak montaja başlamadan önce yaptığı çalışmaları TRT'ye sunması ve TRT'nin onayını alması, bundan sonra montaja başlaması ve tahsis ücretlerini de ödemesi gerekirken TRT'den izin almaksızın TRT'ye ait Diyarbakır, İzmir, Trabzon, Ankara, Çukurova Bölge Müdürlükleri sorumluluk alanlarındaki; İzmir, Kütahya Emet, Buca Kaynaklar, Kütahya Hisarcık, Tekkegediği, Ankara Haymana Yenice, Çukurova, Konya Hadımköy, Diyarbakır, Çakmaklıtepe, Çatak, Savur, Bingöl, Zimmettepe, Malatya, Hekimhan, Güzelyurt, Trabzon, Gümüşhane, Kanıklı, Özündü verici istasyonlarına GSM alt yapısı kurduğu ve istasyonların alt yapısından yararlandığı, kullanım süresince de herhangi bir ücret ödemediğinin tespit edildiğini, daha sonra 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15 inci maddesinin 7 inci fıkrasının (a) bendi ve TMSF tarafından yürürlüğe konulan Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında TMSF'nin 23.06.2005 tarih ve 250 sayılı kararı ile davalı ... şirketine ait olan yirmi beş yıllık lisans hakkı ile bu varlıkların cebren satışına karar verildiğini, satış ihalesinin 13.12.2005 tarihinde yapıldığını ve ...'in mal varlıklarını diğer davalı ... Telekomünikasyon AŞ'nin satın aldığını, bu şirketin de devirden sonra ücretleri ödediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 114.636,80 TL tahsis ücretinin asıl alacak olan 53.936,00 TL için dava tarihinden işleyecek ticari resskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/397 Esas, 2009/33 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 56.801,24 YTL alacaklarının 20.435,94 YTL tutarındaki bölümünün fatura tarihi olan 21.11.2017 tarihinden, 14.963,03 YTL tutarındaki bölümün fatura tarihi olan 26.03.2008 tarihinden, 21.402,27 YTL tutarındaki bölümün fatura tarihi olan 07.05.2008 tarihinden tahsil tarihine kadar geçecek süre için işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret mahkemesinin 2007/820 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/51 Esas, 2009/189 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... ile imzaladığı protokollerle kuruma ait TRT verici-aktarıcı istasyonlarında GSM baz istasyonları tahsil edildiğini, protokolde belirtilen ücretler karşılığında bu istasyonların enerji, kule, kapalı alan vb. alt yapıdan faydalandırıldığını, bir kısım radyo-verici istasyonlarında ... ile aralarında yapmış olduğu sözleşmelere aykırı olarak izin ücretinin ödenmediğini beyan ederek 23.110,00 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; kendilerinin diğer davalı ... Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'yi aktif ve pasifiyle devralmalarının söz konusu olmadığını, ... şirketinin malvarlığının TMSF tarafından ihale yoluyla satışına karar verildiğini, kendilerinin de ihaleyi kazanan şirket olarak mal varlığını satın aldıklarını, hukuki sorumluluklarının da satış ihalesinden sonra doğduğunu, ihale şartnamesinin 10.2 maddesinde de bunun açıkça yazılı olduğunu, malvarlığını devraldıktan sonra tahsis ücretlerini davacıya ödediklerini, iki şirketin aynı şirket olmadığını bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/397 Esas, 2009/33 Karar sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/820 Esas sayılı dosyası ile aynı mahiyette olduğunu beyan ederek haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/51 Esas, 2009/189 Karar sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını, davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/820 Esas sayılı dosyası ile aynı mahiyette olduğunu beyan ederek haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli, 2019/704 Esas, 2020/525 Karar sayılı kararı ile davanın davalının taraf sıfatı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarih, 2021/211 Esas, 2021/2626 Karar sayılı ilamı ile “gerekçeli karar başlığında ve içeriğinde birleşen olarak belirtilen dava dosya numaraları ile taraf bilgilerinin hatalı olduğu anlaşılmakla; HMK'nın 297 ve devamı maddelerine aykırılık teşkil eden anılan yanlışlıkların giderilerek yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 01.03.2022 tarih, 2021/724 E.-2022/111 K. sayılı karar ile davanın davalının taraf sıfatı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir. 2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.12.2022 tarih ve 2022/8576 Esas ve 2022/17816 Karar sayılı ilamı ile; "mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam olunan yargılama sırasında asıl dava dışındaki birleşen dosyaların tefriki yönünden ara karar verilmişse de tefrik hususunda işlem yapılmadığı ve bozma gereğinin yapılmadığı, birleşen davalar yönünden bu dosyalara ait bilgilerin karar başlığında gösterilmediği gibi hakkında hüküm de tesis edilmediği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/397 esas ve 2009/33 karar ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/51 Esas ve 2009/189 Karar sayılı dosyalarının HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri gereğince taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 202. maddesine göre bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olacağını, davalı ... Şirketinin ticari işletmesini aktif ve pasifleriyle birlikte devralmış olup müşterek ve müteselsil sorumluluğunun mevcut olduğunu, kaldı ki müvekkili kurumun ilgili ünitesi olan Verici İşletmeleri Dairesi Başkanlığınca, davalı ... tarafından da, müvekkili kurumun Radyo-Televizyon verici istasyonlarının alt yapısından yararlanmaya devam edildiğinin bildirildiğini, bir ticarî işletmeyi devralanın prensip olarak işletmenin malvarlığının bir parçasını oluşturan borçları da üstlendiğini, davanın husumetten reddedilmesinin ve maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve içtihatlara aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda, davalı kuruma ait bir kısım verici istasyonu alt yapıları üzerinde izinsiz olarak baz istasyonu kurulması yoluyla haksız yarar sağladığı iddiasına dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Dosyanın incelenmesinde; 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15 inci maddesinin 7 inci fıkrasının (a) bendi ve TMSF tarafından yürürlüğe konulan, Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında TMSF'nin 23.06.2005 tarih ve 250 sayılı kararı ile ... şirketine ait olan yirmi beş yıllık lisans hakkı ile bu varlıkların cebren satışına karar verildiği, satış ihalesinin 13.12.2005 tarihinde yapıldığı ve ... şirketinin malvarlıklarının davalı ... Telekomünikasyon AŞ tarafından satın alındığı, bu şirketin devirden sonraki ücretleri ödediği, tahsili istenen tüm kullanım bedelleri ve katkı paylarının devir işleminden önceki döneme ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı ..., bir şirket devri söz konusu olmayıp Telsimin sadece telekomünikasyon hizmetinin satın alındığını, satın almadan önceki tarihlerde doğan borçlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyan etmiş, mahkemece; dosya içerisine alınan "... Varlıkları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü İhale Şartnamesi" incelendiğinde "İhalenin Konusu" başlıklı 2.1 maddesinde "... varlıklarının satışı iş bu ihale şartnamesi ve eklerinde belirtilen kayıt ve şartlarla cebri icra yolu ile haciz, rehin ve benzeri yasal takyidatlardan ari olarak gerçekleştirilecek olup ... varlıkları ihaleyi kazanana ... Varlıkları Devir Ve Teslim Anlaşması ile imza tarihinde teslim edilecektir." hükmünü içerdiği, dolayısıyla yapılan ihalenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 11/III hükmü kapsamında ve ticari işletmenin devri işlemi olmayıp 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 202 hükmü kapsamında bir malvarlığının devrinin söz konusu olduğu, dosya içerisine alınan ... Varlıkları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü İhale Şartnamesinin "Mülkiyetin Devri" başlıklı 10.2 maddesinde "Kurulun ihaleyi onaylaması anında ... varlıklarının mülkiyeti ile birlikte tüm fayda ve zararlar ihaleyi kazanana geçer" düzenlemesi getirilmiş olup davalı ... şirketinin malvarlığını ihale yoluyla devralan diğer davalı ... şirketinin ihaledeki bu madde kapsamında Telsimin malvarlığından bütün fayda ve zararları ile hukuken sorumlu ve hak sahibi durumuna geldiği, davalı ... şirketinin bu durumu davacı TRT'ye de bildirdiği ve söz konusu ihalenin Resmi Gazetede yayınlanarak TBK'nın 202. maddesindeki ilan koşulunun da gerçekleştiği, davalı ... şirketinin hukuki sorumluluğunun da ilan tarihinden itibaren muaccel hale gelecek borçlardan ötürü doğacağını, ... Varlıkları Ticari ve İktisadi Bütünlüğü İhale Şartnamesi hükümlerine göre davalı ... şirketinin diğer davalı Telsimin malvarlıklarının ihale ile satışından önce doğmuş olan tahsis ücretlerine ilişkin olarak davacı TRT'nin açmış olduğu davada taraf sıfatı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... Telekomünikasyon AŞ tarafından, davalı ... Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri AŞ'nin malvarlığına yönelik TMSF ile varılan ihale şartnamesinin hukuki niteliğinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 202. maddesi hükümlerine göre incelenmesi gerekmekte olup; TBK'nın "F. Malvarlığının veya işletmenin devralınması" başlıklı 202. maddesi ile; "Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar" şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmış olup Mahkemece; TBK'nın 202/2 maddesi hükmüne aykırı olarak, davalı ... AŞ'nin TMSF tarafından elkoyma ve iktisadi bütünlüğünün ... AŞ'ye devrinden önceki dönemde tahakkuk etmiş olan kullanım bedelleri ve katkı paylarından dolayı devir protokolündeki açık hüküm nedeniyle devirden önceki döneme ilişkin bu bedellerden devralan ... AŞ'nin sorumlu tutulamayacağı, sorumluluğun tamamen ... AŞ'ye ait olacağına dair kabulünün hatalı olduğu, buna göre; davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine dair diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.