Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15339 E. 2023/6239 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15339
Karar No
2023/6239
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1503 E., 2022/1605 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/293 E., 2022/94 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.08.2014 tarihinde davacı yaya haldeyken plakası belirlenemeyen bir motosikletin davacıya çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, kaza sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda kusurlu olan aracın plakasının belirlenemediğini, davalının tazminattan sorumlu olduğunu iddia ederek şimdilik 50,00 TL geçici ve 50,00TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın çarptığı iddia edilen kazada davacının yaralandığını, kesin hüküm bulunması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini, dava konusu talep ile ilgili olarak ... tarafından verilmiş ve kesinleşmiş karar mevcut olduğunu, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...'nın sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, ...’nın sorumluluğunun, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve sigortasız aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yaya olan davacıya plakası belirlenmeyen bir aracın çarpması neticesinde davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazminini talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, yapılan değerlendirme neticesinde Tahkim Komisyonunca 5684 sayılı Kanunun 30/12 maddesi uyarınca kararın bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde ... nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere davacının başvurusunun reddine karar verildiği, karara karşı itiraz edilmemesi sebebiyle ... ... kararının kesinleştiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi gereğince aynı konuda tarafları aynı olan talebe yönelik kesin hüküm bulunması sebebiyle davacının talepte bulunamayacağından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece dosyada incelemeler devam etmekte iken, tanık dinlenmiş, müvekkilinin maluliyetinin tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumunda muayeneleri tamamlanmış durumda iken ... kararının kesin olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kazanın oluş şekli, kusur durumu genel mahkemelerde yapılacak keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık anlatımları ile ispatlanacak nitelikte olduğunu, yerel mahkemece red kararı vermiş olmasının müvekkili için ağır kayıplar yaratacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davacı tarafından davalı ... aleyhine 02.08.2014 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle plakası belirlenemeyen bir motosikletin davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı belirtilerek geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı talebi ile ...'na 19.06.2020 tarih ve 2020.E.37213 sayılı başvurunun yapılması üzerine ...'nin 17.10.2020 karar tarih, 2020/81755 Karar sayılı kararı ile başvuru talebinin reddine karar verilmiş olup davacı tarafından bu karara karşı itiraz yoluna başvurulmadığından kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına, eldeki davada da Güvence Hesabına karşı aynı kaza ve vakıalara dayanılarak aynı taleple geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talep edilmesine, davanın taraflarının ve konusunun aynı olmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 02.08.2014 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin, davacı yayaya çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (İ) bendi, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemeleri'nin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının dava açılmadan önce tahkim yoluna başvuru yaptığı, başvurunun red ile sonuçlandığı, itiraz yoluna başvuru yapılmaması nedeni ile kararın kesinleştiği dikkate alındığında davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebepler; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15339, K. 2023/6239, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15339-e-2023-6239-k-5333a4a8aaf5