Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14637 E. 2023/6027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14637
- Karar No
- 2023/6027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/55 E., 2022/1246 K. HÜKÜM/KARAR : Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/108 E., 2020/529 K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.05.2012 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi olmayan aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının %22 oranında malul kaldığını, müvekkilinin beden kaybı oranı belirlenerek hesaplanacak tazminatın davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, tedavi gördüğü süreçte bakıcı giderine ilişkin ödeme yapılmadığını, davalıya başvuru yapılmasına karşın ödeme yapılmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 250,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 08.05.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 214.838,22 TL sürekli iş göremezlik ve 4.046,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 8.477,49 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 227.362,57 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza davasında davacının sigortasız araç sürücüsü tarafından maddi zararını karşıladığını ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu nedenle davalıya karşı da talep hakkının ortadan kalktığını, kusur tespiti gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulundan rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacıya Sısyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılmış bir ödeme olup olmadığının tespit edilmesini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kazada karşı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının %30.2 olduğunun belirlendiği, 9 ay geçici iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresi içinde bakıma muhtaç kaldığı, alınan hesap raporunun benimsendiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 210.791,36 TL sürekli iş göremezlik ve 4.046,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 8.477,49 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 223.315,71 TL'nin temerrüt tarihi olan 06.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının ceza dosyasındaki beyanında tüm maddi zararının sanık/sürücü tarafından karşılandığını beyan ettiği, bu nedenle müvekkilinden tazminat talep hakkı bulunmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının %22 oranında malul kaldığını belirterek talepte bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği bu oran üzerinden hesap yapılması gerektiğini, bakıcıya ödenen ücretin belgelenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, temerrüt tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen davacının maluliyetinin %30.2 ve iyileşme süresinin 9 ay olarak belirlendiği, dosya kapsamında bulunan diğer raporun, Yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınan bir rapor olmadığı, bu nedenle herhangi bir çelişkiden söz edilemeyeceği, davalı vekilinin maluliyet raporuna, raporlar arasında çelişki bulunduğuna, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğine dair itirazlarının kabul edilmediği, maluliyet raporunda her ne kadar davacının 9 aylık iyileşme süresi boyunca bakıcıya muhtaç olup olmadığı belirtilmemiş ise de davacının yaralanması sol kalça kırığı olup bakıcıya muhtaç olacağı, kask takıp takmamasının yaralanmasında etkili olmadığı, bakıcı giderinden davalı ... Hesabının sorumluluğunun devam ettiği, dava öncesinde davalıya yapılan başvurunun reddi nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının ceza yargılaması aşamasında ... poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün ceza almaması için şikayetinde vazgeçtiği, işbu davadaki maddi tazminat talebinden feragat etmesinin tazminat talep edemeyeceği anlamına gelmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ceza yargılamasında şikayetçi olmadığı sanık/sürücünün tüm maddi zararını karşıladığını beyan ettiği, bu nedenle müvekkilinden tazminat talep hakkı bulunmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, maluliyet raporunun evrak üzerinden düzenlendiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini, ayrıca brüt asgari ücret üzerinden hesaplanabilmesi için fiilen bakıcı tutulduğunun ispatı gerektiğini, müterafik kusur indirimi gerektiği, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasında uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi bulunmayan aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla 28.05.2012 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 ve 55 inci maddeleri, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 46 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme 1. 818 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi ile cismani zarar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54 üncü maddesi uyarınca vücut bütünlüğünün ihlali hâlinde mağdurun mal varlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar talep edilebilir.
818 sayılı Kanun'un "Tazminat miktarının tayini" başlıklı 43 üncü maddesi şöyledir; “Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şümulünün derecesini tayin eyler.” Burada somut olay göz önüne alınarak tazminatın hesaplanması bakımından, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2 ve 3 üncü maddesi delaletiyle TBK’nın 55 ncı maddesi de incelenmelidir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi şöyledir; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilmez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktarı esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile arttırılamaz veya azaltılamaz.
Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır".
Anılan düzenleme uyarınca bir ödeme bedensel zarara uğrayan kişinin bedensel zararını giderme amacı ile yapılıyorsa bu ödemeler tazminattan indirilecektir. Yapılan ödemenin ifa amacını taşıması için bizzat bedensel zararı karşılama amacıyla yapılmalıdır. Yapılan ödemenin amacı, bedensel zararın giderilmesi değil ahlaki nedenlere veya başka amaçlara dayalı ise bu ödemeler tazminattan indirilemeyecektir.
Davalı ..., ... poliçesi olmayan araç sürücüsü hakkında açılan ceza davasında davacının sürücü hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini, tüm maddi zararının sanık/sürücü tarafından karşılandığını beyan ettiğini, bu nedenle tazminat talep etme hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür.
O hâlde bu durumun araştırılması ve dava dışı sürücüden alınan bir ödeme mevcutsa hesaplanan tazminat miktarından güncellenerek mahsubu yapıldıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.