Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13865 E. 2023/222 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13865
Karar No
2023/222
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2284 E., 2020/1303 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne / Yeni Hüküm Kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/48 E., 2019/126 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı asil ..., ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının HMK 355 inci maddesi gereğince kamu düzeni yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 22.12.2021 gün, 2021/15804 E-2021/10862 K sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanmasına karar verilmiştir. Karar kesinleştikten sonra davalılar vekilinin 31.12.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerinin 1.316.420,17 TL olduğu bu sebeple davalılar lehine nispi vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kararın düzeltilmesi talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesince 09.06.2022 tarihli ek karar ile "davalılar vekilinin vekalet ücreti talebinin tavzih veya tahsis yolu ile karşılanamayacağı değerlendirildiğinden talebin reddine, söz konusu dilekçenin Adana Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararı davalı ... ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun ... aleyhine kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası açtığını, kamulaştırma bedelinin arta kalan kısmının iadesine karar verildiğini ve 1.518.705,39 TL'nin davalı tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiğini, bu bedelin tahsili için Pozantı İcra Müdürlüğünün 2010/57 Esas sayılı dosyası ile takibe başlanıldığını, davalının belli aralıklarla ödemelerde bulunduğunu ancak bakiye borcunu ödemediğini, elindeki tüm taşınmazları da elden çıkardığını ve yapılan satışların muvazaalı olduğunu ve bu nedenle muvazaalı satılan parsellerin ve de Mahkemece tespit edilecek parsellerin satış işleminin iptali ile eski hale iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde hangi gayrimenkullerin hangi davalıya ... tarafından direkt olarak verildiğinin birebir belirtilmesi gerektiğini, fakat dava dilekçesinde bu hususların yazılmadığını, müvekkilerinin dava konusu taşınmazları ...'dan gayrimenkul almadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.05.2019 tarihli ve 2018/94 esas ve 2019/126 karar sayılı kararıyla; ... Davalılar arasında akrabalık ilişkisi olduğunun tespit edilmiş olmasına.... göre davanın kabulüne, tasarrufların iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı asil ..., ... ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; dava şartlarının olmadığın, aciz vesikası ibraz edilmediğini, davacının davasını ispat edemediğini beyan ederek kararın kaldırılması talep edilmiştir. 2. Davalı asil ..., ... ve ... istinaf dilekçesinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 56440 - 07 başvuru numaralı ... kararı ile kamulaştırma bedelinin bir kısmını mahkeme kararı ile idareye iade etmek zorunda olmasının borçlu Nebi'nin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bu kapsamda davacı idarenin davaya devam etmesinde hukuki yararının kalmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Davacının dava açmakta hukuki yararının varlığı dava şartı olması nedeni ile davacı idarenin alacağına dayanak mahkeme kararının davalının temel haklarından olan Anayasa 35 ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 1 No’lu Ek Protokolün 1. Maddesi ile korunma altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olması ve bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasının zorunlu olması dikkate alındığında davacı tarafından başlatılan icra takip dosyasında alacağın tahsilinin sağlanabilmesi amacı ile açılan iş bu tasarrufun iptali davasında davacı idarenin davalı tarafından yapılan tasarrufların iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmakla davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmek üzere HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına; "HMK'nın 114/1.h ve 115. maddeleri gereğince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE", Davalılar ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ..., ..., ... ve ...'a verilmesine,", karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.12.2021 tarihli, 2021/15804 Esas ve 2021/10862 Karar sayılı ilamı ile; "...Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin iş bu kararı ile davacının alacağının dayanağının kalmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibari ile doğru olan karar ile ilgili davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibari ile doğru olan usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanmasına " karar verilmiştir. Söz konusu karar kesinleştikten sonra davalılar vekili 31.03.2022 tarihli dilekçe ile; dava değerinin 1.316.420,17 TL olduğu, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek tavzih dilekçesi ile kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 09.06.2022 tarihli kararı ile "davalılar vekilinin vekalet ücreti talebinin tavzih veya tashih yolu ile karşılanamayacağı değerlendirildiğinden talebin reddine dilekçenin Adana BAM a gönderilmesine" karar verilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararı ile "... Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümlerine göre davanın dava şartı yokluğu sebebi ile red kararı verilmesi halinde karar tarihinde yürürlükte olan maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekmektedir. Dairemizce bu nedenle davanın usulden reddine karar verilerek davalılar lehine 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine" karar verilmiştir. Dairemizin kararı davalılar vekiline usulünce tebliğ edilmiş, buna rağmen davalılar vekili ve diğer dahili davalılar tarafından dairemiz kararına yönelik olarak herhangi bir temyiz başvurusu yapılmamıştır. Dairemizin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden red kararına ilişkin olarak sadece davacı ... vekili tarafından temyiz başvurusu yapıldığı görülmüştür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılan incelemede 2021/15804 Esas 10862 Karar sayılı karar ile Dairemizin kararının onanmasına karar verilmiş olup, söz konusu kararın 22.12.2021 gününde kesinleştiği görülmüştür. HMK'nın 305. maddesinde "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hükümdeki basit, yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, tashih yolu ile düzeltilmesi mümkün iken hükümde çelişki bulunması halinde söz konusu çelişki HMK 305. Maddeye göre düzeltilebilir. Ancak tavzih yolu ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Buna göre davalılar vekilinin Dairemizin 13.10.2020 günlü kararına yönelik olarak temyiz başvurusunda bulunmamış olması, dairemizce dava şartı yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmesi ve davalılar lehine hükmolunan vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümlerine uygun şekilde maktu olarak verilmiş olması dikkate alındığında davalılar vekilinin dairemize hitaben yazmış olduğu 31.03.2022 havale tarihli dairemiz kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının tavzihen düzeltilmesine yönelik olan talebinin reddine" karar verilmiştir. " V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararına karşı tüm davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve diğer davalılar vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekalet ücretine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 305 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin daha önce temyiz konusu yapılmamış olmasına göre davalı ... ve diğer davalılar vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve diğer davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13865, K. 2023/222, T. 11.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13865-e-2023-222-k-4d4648fbf243