Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11894 E. 2023/10914 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11894
- Karar No
- 2023/10914
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1346 E., 2022/2194 K. HÜKÜM/KARAR : Red/Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/158 E., 2022/100 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.10.2023 Salı gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazılarını 20.11.2015 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı babası ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazı devreden ...'un bu taşınmazlarla bir alakasının olmadığını, taşınmazların asıl sahibi olan annesi ...'ın kızı ... tarafından kandırılması neticesinde taşınmazların ... adına geçtiğini, bu durumu öğrenen diğer davalı ...'ın, kendisinin haberi olmadan eşinin tapuyu devredemeyeceğini gerekçe göstererek tapuya başvurusunu yaptığını ve tapuları üzerine aldığını, müvekkili ...'un davacı alacaklıya borcu olmadığını, davacı hakkında suç duyurusu olduğunu ve dava açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı takip borçlusunun davacının alacağının dayanığı bono hakkında sahtecilik ve tefecilik suçu kapsamında elinden alındığı iddiası ile suç duyurusunda bulunduğu, özel belgede sahtecilik ve tefecilik suçundan yürütülen yargılama neticesinde, davacı hakkında bekletici sorun yapılan Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/200 Esas 2021/394 Karar sayılı ilamı ile tefecilik suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin kararı ile 06.12.2021 tarihinde kesinleştiği, kambiyo senedinin unsurlarının eksik olması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise itirazın reddi ile 25.10.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhlerinin bulunduğu, bu durumda ceza mahkemesinin kabulünde olduğu şekilde davacı ... Kabak ve dava dışı ...'in iştirak iradesi ile davalıdan aldıkları boş senedi doldurarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, ceza mahkemesinin vermiş olduğu mahkumiyet kararının hukuk hakimi açısından bağlayıcı olduğu ve davacının alacağının gerçek olmadığı kanaatine varıldığını, bu durumda tasarrufun iptali davası koşulları bakımından borcun gerçek olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalıların icra takibine itiraz etmediklerini, alacağın kesinleştiğini, davalıların borçlarını haricen kapatmak için davacı ile anlaşmaya çalıştıklarını, davacının tefecilik ve sahtecilik suçları ile bir ilgisi bulunmadığını, ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılamada davacının sanık olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu-davalı ... tarafından, ...'tan 40.000,00 TL borç alındığı, bu paraya karşılık olarak davaya konu olan senedin, vade ve miktar kısmı boş olarak düzenlendiği ve ...'a verildiği, borcunu ...'a 41.500,00 TL olarak ödediğine dair 03.05.2015 tarihli belge düzenlendiği, ... tarafından bu belgenin "paramı aldım" notuyla imzalandığı, bu yazı ve imzaların İzmir Polis Kriminal Laboratuvarı raporu ile adı geçenlere ait olduğunun tespit edildiği, daha sonra ... ve ... tarafından boş kısımları doldurulmak suretiyle 70.000,00 Amerikan doları için icra takibi yapıldığı Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmiş olduğu, hukuk hakiminin olayın gerçekleşme şeklini yeniden tartışamayacağını, icra takibine davalı-borçlu tarafından itiraz edilmemiş ise de; şeklen kesinleşen alacağın gerçek olmadığı kesin delil ile ispatlandığından davacı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiş ve müvekkilinin torba davaya dahil edilmeye çalışıldığını, delillerin toplanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/200 Esas 2021/394 Karar sayılı ilamında davacı alacaklının sanık olarak yangılanmış ve dava dayanağı takip konusu 70.000 USD bononun diğer sanık ... Kabak ile iştirak iradesi ile boş senedi doldurmak sureti ile özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin sabit olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.