Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1402 E. 2023/11257 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1402
Karar No
2023/11257
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/962 D.İş, 2021/920 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-42155 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine / Davanın Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/122974 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Somut uyuşmazlıkta; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı tarafça itiraz yoluna başvurulmuş, davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Hâl böyle iken Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davacı tarafça itiraz edilmediğinden, İtiraz Hakem Heyetince de davalının itirazlarının reddedilmiş ve hükmedilen miktarın değişmemiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.09.2016 tarihinde tescilsiz motosikletin, yaya olan davacıya çarpması sonucu yaralandığını, komisyon nezdinde yapılan ilk başvurunun maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, işbu ret kararından sonra alınan raporda maluliyet oranının %20 olarak belirlendiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ilk başvuru tarihinden 8 gün sonra işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 129.129,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle motosikletin türünün ne olduğunun araştırılması gerektiğini, tescile tabi olmayan aracın motorlu bisiklet olması halinde davalının sorumlu tutulamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmeyen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, bu nedenle başvuru şartının yerine getirilmiş sayılamayacağını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilsiz araçlar yönünden davalının sorumlu olmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, aracın zorunlu trafik sigortası yaptırması zorunlu olmayan araçlardan olduğunun da ileri sürülüp kanıtlanmadığı, alınan ek hesap raporunun benimsendiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 129.129,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; plakası belirlenemeyen araç tescilsiz olup trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş raporla davalıya başvuru yapılmaması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun ilk sigorta tahkim başvurusu esnasında alınan rapor ile aynı mahiyette olduğunu, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmadığını, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılabileceğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davalının temerrüte düşmediğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, tam vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun hüküm kumaya elverişli olduğu, tescilsiz aracın motosiklet olduğu sabit olup trafik sigortası yaptırması gereken araçlardan olduğu gözetilerek davalının sorumluluğu bulunduğu, tescilsiz motosikletin girmesi yasak olduğu alanda davacı yayaya çarpması nedeniyle kusura ilişkin davalının itirazının yerinde olmadığı, hesap yöntemi ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 25.09.2016 tarihinde tescilsiz motosikletin, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 3, 85, 89, 90, 91 ve 103 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesince verilen karar uyarınca araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kabulünde isabetsizlik olmamasına, hesap yönteminin yerinde bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.2918 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde de silindir hacmi 50 santimetreküpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 45 kilometreden az olan araçların bisiklet olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı ... Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle yaya olan davacıya çarpan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, yaya olan davacıya çarpan motosikletin, 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Somut olayda davalı ..., davacıya çarpan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında davacıya çarpan aracın tescilsiz olup model yılı ve markasının tespit edilemediği belirtilmiştir. Dosyada bulunan ceza mahkemesince verilen karara göre sürücü ifadesinde, kendisine ait olan kırmızı renkli, plakasız, herhangi bir resmi evrakı olmayan sepetli motosikletiyle davacı yayaya çarptığını kabul etmiştir. Dosya kapsamında başkaca hiçbir bilgi olmadığından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; araçla ilgili tespitlerin yer alabileceği ve kazaya ilişkin görüntülerin de bulunduğu anlaşılan ceza dosyasının getirtilip incelenmesi, dava dışı sürücü idaresindeki tescilsiz motosiklete ilişkin fatura vs. belgelerin sunulması için süre verilip belgelerin temin edilmesi; mümkünse araç üzerinde, aksi halde ceza dosyası kapsamı ve davacı yanca elde edilecek belgeler üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmak sureti ile araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ... Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı Temyizi Yönünden 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1402, K. 2023/11257, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1402-e-2023-11257-k-0f3f4b80abca