Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1194 E. 2024/12106 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1194
Karar No
2024/12106
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/996 E- 2021/1054 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/521 E- 2021/189 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in dava dışı borçlu şirket tarafından kullanılan krediye kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5752 E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkullerini diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ve davalı asil ... ve davalı ... davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 gün, 2019/521 E- 2021/189 K sayılı ilamı ile; İİK m.280 hükmündeki şartın gerçekleşmediği, öte yandan tasarrufların tarihleri ile davalı-borçlu ...'in hacze kabil malının olmadığına dair geçici aciz vesikası arasındaki tarihin 2 yıldan fazla olması sebebiyle İİK m.278/2 fıkrası hükmü gereğince, taşınmazların satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fark olsa dahi, butlan sonucu doğurmayacağı, öte yandan yine işlemin tarihleri ile geçici aciz vesikası tarihi arasındaki sürenin 1 yıldan fazla olması ve madde alt fıkralarındaki işlemlerden olmaması sebebiyle İİK. m.279 daki iptal nedenlerinin de gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2021 gün, 2021/996 E- 2021/1054 K sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar arasında yapılan devirler açısından ikame edilen davada, dava konusu tasarrufların alacağın doğum tarihinden sonra gerçekleştirildiğini, mahkemenin söz konusu tasarruflar ile ilgili davanın reddi kararının yasa ve yerleşik yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu taşınmazların değerinin çok altında bedelle devredildiği 22.09.2020 ve 02.10.2020 tarihli bilirkişi raporları ile sabit olmakla dava konusu tasarrufun İİK. 278/3-2 bendi gereğince iptali gerektiğini, dava konusu tasarrufların alacaklıları ızrar kastı ile yapılmış olup, İİK. 278. ve İİK 279. maddeleri yanında, İİK. 280. maddesine göre de iptale tabi olduğunu, davalı/borçlu ... ve davalılar ... ile ... 'nın aynı İl, İlçe ve mahalle nüfusuna kayıtlı olduklarını, davalıların aynı İl, İlçe ve Mahalle nüfusuna kayıtlı olmalarının, davalı/devralanların, davalı/borçlunun mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırma kastını bildikleri/bilebileceklerini gösterdiğini, yerel mahkemenin işlemin tarihleri ile geçici aciz vesikası tarihi arasındaki sürenin 1 yıldan fazla olması nedeniyle vermiş olduğu karar yasaya ve usule aykırı olup tasarrufun iptali davasında aciz vesikasının yargılamanın her aşamasında sunulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı tarafından davalı borçlu ile diğer davalılar arasındaki ilişkinin mal kaçırma gayesi ile yapıldığının ispat edilememiş olmasına, dava konusu tasarrufların 15.10.2015- 27.11.2015 tarihinde yapılmış olmasına rağmen dosyadan alınan İİK madde 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmündeki haciz tutanağının 20.04.2018 tarihli olmasına, İİK m.278/2 fıkrası ile belirlenen 2 yıllık sürenin geçtiğinin anlaşılmış olmasına İİK 280/1. madde gereği davalı 3. Kişilerin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1194, K. 2024/12106, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1194-e-2024-12106-k-1cd74df7537e